Yaşayan bedenler içinde kaçımız gerçekten “canlıyız”?
Puan vermedi·479 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 12:00
Ölü Canlar, bireysel ahlaktan çok toplumsal çürümeyi hedef alır. Ölü Canlar iki kısımdan oluşur; Gogol’ün manik depresif psikoz rahatsızlığı yüzünden eserin ikinci bölümü tamamlanmamış, bu yüzden notlarından yola çıkılarak ikinci kısım tamamlanmaya çalışılmıştır. İlk kısımda Çiçikov’un köy köy dolaşıp “ölü canlar” satın almaya başlaması ve hiç ummadığı bir anda kendini olaylar örgüsü içinde bulması anlatılır. Bu yüzden kimsenin onu tanımadığı başka bir yere gider. İkinci kısımda, her ne kadar bir birey olarak düzgün kalmaya çalışsa da hayali olan ölü canlar satın alma işine tekrar girişir. Ahlakın sessizce çöktüğü, vicdanın sustuğu, insanın değersizleştiği ve değerlerin içten içe çürüdüğü bir dünyada o da artık bir düzenin parçası olup yozlaşmanın derinlerine inen karanlık bir yolculuğa başlar. Çiçikov’un “ölü canlar”ı satın alma girişimi, bir olay örgüsü olmaktan çıkarak bürokrasinin, mülkiyetin ve statünün anlamsızlaştığı bir düzenin alegorisine dönüşür. Buradaki “ölü”lük biyolojik değil, ahlaki ve ruhsaldır. Romanın asıl gücü, karakterlerin karikatürleşmiş gibi görünen ama gerçekte son derece tanıdık tipler olmasıdır. Toprak sahipleri, memurlar ve aracılar; çıkar, kibir ve atalete saplanmış bir toplumun parçalarıdır. Gogol’ün ironisi, bu insanların kendilerini son derece “normal” ve saygın görmelerinde yoğunlaşır. Çiçikov’un planının akıl dışılığı bile sistemin boşlukları sayesinde mümkün olur; bu da suçun bireysel olmaktan çok yapısal olduğunu düşündürür. Sonuç olarak Ölü Canlar, sadece 19. yüzyıl Rus toplumunun değil, her dönemde statüye, kâğıt üzerindeki değere ve görünüşe teslim olan toplumların romanıdır. Okuru eğlendirirken huzursuz eden, bu nedenle de kalıcı olan bir eserdir.
1000k
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 381. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 20:26
İçindeki ölülük hissinin üstesinden gelmek için bu tehlikeye, bu acil durumlara ihtiyacın olduğunu anlamıştım. lşte o zaman yaşadıklarının dehşeti beni her zamankinden daha fazla etkiledi. Verebileceğim bir öğüt yoktu. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Bu ölü haline karşı sözcüklerle nasıl savaşabilirdim ki? Galiba bunu hareketlerle yapmaya çalıştım. Birlikte çok iyi zamanlar geçirdik, pek çok şey yaptık - sen ve ben ve sonra eşlerimiz ve çocuklarımız ve birlikte çıktığımız seyahatler. Ama bunlar senin için gerçek miydi? Geceleri yaşadığın gerçeklik kadar gerçek miydi? Yoksa silik, yalnızca bir iki milimetreye nüfuz eden bir şey miydi? Bob. Çok iyi biliyorum ki senin yaşadıklarını yaşasam ya çoktan ölürdüm ya da kendimi ölü gibi hissederdim. Belki de ben de ellerimde çarpan bir kalp tutmak isterdim."
Hayata Dair
Ölüm Korkusunu YenmekIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20092,543 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 00:54
Kohut, Öidipal sürecin merkezi konumunu kabul etmeyerek yeni bir merkezi konum ortaya koymuştur. Öidipal dönem bir merkez değildir, nevrotik çatışmalar için üreme alanıdır der. ‘’Kendilik’’ merkezdedir. Ama kendilik asla tam olarak anlatılamaz ve tam olarak çözümlenemez bir yapıdadır. Kendilik nesnesinin aşırı uyarması: Yapısal Nevroz Kendilik nesnesinin duygusal uzaklığı: Kendilik rahatsızlıklarına sebep olur. Kohut Freud’dan farklı düşünerek baştan çıkarmayı: Aşırı uyarılmış çocukların çarpık fantezi yaşamlarının görünümleri olduğunu söyler. Saldırganlığın ancak ‘’kendilik çözülmesi tehlikesi olduğunda’’ ortaya çıkan bir durum olduğunu, kendini ortaya koymanın bir çabası olarak ele almıştır. Terapideki hedef: Danışanın kendisiyle yeterli eşduyum kurması ve sululuk duygusu bağlamını tanımaya olanak sağlamasıdır. Kendiliği iki kutup olarak incelemiştir; 1-) Büyüklenmeci (Teşhirci) Kendilik (Anne) 2-) İdealleştirilme (Ebeveyn) imagosu. (Baba) Ara Alan: Yürütücü işlev, yeteneklerdir. Temel ihtiraslar: Anne İdealler: Baba Kendiliğin tehlikede oluşu: Dürtülerin yoğunluğu sebebiyle olmaktadır. Görülen rüyaların: Kendiliği bir arada tutmaya çalışılan görsel imgelerle baş etme çabası olarak yorumlamıştır. Savunucu Yapı: Birincil eksikliği örtmek Telafi Edici Yapı: Eksikliği örtmek yerine telafi eder. (Zayıflığı gidermek için, diğer kutbu güçlendirir.) Kişilik bozukluklarındaki aşırı heyecanı savunucu yapı olarak görmüş, depresyon, içsel ölülük duygularına direnme olarak tanımlamıştır. Birincil Yapı: Annenin çocuğun ‘’teşhirciliğini aynalama’’dır. Anne kendilik nesnesiyle kaynaşmaya yarayacak koşulları yaratır. Babanın görevi ise: İdealleştirilmiş imge oluşturmaktır. (Arkaik dönemden farklı olarak) Narsisizm ile Borderline farkını şöyle açıklamış: ‘’Beklenti’’ hâlâ
Psikoloji
Kendiliğin Yeniden YapılanmasıHeinz Kohut · Metis Yayınları/Ötekini Dinlemek 4 · 201764 okunma