Refik Halid'in 1 Nisan Şakası =)))
Sürgünde iken, bir keresinde, Halep kaynaklı bir haberle İstanbul'a kendisinin ölüm haberini ulaştırmıştı. «Refik Halid, Pehlivan Kadri ile birlikte Halep civarında Amik gölünde ördek avlarken, bir timsahın hücumu ile sandal devrilmiş, Refik Halid'le, Pehlivan Kadri yüzme bilmediklerinden sulara gömülmüşler, yüzerek sahile çıkan sandalcı, iki Türk'ün cesedini bir daha su üstünde görmediğini beyan etmiştir.» Bu haberi ilkin Halep'te yayınlanan (Doğruyol) gazetesi yazmış, daha sonra olaydan bütün İstanbul gazeteleri haberdar olmuştu. Ölüm haberi üzerine bu gazetelerde Karay'la ilgili biyografik bilgi, eserlerinin listesi, edebî ve siyasî kişiliği üzerine yazılar yayınlanmaya başlandı. Böylece, Refik Halid, hayatında, ölümünden sonra dost ve düşmanların ne diyeceğini bir Nisan şakası aracılığı ile öğrenmek olanağını bulmuştu. Bu olay dahi, onun şakacı, Galatasaray'lı, muzip -öğrenci kişiliğinin orta yaşlılığında da bütün yurdu aldatacak boyutta süregeldiğini göstermek bakımından ilginçtir. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Koynumda tapulu kaldı bu acı Şimdi ner′den bulam buna ilacı? Gözlerine karşı zayıf mı olam? Saklamaya gelmez sevda sancısı Saklamaya gelmez sevda sancısı Uykum firari, gecem firari Ben firari bu saatte Ölüm bir soluk bir nefes kadar Yakın olmuş ensemde Yürekli olsun, gerçekten olsun Sevdamızın türküsü Hiç bozulmasın, hiç çözülmesin Gözlerinin büyüsü Gel de öldürme bu derdi cefayı Uzaklık yıkar mı böyle sevdayı? Karlı dağlar kursa taş barikatı Fırtınayla yıkar gelirim sana Fırtınayla yıkar gelirim sana youtu.be/bj-SX4xi2DQ?si=...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sana yazıyorum ya, deniz benden önce başlıyor beklemeye. Siyah bir uykudan binlerce rüya kıpkırmızı uyanıyor. Sonra akşamlara dek köpük, sis, uğultu... Uzaklıktan büyük resimler çiziyor kumlara su. Senden yana düşüyor dağın gölgesi. Mum çiçekleri gözlerinden salıyor kokusunu. Yollar iyi haberler gibi uzuyor kısalıyor. Senin yerine cümleler kuruyorum kendime. Sonra aralayıp her bir harfini, yaşlı bir hevesle sevinçler okuyorum. Bir hayal karınca kirpiklerinin sabahına yürüyor. Zaman avuçlarının içinde. Açıyorum, insan olmanın sonsuzluğu; kapıyorum, ölüm dünya olup geliyor üstüme. Sana yazıyorum ya, içimde umutsuz bir güzellik. Her şeye yeniden inanıyorum. Ben bir ay pervanesiyim. Kanatlarım dünya, sözlerim sevgi. Kendime masallar anlatıyorum. Şükrü Erbaş
Hayat, getirdiği tüm belirsizlikler ve risklerle güzel.
Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. Oğuz Atay Hayatı kötü yaşama korkusuyla o kadar çok erteliyoruz ki geriye dönüp baktığımızda aslında hiç yaşamadığımızı fark ediyoruz. Hayat, getirdiği tüm belirsizlikler ve risklerle güzel. Bırakın attığınız adımlar kusursuz olmasın. Ama o adımlarda mutlaka sizin cesaretiniz olsun.
1000Kitap
Dinle...
Eğer seni sevmek ölümse, Ölürüm.. Ve beni kendi ellerinle göm. Ve mezar taşıma mazlum yaz. Öldü… Ama bana doyamadı.
beğendin mi otopsimi bedenim ve ruhum senin ne olur biraz dinle beni cok güzelmis kanlı elin söyle nasıl buldun beni sanki suan partideyim benim senden tek isteğim kar yağarken öldür beni.