Puan vermedi·120 syf.··
2026 38. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:35
Beni tanımadı! Bana beyefendi dedi! İşte bana kalan son şey de gitti..." Kitabın en vurucu cümlesi. İdama gitmeden hemen önce kızı ile vedalaşan mahkum, kızı ile görüştüğünde küçük kızı(Marie)onu tanımaz. Hatta Marie babasının öldüğünü söyler. Bir baba için ölmeden önce evladı tarafından zaten ölü bilinmek idamdan daha acı olsa gerek.İdam mahkumu için ölüm korkusundan ziyade artık hiçbir anında yanında olamayacağı, yetim bırakmanın ötesinde idam mahkumunun kızı damgasını miras olarak bırakmak daha ağır gelir. Mahkum neden idama çarptırılır bilinmez ama kitabı okurken bu sorunun cevabı dq önemini yitirir. Çünkü mahkumun duyguları ve yaşadığı trajedi daha da önemli hale gelir.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Biraz hayal kırıklığına uğrattı... DİKKAT SPOİLER VAR
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Evet...ilk defa bir inceleme yazıyorum çünkü bu kitabı okuduğumda hissettiklerimi içimde tutmak istemedim. Kitap ilk başlarda gayet iyi ilerliyordu bir sıkıntısı yoktu ama yazar Euria'yı savunuyormuş gibi cümleler vardı yani okurken öyle hissediyordum sanki Euria'nın kötü olması mükemmel birşeymiş gibi... sanki zalim olması çok havalıymış gibi. Öyle bir hissiyat aldım bilmiyorum. Bence Euria kitapta fazla yüceltildi bu kadarına gerek yoktu. Ayrıca ne olursa olsun ben hiçbir zaman Euria'ya acımayacağım çünkü kötü olmak bir seçimdir. Herkes hayatta kötü ve dehşet verici şeyler yaşıyor ama herkes kötü olmayı sevmiyor Euira bunu kendisi seçti yani başına gelen herşeyi hak ettiğini düşünüyorum hatta daha fazlasını hak ediyordu. Şimdi spoilerli kısma geçiyorum (SPOİLER) ÇOOOK fazla gereksiz yere karakter öldüğünü düşünüyorum. Tamam Lin'in ölmesi çokta mantıksız gelmedi ama mesela diğerlerinin ölümü çok gereksizdi sanki sadece öldürmek için öldürüldüler ve çok aceleye geldi. Mesela Nyx ve Valro'nün düşünecek beyinleri yok mu Euria'nın öldürücü gücünden haberdarlar nasıl olur da canları çok kolay birşeymiş gibi Lin'in önüne geçip bizden yararlan diyebilirler? Lin bile kendine o kadar güvenmedi onlar nasıl güvendi pardon? Zatne ikisi de gereksiz yere öldü. Mesela Andros'un ölümü de çok aceleye getirilmişti. Ya resmen zafer kazanıldıktan sonra Andros'un öldüğünü öğrendik ve yazar bunu çok yüzeysel bir şekilde anlatmıştı bir cümlede anlatıp bitmişti. Zaten adamı bu kitapta tanıdık en azından onun için adil bir son gerekiyordu ölüm nedeni acayip saçma adamın kalkan ve saldırı gücü var buna rağmen Drystan'ın zaman kazanması için birkaç askerle savaşırken öldü öyle mi? Kulağa çok saçma ve mantıksız geliyor. Delhin ve Rakan'ın ölümünden de sanki günlük bişeyden bahsediyormuş
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202689 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·272 syf.·
2026 47. kitabı
Eylül, sadece bir yasak aşk hikayesi değil; insan ruhunun en karanlık, en hassas ve en kırılgan köşelerine tutulmuş edebi bir aynadır. Suat (kadın) ve Necip, birbirlerine duydukları aşkın farkına vardıkları andan itibaren muazzam bir suçluluk duygusu yaşarlar. Süreyya’nın ikisine de safça güvenmesi, bu suçluluk yükünü daha da ağırlaştırır. Roman boyunca bu iki karakterin arzuları ile ahlaki değerleri ve vicdanları arasındaki savaşı izleriz. Ve gerçek hayatta kavuşamamış olsalarda onlar bu imkansız aşkta, yan yana can vererek kurtulurlar. Onları yalnızca ölüm birleştirir. 'Aşk işte buydu!' Belkide...
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150,1bin okunma
Euripides /Orestes
Puan vermedi·104 syf.··
2026 33. kitabı
Euripides /Orestes Aiskhylos Antik Yunan trajedisinin babası olarak bilinir. Bahsettiğiniz "Orestes" konusu, onun tiyatro tarihinin en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen "Oresteia" üçlemesini (trilogogy) ifade eder. Bu üçleme; Agamemnon, Adak Sunucuları (Choephori) ve Eumenidler (Eumenides) adlı üç oyundan oluşur. İşte bu devasa mitolojik ve hukuki trajedinin devamına Euripides daha modern ve psikolojik bir yaklaşım getirmiştir. oyunu, adeta antik bir trajedi olmaktan çıkarıp modern bir psikolojik gerilim ve politik hiciv halini alır. Euripides, hikayeyi Aykilos’un bıraktığı yerden —yani Orestes’in annesi Klytaimnestra’yı öldürmesinden tam 6 gün sonrasından— başlatır. Orestes, babası Agamemnon’un annesi Clytemnestra ve sevgilisi Aegisthus tarafından öldürülmesinin intikamını almak için annesini öldürür. Ancak oyun, bu cinayetten sonraki günlerde geçer. Apollo, Orestes’e babası Agamemnon’un intikamını almasını emreder. Orestes, gereğini yapar , annesini öldürdüğü için vicdan azabı çekmekte ve Erinysler (intikam tanrıçaları) tarafından takip edildiğine inanmaktadır , Halk meclisi onu ölüm cezasına çarptırmak ister. Kız kardeşi Electra ve sadık dostu Pylades ona destek olur. Halk orestes ve Electrayı dışlar lanetler toplumsal linçe uğratır Çaresiz kalan Orestes ve Pylades, Menelaos’tan yardım isterler; fakat bekledikleri desteği göremezler. Bunun üzerine daha radikal bir plan yaparlar: Menelaos’un kızı Hermione’yi rehin alırlar ve Helen’i ( Truva savaşının nedeni , aynı zamanda orestes ve Electranın teyzesidir) öldürmeye kalkışırlar. Acaba başarır mı ? :) Apollon orestese intikam almasını söyler Kehanet tanrısı olarak, eğer bu görevi yerine getirmezse ağır cezalar göreceğini söyler. Bu nedenle Orestes bir ikilem içinde kalır: * Bir yandan babasının
OrestesEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021546 okunma
10/10
·512 syf.··
2025 1. kitabı
Üstad Necip Fazıl'ı bilmeyen yoktur. Kendisinin çoğu şiirini ve sözünü ilkokuldan itibaren öğreniyor, ezberliyoruz. Benim de hayatımda ilk ezberlediğim şiirler Üstad'ın şiirleriydi. Lakin bu kitabı okuduktan sonra Üstad'ın çok bilinen şiirlerinin yanı sıra daha az bilinen şiirlerinin de inanılmaz derecede kaliteli olduğunu fark ettim. Kaleme yön, nizam, şekil vermek kalemi hakkıyla kullanmak bu olsa gerek. Benim şahsi fikrimce kitaptaki hiçbir şiir kötü değildi. Hepsi inanılmaz güzeldi ve çok derin manalara sahipti. Normalde bu kitabı rahatlıkla bir günde bitirirdim ama okuduğum her cümlede anlatılmak istenenin üzerinde o kadar çok kafa yordum ki bitmesi birkaç gün sürdü. Böyle hemen bitirmemekte bence en iyisi oldu çünkü kitabı sindirerek okumuş oldum. Bence şiirle ilgilenen, şiir seven, şiir yazan ya da yazmak isteyen herkesin okuması gereken bir eser. Kitapta beni şiirlerin yanı sıra kitabın sonunda bulunan Poetika da çok etkiledi. Sonda Üstad şiirin nasıl yazılması ve niçin yazılması gerektiğini başlıklar altında maddeler halinde sıralamış. Kitapta bulunan şiirlerin içinden en çok Allah ve Peygamber sevgisini işleyenleri beğendim. Gerçekten aşkın, sevginin fani bedenlere ait olmadığını, gerçek aşkın ancak ve ancak Allah ve Rasulüne ait olabileceğini birkez daha anladım. Kitaptaki şiirler çok çeşitli: ölüm, insan, Allah, şehir, Tabiat, korku vb. birçok konuda şiir mevcut. Hepsi harika. Herkese okumasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
1000Kitap
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,2bin okunma
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 196. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:32
"Ülke içerisinde istediğimiz birliği ve desteği yakalama şansımız şu aşamada yok. Bu konudaki işler düşmanın faaliyetlerini bizim daha da aleyhimize bir hal alacak. Topyekün savaşı hazırlarsak bile işgali engelleme şansımız çok az görünüyor. En iyi ihtimalle elimizde tamamen yıkılmış, halkının büyük bölümü yok edilmiş, hiçbir ülkenin yardım etmeyeceği bir vatan kalır .Ondan sonra tabii ki rahat bırakmayacaklar .Hedefleri bu bölgeyi sürekli istikrarsız bırakıp ,yeni kuracakları dünya düzeni için ibretlik halde tutmak. Bu şekilde bu bölgedeki vatandaşları tamamen yok ettikten sonra ise yeni kuracakları dünya düzeninin kalp sahası haline getirmek. Bu kalp sahasının kalbini de İstanbul'da kurarak dünya yönetiminin merkezi yapısını tehdit edecekler. Yani arkadaşlar bu millet tam olarak ölüm ,kalım, esaret ya da özgürlük savaşının eşiğinde duruyor .En kötüsü de bu oyunu değiştirebilecek, bozabilecek hiçbir yapının bundan haberi olmaması. Hatta bu olabilecekleri aklına bile getirmemiş olması..." Kitaptan küçük bir paragraf sadece ama insan okuyunca nasıl da kötü hissediyor degil mi?Ama maalesef bunların hiçbiri uzak degil ülkemize. Çünkü bizim ülkemiz Osmanlı döneminden beri dünyanın bir çok ülkesinin ağzını sulandıran bir cografya .Hatta bazılarının öyle emelleri var ki ,çoğu zaman saklama gereği bile duymuyorlar.. İşte burda Düzen giriyor devreye Tarihin ilk gizli teşkilatı. Seçilmiş kişilerden oluşan bir oluşum . Türkan 15 yaşında normal bir hayat süren bir kızken bir gün kendini değişik bir ortamda buluyor..Çeşitli yaşlarda 16 çocuk toplanmış. Onlara Düzenin oluşumu anlatılıyor ve onların anne karnından beri izlendikleri..Çocuklar dört gruba ayrılıp farklı yönlerde egitiliyor.Türkan Saka oluyor . Beş yıl süren egitim neticesinde normal hayatlarına dönüyorlar, tabi
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202415 okunma