Uyanış
Gecenin üzerindeki perde aralanır yavaş yavaş Zindanın altındaki cennet belirir Kuşlar çıldırmışçasına uçuşur sanki ayyaş Bakmaya doyamacağın başlar uyanış Bir yerde cik cikler bir yer den guguk Bazen bir motor sesi tar tar tar Hepsi bir yöne akar sıcak ve soğuk Anlayan insan görmez de bakar Can gelmiştir sanki ölü örtüye Biri üflemiş biri dürtmüş her şeye Başlıyor işte göstere göstere Gün doğuyor anla tüm evrene Başlıyor yeni bir gün Başlıyor işte büyük uyanış
İlerlerler kuvvetleriyle Bin bir tane terâne, Avrupalı canı kıymetli. Gavatlar oluşumu, L.G.B.T. kurumları Dans ederler, babalarını ısmarlamışçasına Dans ederler, -yerel dansımı bırak köpek- Dans ederler, medeniyet böğürürler. Tek ayak basımına: 1.000.000 ölü. Fazlası var, azı da yok, hani.
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ŞAHIS KİM? Tolstoy veresiye almıyorum şeklinde kurduğu ilk cümle öncesinde ilk kurduğu cümleyi unutana kadar her şey yolunda gidiyormuş düşüncesi işte o cümle beni benden alıyordu. Neticede Tolstoy’un ilk cümlesinin sonrasındaki cümlesini bile unutacak derecede haşat olmama sebep olmuş bir ilgiyle karşı karşıya kalmıştım. Adeta Tolstoy’un ilk cümlesinin sonucu asla benim bağlayamayacağım pek çok sonuçla hiç te öyle olmayacakmışçasına yaşadığım anlarımla dolu yıllarım gözümün önünden film şeridi gibi geçsin diye hususi kurulmuş bir mimari eserdi. Aradığımız şahıs Tolstoy olamazdı. Cuma günü düğünümüz vardı. Hayır Pazartesi. Beynin bedava olduğu enginlerde ufuk çizgisine çok ta rastlayamadığımız gerçeğiyle yüzleşmeden önce son bir ısırık aldı Adem elmasından ancak Havva’ya sadece ısırılmak ile hasar görmek hatta duymak kaldı. Galiba çok fazla hamburger sonrası çılgınlığı saptamalarıyla dolu bir grup ademoğlu ve ademkızı olarak halamızla dayımızın bulunduğu düğüne doğru adım atmak üzereydik. Şahıs mertebesine en son ama en son ama bak ulaşacak kişinin aslında ilk kişi olma ihtimalini öyle derinden yaşıyorduk ki aniden farketmemiz ile mutlu bir beraberliğin salonunda halay çekerken bulduk kendimizi ama kendimizi ama bak. Gelişigüzel gelmeyişi hiç oralı olmayan sade bir yaşam özentisiyle sosyetenin amaçsızca markalara tomarla para verip birbirine fors için cebimizi delene kadar demir parmaklarını soktuğunun yarı farkındaydık. Çünkü aynada kendine bakan yarı ölü kediler gibiydik ki bunu hiçbirimiz değil Pink Freud söylemişti. Tüm savaşların havadan helikopterle yerlere atılan beyaz A4 kağıtlarla her taraf kaplanınca askerlerin ellerindeki silahlarla dizüstü yere çöküp ağlamaya başladığında biteceği inancıyla uyukladığımız günler zaten büyümemize yetmişti. Şaşkınlığımız çok
Canlı olmak zordur Ölü olmak kolay Canlı olmak için eylemde olmalısın Nefes almak istek ve coşku ister Ne güzel bu sözü içinde anlayanlara... Hiç canlı ile ölü biri olur mu? Sinan Ergin
Alıntı
Duruyor, gülümsüyorlar. Biri huylanıyor, amaçları ne, dercesine. Yarılmış bir ölü görüyorum Çiğniyor arabaların öfkesi Vites yükseltiyorlar, vites. Benim başıma kalmasın. Çok da umurlarında hayatı, birinin, Diğerinin, kendilerinin. Sakız patlatıyorlar, orospu gibiler, tümü. Zıvanadan da çıkmıyor polis; korkak. Diyorlar, eksik etmesin başımızdan... Belalar yağması dileğiyle, kötünün üstüne Üstüne.
Şiir
"içimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler, şimdi de nasıl çiçek açtığımı asla anlamayacaklar." stefan zweig