"Robespierre, Saint-Just, Cumhuriyetin cellatları! Sonunda yapayalnız kalıp kendi kafanızı kendiniz keseceksiniz!"
Sayfa 62 - Olympe de Gouges·Kitabı okudu
Alıntı
Ve Mahkeme kılığına girmiş şu edepsiz kalabalık, kasaplık, insanın içini kemiren korku.
Sayfa 62 - Olympe de Gouges·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
GİYOTİN KURBANI KADINLAR Giyotinde yalnızca erkekler başlarını kaybetmediler. Onun öldürüp unuttuğu kadınlar da oldu, zira onlar Kraliçe Marie Antoinette kadar önemli değildiler. İşte üç örnek: Olympe de Gouges'un kafası, kadıların da vatandaş olduklarına inanmayı sürdürmesin diye 1793'te Fransız Devrimi tarafından uçuruldu; Marie-Louise Giraud, Fransız ailesine karsı suç teşkil eden davranışlarda bulunmaktan, yani kürtaj yapmaktan ötürü, 1943'te Paris'te idam sehpasına yürüdü; o sırada giyotin Münih'te bir kız öğrencinin Sophie Scholl'un kafasını, savaş ve Hitler karşıtı el ilanı dağıttığı için kesiyordu: "Ne üzücü," demişti Sophie. "Böylesine güzel bir gün, böyle bir güneş ve ben gitmek zorundayım."
Sayfa 135 - Eduardo Galeano·Kitabı okudu
Ama bir devletin ister kral, ister aziz, ister hayatını gerçeğe adadığına inanan bir fanatik olsun, tek bir bireyde vücut bulması her zaman kötüdür.
Sayfa 24 - Olympe De Gouges·Kitabı okudu
Siz de benim gibi yapın ve sizi dünyaya getirenlerin kaderine ağlayın.
Sayfa 15 - Marki Jean-Jacques de Pompignan·Kitabı okudu
Despotizm dikenlerle ve iğnelerle dolu karmakarışık bir labirentin ortasındaki bir ağaçtır.
Reklam
Reklam