7/10
·724 syf.··
2025 27. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 13:45
Tutunamayanlar... Hem uzun uzun yazı yazmak istiyorum bu kitap hakkında hem de susmak istiyorum, anlamını yitirmesin diye. Canım Oğuz Atay kafan ne kadar karışık senin. Uzunca bir zamana yayarak okumama rağmen okuması zordu. Konular karışık, kişiler karışık. Ama güzel olan şu ki; bu karışıklık garip bir düzen içerisinde aktarılmış. Bunu da kitap bitince anlıyorsunuz. Turgutcuğum Özben, ölümü kabullenmek, hele de söz konusu ölüm intiharsa, ne kadar zor değil mi? Hayatın akışına dalıp gitmişken ölüm gerçeği ile yüzleşmek çok acı. Kitaptaki en sevdiğim alıntılardan biri de şu: "En yakın arkadaşımı kaybettim Olric. Kimse anlamamak bunu." Ölümü, ona duyduğun acıyı; nasıl anlatabilir, nasıl atlatabilirsin ki? Turgut'un ve kitaptaki başta Selim olmak üzere diğer karakterlerin düşüncelerinin yansıtılışı da beğendiğim detaylar arasında. Roman okurken sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin kafasındaki her düşüncenin olduğu gibi kağıda aktarılmasıdır. Oğuz Atay'da bunu çok iyi başarıyor. Gelelim sevmediğim detaylara, fazla karamsar. Tabii ki bu konudaki bir kitabın karamsar olmamasını beklemiyordum fakat üst üste okuyunca insanı bunaltıyor. Ayrıca kitapta çok fazla karakter, çok fazla düşünce var. Bu yüzden bir süre sonra neye odaklanmam gerektiği benim için bir soru işareti olarak kaldı. Tavsiye eder miyim, bence kesinlikle şans vermelisiniz.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Albayım-Olric ve Tüm Sanrılarımız
Puan vermedi·479 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 19:29
Ne garip kitaptı ama ! Öyle bir solukta okunacak bir kitap değil.Zaten 4 yüz küsur sayfayı öyle bir solukta okuyacak pek bir babayiğit-bunun daha az cinsiyetçi versiyonunu bulamadım kadın followerlarımdam samimiyetle özür dilerim-de yoktur herhalde. E biraz da sindire sindire okunması gereken bir eser olduğundan,ben de hakkını vererek tam 23 günde bitirdim.Bazı cümleler beni derin derin düşüncelere gark etti.Bazi kısımlar ise birinin sanrılı sayıklamaları gibiydi.Gibi kısmı biraz gönlümün bolluğundan kaynaklanmış olabilir. Hep söylerim Oğuz Atay'ı sevdiğimi.En çok da içinde tuhaf bir hüzün barındıran mizah anlayışını seviyorum.Güldürürken düşündüren,derin derin iç çektiren bir yazar.Hikmet Benol karakteri de az buçuk Oğuz Atay'dır herhalde.Kendinden bir şey katmamış diyenle bir süre küslük yaşarım.Yolunu kaybetmiş,hayatın oyunlarına karşı direnememiş,oyunu kurallarına göre oynamayı bilmeyen,yenilmiş bir adam Hikmet Benol.Ona göre gecekondu olan 3 katlı ahşap bir binanın ikinci katında,üst katındaki albay emeklisi Hüsamettin beyle ve alt katındaki dul kadın Nurhayat hanım ve onun biri askerde olan 3 çocuğuyla komşuluk ederek yaşamaktadır. Tam bir Poyraz Karayel binası düşünün işte öyle bir bina yani.Karakteri de Poyraz Karayel'in biraz daha iç karartıcı versiyonu gibi düşünün. Ya da açın direkt izleyin diziyi.Ben de 15. bölümde bırakmak zorunda kalmıştım.Hazır lafı açılmışken gidip devamını izleyeyim.Siz de eğer okunması zor kitaplardan hoşlanıyorsanız ve bol vaktiniz varsa açın okuyun bu kitabı. Kesinlikle okunur.Okuyun. Esen kalın sevgili followerlarım.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tutunamayanlar
Puan vermedi·724 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 14:59
"Tutunamayanlar" sadece bir kitap değil, bir içsel hesaplaşma. Oğuz Atay, dışlanmışların, yalnızların sesini duyuruyor. Turgut Özben, yakın dostu Selim Işık'ın intiharıyla sarsılır. Onu anlamak ister, ama asıl kendini sorgulamaya başlar. Bu sorgulama öyle derindir ki, her satır bir bilinç akışına dönüşür. Cümleler bitmez çünkü düşünceler durmaz. Karşımıza bir iç ses çıkar: Olric.. Bir noktadan sonra kendi Olric’imizi buluyoruz, “Kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.” diyen bir insanın yüreğine iniyoruz biz bu kitapta. Toplumun onayladığı hayatlara uymayanların, dışarıda kalanların, “tutunamayanların” hikâyesine... Bu kitap sadece anlatmaz, yaşatır. Zihinsel bir yolculuk, duygusal bir hesaplaşmadır. Ve sonunda hep şu soruyla kalırsın: “Ben nereye tutunuyorum?” Kitaba başlarken acaba tutunanabilecekmiyim diyordum:) ama beni tamamen içine çekti çok beğendim.. Okumayı düşünen ama cesaret edemeyen arkadaşlarım kesinlikle tavsiyemdir.. Keyifle....
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Tutunamayanların Romanı Biter Mi?..
10/10
·724 syf.·
2025 40. kitabı
"Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır. Sizlere hizmetten şeref duyan yayınevimiz iftiharla sunar: Tutunamayanlar.." [s.559] Oğuz Atay -----------------------------------------**-------- Her kitabın bir vakti vardır, ama bu kitap bambaşka ne felsefe, ne roman, ne hikaye, ne masal... Offf tarif edemeyeceğim.. Çünkü hiçbir şeye benzemiyor, tarif edebileceğim bir ifade yok lügâtımda! Sadece şunu belirtmek isterim hepimiz birer Selim'iz.. kim ne derse desin hepimiz hayatımızda en az bir defa Selim olmuşuzdur belki de kim bilir, Selim'in ta kendisiyizdir. Selim'in hayat ile olan mücadelesi tırmanışı, zamanın tüm insanı duyguları yiyip tüketmesi, insanlığın insan haricinde her türlü pisliğe dâhil olması bizi bir Selim adayı yapmıştır. "Tutunamayanlar", isim ne kadar derin değil mi? Hayata tutunamayan, insanlara tutunamayan, benliğine tutunamayan, arkadaşına tutunamayan, sevdiğine tutunamayan.. ya da her tutunduğu elinde kalan! Bilmiyorum hayat öyle bir yer ki ya da dünya dediğimiz şu gezegen bazen insan düşünüyor. "Acaba, dünya yuvarlak olduğu için mi yürüyemiyoruz ya da iki adım atmaya niyetlensek hemen düşüyoruz? İnsanlar dünyaya gelirken tüm insanî duygularını bir kiyafet gibi soyduğu için mi çıplak doğuyor? Çünkü hepimiz biliyoruz ki, insanı insan yapan duygularıdır. Duygunun olmadığı yerde insan çıplaktır. Neden bu çıplaklığımızdan utanmıyoruz? Zihnimde deli sorular ve bu soruların cevabını verecek olan yine şikayetçi olduğumuz insanlar. Tuhaf değil mi? Sizce Selim haklı değil mi? Bu hayattan şikayetçi olmakta haklı değil mi? Nereye elini uzatsa eli yetişmemiş, kime dostum dese kandırılmış aldatılmış. Annesi
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
8/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." demiş Oğuz Atay. Biliyoruz ki zaten insanlar hayal dünyasında hayal kırıklıklarına yer vermezler. Selim ve Turgut hayallerinde olmayan şeyleri yaşadılar. Ölmeden birkaç defa öldüler. Bu yüzden incelememe alıntılardan başladım çünkü bazı kitaplar insan hayatlarından birer alıntı, alıntıların da birer yaşam tecrübesinden doğan duygular olduğuna inanıyorum. Oğuz Atay'ın en özel ve bilindik eserlerinden biri olan Tutunamayanlar hayata tutunamayan Selim karakterinin hayatından kalan anılarını ve yaşama olan bağlılığını ama var olan, yok edemediği mutsuzluk, bekleyiş, umut havuzunu kaleme almıştır. Selim'in hayatı çatlak bardak da ki su gibiydi. Yaşasa da yaşamasa da hayatı tükendi çünkü tutunamadı hayata. Aşk, sadakat, ölüm, saygı, güven, yalnızlık, iş hayatı, hayat koşulları kısaca sanki doğumdan ölüme kadar sık elenip ince dokunan bir eser olmuş. Her karakterin, kitabı okuyan okuyucuda bir etkisi bırakılmak istercesine duygular yoğunlaştırılmış. Karakterler yazarın dediği gibi ölmeden öldürülmüş fakat hala yaşayan insanlar. Dost kelimesinin sözlükteki anlamı olabilen Turgut', Selim karakterinin hayatında önemli yeri vardı çünkü şimdilerde de eskilerde de dost kavramı bulunamayacak kadar değerli. Turgut, hayata tutunamayan arkadaşı Selim'in hayatından kopup gitmesi ile psikolojik sorunlar yaşamış hatta bir süre arkadaşının ölümüne inanmamıştır. Sevgi ne kadar büyükse bıraktığı hasar da o kadar büyük olabiliyor. Hayat doğumdan ölüme bir kitap gibidir, anılara gelince; o da o kitabı ölmeden göz önünde izlemek gibi... Turgut'un hayatından bahsedecek olursam; ilk okulda sınıfın zeki öğrencisi, itileni, kakılanı ve duygusal olanı. Kendini kitaplara veren, okumayı seven belki de hayatını bir kitapta arayan insandı.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2025 105. kitabı
Oğuz Atay'ın Tutunamayanları, Türk edebiyatında sarsıcı ve derin izler bırakan bir başyapıt. Roman, geleneksel anlatım kalıplarını yıkarken, bireyin toplumla çatışmasını, varoluşsal sancılarını ve tutunamama hâlini içsel bir yolculukla aktarıyor. Atay'ın ironik ve oyunbaz dili, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine dalmamızı sağlıyor. Olric gibi unutulmaz figürlerle zihinsel bir diyalog kuran eser, bir romanın ötesine geçip adeta bir manifesto gibi işliyor. Tutunamayanlar, yalnızca bir hikâye değil, aynı zamanda toplumsal eleştiri ve bireysel isyanın en güçlü ifadelerinden biri.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma