Bu Beşinci Mevsimi En Çok Sen Hak Ettin.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:49
Her insan kendi mevsimini taşır yüreğinde. Yaşanmışlığın getirdiği tecrübe ile beşinci mevsimi sığdırır dünyasına. Kimine yaz kimine kış kimine bahardır hayat. Ve sabredenlerin sonu çiçekli yollardır her zaman. Dua, umut, sabır ile güzel insanların sonu hep bahar olur.
Duygu ve Düşünce
Umudun Beşinci MevsimiSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 20191,978 okunma
Küçücük Bir Yürekteki Büyük Korku: Falaka
7/10
·116 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:09
Yazar Ahmet Rasim'in çocukluk dönemine değinen bu otobiyografik eserde, bir çocuğun gözünden okul ve aile hayatına dair korkularına, heyecanlarına, coşkularına ve özlemine tanık oluyoruz. Rasim henüz 5-6 yaşlarında annesi, süt ninesi, karaanesi(bakıcı) ve hizmetlileri Dilfeza ile birlikte yaşama tutunmaya çalışan bir çocuktur. El bebek gül bebek büyüyen Rasim nihayet okula başlama çağına gelince dilden dile dolaşan medreselerdeki Hoca Efendilerin gaddarlağı ve en çok da falaka cezasından korkmaktadır. Sıkça okul değiştiren Rasim kimi zaman korkularını yersiz çıkaracak güzel anılar yaşarken, kimi zaman da en büyük korkusu olan Falaka cezasına şahit olur. Ve hep bu korkuyu küçük yüreğinde taşır. Küçük Rasim'in okul serüvenlerinin anlatıldığı bu eserde, çocukluğumuzdan tanık olduğumuz duyguları onun gözünden bir film izler gibi şahitlik ediyoruz. Eser aynı zamanda çocuk klasikleri içinde yer alıyor. Okumak isteyenlere tavsiye eder. İyi okumalar dilerim.
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,403 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
“Aşktan Önce”, sinirbilim temelli ilişki anlatısını popüler bir dille kurduğu, “aşkın romantik bir kader değil, biyolojik bir süreç olduğu” fikrine dayanan bir kitap. Neden âşık oluyoruz ve âşık olurken bedenimizde neler oluyor da kendimizi kaybediyoruz? gibi sorulara cevaplar veriliyor. Kitabın en belirgin iddiası, aşkın, sanıldığı gibi “kişisel bir mucize” değil, beynin belirli kimyasal ve sinirsel mekanizmalarının ürettiği güçlü bir algı durumu olduğu. Metnin bazı bölümlerindeki yoğun metaforik dil; örneğin, karşılaşma anında “beyne fırlayan fotonlar”, “eksiklik hissi”, “iki kişilik bir bedende tek kalma” gibi ifadeler aslında bir tür bilimsel romantizm kuruyor. Yazarlar, özellikle aşkın başlangıç evresini (arzu, çekim, bağlanma) biyolojik bir çerçeveye yerleştirerek okura, “Yaşadığın şey gizemli değil, anlaşılabilir.” düşüncesini yerleştiriyor. Bununla birlikte, aşkı yalnızca nörokimyasal süreçlere indirgemek, deneyimin biricikliğinin değerini düşürüyor. Yani “Neden bu kişi?” sorusu biyolojiyle kısmen açıklansa bile anlam düzeyi tamamen ortadan kalkmıyor. Kitap bu anlam katmanını zaman zaman arka plana itiyor. Bu da metni bilimsel açıklama ile duygusal deneyim arasında bırakıyor. Eser, karmaşık bir alanı (aşk + beyin) sadeleştirerek okunabilir bir anlatıya dönüştürmüş. Özellikle, “Neden aynı ilişki döngülerini tekrar ediyoruz?” sorusuna bilimsel bir açıklama arayanlar için işlevsel bir giriş metni. Kitapta beni rahatsız eden şeylerden biri, araştırmalara "güzel" denmesi oldu. "Güzel araştırma" ne demek? Açıklayıcı mı, aydınlatıcı mı, yenilikçi mi, devrimci mi? "Çirkin araştırma" da olur mu? Kelimeler...
Aşktan ÖnceSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 2026256 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 00:00
Kitap, popüler bilim ile toplumsal cinsiyet tartışmalarını aynı potada birleştirmeye çalışan bir metin. Kitabın temel iddiası, kadın-erkek farklılıklarını biyoloji, evrimsel psikoloji ve sinirbilim ekseninde anlamlandırarak gündelik tartışmalara daha “bilim temelli” bir çerçeve kazandırmak. Soru-cevap formunda 15 soruya cevap verilmiş. Canan, cevaplarında “tamamen kültürel” ya da “tamamen biyolojik” gibi tek açıklamalı yaklaşımlara mesafeli duruyor. Genel olarak kitap, cinsiyet ve cinsellik üzerine kesin cevaplar arayan bir metin değil, daha çok, mevcut cevaplara şüpheyle bakmayı teşvik ediyor. Bazı cevaplar bana tatmin edici gelmedi. Bazı sorularda daha direkt cevaplar verilebilirmiş gibi geldi. Gerçi kitabın amacı bir hüküm vermek değil. Bu tür soru-cevap formatlı popüler bilim kitapları, akademi ile geniş okur kitlesi arasındaki boşluğu doldurma işlevi görüyor fakat "bilimsel kesinlik” algısını da zaman zaman bulanıklaştırabiliyor. Sağlıklı yaklaşım, eseri “kesin bilgi kaynağı” değil, bir düşünme başlatıcı olarak ele almak olur.
Soru Yorum 1: Kadınlar, Erkekler, Cinslikler ve Cinsellikler…Sinan Canan · Tuti Kitap · 2023232 okunma
10/10
·439 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:02
Nüveyre'nin hikâyesi aslında bir kadının yavaş yavaş her şeyini kaybetmesinin hikâyesi... Bir Çerkes köyünde dünyaya geliyor. Çocukluğu rüzgâr gibi geçiyor; koşuyor, gülüyor, hayaller kuruyor. Hayatın ona neler hazırladığından habersiz. Önünde kocaman bir ömür var. Belki seviyor, belki sevilmeyi düşlüyor. Ama kader onun için başka bir yol çiziyor. Henüz çok gençken kendisinden kırk yaş büyük bir adamla evleniyor. Bir köy kızıyken bir anda ihtişamın içine düşüyor. Büyük konaklar, kalabalık sofralar, saygınlık, zenginlik... İnsan dışarıdan bakınca "Ne güzel bir hayat" diye düşünüyor. Ama hayatın insana verdiği hiçbir şeyin garantisi yok. Yıllar geçiyor. Çocukları oluyor. Bir anne oluyor. Bir eş oluyor. Bir yuva kuruyor. Tam her şey yerli yerine oturmuş gibi görünürken hayat yavaş yavaş elindekileri almaya başlıyor. Önce zaman geçiyor. Sonra insanlar gidiyor. Sonra kayıplar geliyor. Ardından eşini kaybediyor. Bir annenin yaşayabileceği en büyük acılardan biriyle tanışıyor. Evlatlarını toprağa veriyor. Bir annenin kalbindeki o boşluğu hiçbir şey dolduramıyor. İnsan sevdiği herkesi kaybedebileceğini düşünür ama evladını kaybetmeyi aklına bile getirmez. Nüveyre bunu yaşıyor. Bir zamanlar insanların etrafında pervane olduğu kadın, giderek yalnızlaşıyor. O görkemli günler geride kalıyor. Konaklar, zenginlikler, gösterişli hayatlar birer hatıraya dönüşüyor. Hayat onu öyle yerlere savuruyor ki sonunda neredeyse bir odunlukta yaşam mücadelesi veriyor. Hayatının son dönemlerinde Nüveyre artık tamamen yaşlanmıştır. Bir zamanlar köşklerde, konaklarda yaşayan o kadın; artık çok daha yalnız, çok daha sade ve zor bir hayatın içindedir. Yanında eski kalabalıklar yoktur. İnsanlar azalmış, hayat küçülmüştür. En acı taraf şu olur: Bir zamanlar elinde her şey varken, yaşlılığında en temel
NüveyreFunda Kalaycıoğlu · Remzi Kitabevi · 2008130 okunma
3/10
·280 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Selamlar! Haftanın son gününde cumaya hiç yakışmayacak bir seri kitap devamı ile geldim! Kusursuzca Kusurlu serisi 4 Ve en baştan anlaşalım serinin ilk 3 kitabını okuyanlar için yüksek hayal kırıklığı taşıyor kendisi! Şimdi efenim; hayatı boyunca büyük bir mafya imparatorluğu olan La Cosa Nostra'nın içinde büyüyen Isabella, kendisini çocukken kurtaran Luca’ya takıntılı derece aşıktır. Burada parantez açalım Isabella olayı yaşadığında 6 yaşlarındadır! Neyse; Ailenin dedesi ölmeden önce, ailenin ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla Isabella ile Luca'nın evlenmesini vasiyet eder. Ve tabi Isabella bunu büyük bir memnuniyetle kabul eder. Ama Isabella 19 yaşında; Luca ise kendisini aldatan karısından henüz boşanmakta olup bir de kız çocuğuna sahiptir! Olaylar, olaylar! Luca mecburen Isabella ile evlenir ama ona asla dokunmaz, dokunamaz! Bizim genç kızımız ise karanlık tutkularını ona sergilemekten ve sürekli etkilemeye çalışmaktan dahası sınırları zorlamaktan geri durmaz… Kitap devam ederken Luca’nın geçirdiği kaza ve yaşadığı hafıza kaybı ile ortalık bir anda karışır! Güç savaşlarının dengeleri bozacağı korkusu içinde Isabella tüm kurnazlığı ve zekası ile sahnededir! Gelelim hayal kırıklığı yaşatan kısma: Dark romance seviyorsanız sizi doyurur bir kurgu fakat konu mafya mevzuları olunca biz kitapta biraz heyecan ararız ki bir yerden sonra özellikle her sayfada başka bir yatak sahnesi ile baş başa kalıyoruz.. Dolayısı ile yaş farkı, zoraki evlilik, yalanlar ve sırlarla çevrili romanı çok da bir neticeye bağlamadan bitirdik. Tavsiye eder miyim? Okumasanız da olur.. Ama benim gibi seride eksik parça kalmasın derseniz mecburen okursunuz!
Harabe SırlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,513 okunma