5/10
·208 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:53
Livaneli'nin tarzını ve kitaplarını severim fakat nedense bu kitabı okumakta çok zorlandım. Diğer okuduğum kitaplar kadar okuma zevki vermedi. Belki herhangi başka birinin kitabı olarak başlasaydım güzel der geçerdim. Fakat Livaneli için beklentim daha yüksekti. Biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Önsözde belirtildiği gibi uzun bir zaman almış kitabı tamamlamak. 29 yıl gibi bir zaman. Bana da kitap zoraki yazılmış gibi geldi. Livaneli'nin kalemi olduğuna şahit gerekir.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 201129bin okunma
Puan vermedi
Bu kitabı okurken ve buradaki uygulamaları yaptığınızda zihninizin karanlık yerlerinde kalan kapıları açılmış oluyor. Sanki yavaş yavaş ölüyormuşum ve gelip hayatımı kurtarılmış gibi...
Aklını En İyi Şekilde KullanTony Buzan · Olimpos Yayınları · 2015220 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·64 syf.··
2026 312. kitabı
Tezer Özlü, Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı bu sarsıcı ve otobiyografik romanında, çocukluktan başlayarak ilk gençlik yıllarına uzanan bir kadının; taşra ve şehir kıskacında, ataerkil aile yapısının, okul disiplininin ve toplumsal normların ruhunda bıraktığı izleri ve derin yabancılaşmayı konu alır. Yazar; cinselliğin keşfini, deliliğin sınırlarında gezinen ruhsal kırılmalarını, elektroşok tedavilerini ve intihar eğilimlerini anlatırken; bireysel özgürlük arayışını, varoluşsal sancıları ve yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgiyi, Türk edebiyatında eşine az rastlanır cüretkarlıkta, lirik, parçalı, hüzünlü ve çarpıcı bir dille işler.
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
10/10
·640 syf.··
2026 69. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:24
Cambaz Hayal kurmak tehlikeliydi, umut etmekse zayıflık. Oyunbaz serisinin üçüncü kitabını da bitirdim hala aynı düşüncedeyim. Çok iyi bir seri. Ölüm karakteri o kadar ince işlenmiş ki nefret etmekle etmemek arasında gidip geliyorsunuz. Karakterlerin gelişimleri o kadar iyi işleniyor ki her kitapta herkese hak verirken buluyoruz kendimizi. İlk kitapta çok göze batan Çağrı bile ılımlı , nazik hatta kibar birine dönüşüyor. Gökhan ise bu kitabın bana kalırsa başrolüydü . Sürekli kitaplarda bir şey bulabilme umuduyla araştırması , detayları aslında en başından beri izlemesi unutmaması ve sonda tabloyu yorumlaması... O gerilim mükemmeldi cidden. Normal bir şekilde okurken NE NE NE diye bir anda kendime gelip tekrar okudum . İkinci kitabın sonunda hatırlarsanız Afra intihara kalkışmıştı ve diğer tutsaklara uyarı yapılıp onun yanına gitmeleri istenmişti. Diğer tutsaklar onu kanlar içinde görmüştü. Bu kitabımızın başında Afra'nın Ölüm tarafından tutsak edildiğini burada tek başına olduğu bir odada tedavi edildiğini öğrenerek başlıyoruz. Afra odada Doktor Sanem'in yardımıyla iyileşmeye çalışıyor ancak Sanem'in Afra'ya kötü tavırlarından dolayı Afra'nın yanında Sanem öldürülüyor. Daha sonrasında Afra'nın yanına psikolog geliyor bu kişi Daire 13'ü gözetleyen kişi ve yıllar öncesinde Ölüm daha Kıyı iken ona psikologluk yapan kişi. Afra bir fırsat bulup odadan kaçıyor ve başarılı da oluyor . Afra Daire 13'e döndüğünde tabi ki herkes şok oluyor çünkü Ölüm Afra intihar ettikten sonra evdekilere hiçbir bilgilendirme yaptığından öldüğünü düşünüyorlardı. Afra başından geçenleri anlatıyor. Tabi ki Gökhan'la bir süre araları limoni oluyor . Çünkü ona umut aşılayan kişi Afra iken , Afra'sız hem umutsuz hem kimsesiz kalmıştı . Ölüm bu sırada acımasız görevlerine hız kesmeden
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025306 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 00:00
"Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır. " Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler’ini okuyup bitirdiğimde, kalbimde hem ağır bir hüzün hem de tarifi zor bir huzur kaldı. Bu kitap, sadece bir hikâye anlatmıyor; adeta ruhumuzun en karanlık odalarına kilitlediğimiz o sırları, söküp atmaya korktuğumuz kirli sargıları birer birer gün yüzüne çıkarıyor. Kitabı okurken, yazarın o çocuksu ama devasa inancıyla hayatı nasıl dönüştürdüğüne şahitlik ediyorsunuz. İşte bu sarsıcı yolculuktan bende kalanlar ve sizin de bu dünyada neden kendinizi kaybetmeniz gerektiğine dair notlarım: Kaderin İlk Sözü ve Son Kararı: Kitap boyunca peşimi bırakmayan en güçlü duygu, kaderle olan o amansız randevumuzdu. Şunu anladım ki; "İlk söz insanın hakkıysa da son sözü söylemek her zaman kadere düşermiş". Bizler adımlarımızı atıyoruz, çabalıyoruz ama yolu inşa eden her zaman kader oluyor. Yazar bize sabrı ve teslimiyeti hatırlatıyor; çünkü biliyoruz ki "yüksek arzular, beraberinde her zaman yüksek sınanmaları ve ağır bedelleri getirir" Bu teslimiyet, bir yenilgi değil; aksine hayatın o trajik şaşkınlığı içinde ayakta kalma çabası. İçimizdeki Putlar ve Toplumsal İkiyüzlülük: Okurken kendimi sık sık toplumsal bir aynanın karşısında buldum. İnsanların neden başkalarının masumiyetinden bu kadar korktuğunu, neden şehrin kötülerle dolu olduğu düşüncesiyle teselli bulduklarını sorguladım. Meğer bizler artık taştan heykellere tapmıyormuşuz; bizim putlarımız artık kendi nefsimiz, kibrimiz, itibarımız ve bitmek bilmeyen iştahımızmış. Hatta bazen aşk bile en kuvvetli putumuz haline gelebiliyormuş. Bu kitap, bizi bu görünmez putlarla yüzleşmeye zorluyor. Aşk: Hayatla Ölüm Arasındaki O Taşkın Nehir: Eserde aşk, alışık olduğumuz o
Roman
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
4/10
·416 syf.··
2026 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:56
Küçükken öğretmenlerimiz 'kitaba verilen paraya acınmaz' derlerdi ama hiiiç kusura bakmasınlar acınır. Bu kitaba verdiğim paraya acıdım. Neresinden başlayayım eleştirmeye bilemedim ama saçma desem saçma değil. Acayip tuhaf bi kitap işte. Buraya yakışan, duygularıma tercüman bi kelime bulamadım :) Zengin varlıklı ve birbirinden nefret eden bi aile. Zampara bi baba ve onun gösteriş budalası karısı. Hepsi birbirinden tuhaf çocukları. Baba 60. Yaş gününü gösterişli bi şekilde kutlarken sözde esrarengiz bi şekilde ölüyor. Ahirete gitmesi de bi ayrı. Oradan ailesini, ölümünün aydınlanmasını ve kendisinden sonra neler olduğunu ekrandan izliyor. Ay daha fazla anlatmaya devam edemicem o kadar salakça bi kitaptı. Yazık valla verdiğim paraya...
1000Kitap
Son Dediğin Böyle OlurBella Mackie · Athica Yayınları · 20262 okunma