"...1791'de ...bir Kadın Hakları Beyannamesi yayımladı...Olympe de Gouges kadınlar için erkeklerle tamı tamına aynı hakları istiyordu."
"Ne oldu sonuç?"
"1793'te idam edildi."
Gouges, Marie Olympe (1748-93), Fr. Kadın yazar. Fr. Devrimi sırasında çok aktifti, özelikle toplumsal sorunlarla ilgili çok sayıda bildiri ve bir dizi tiyatro oyunu kaleme aldı. İnsan haklarının kadınlar için de geçerli olması gerektiğini savunan az sayıda kişiden biriydi ve 1791'de "Kadın Hakları Beyannamesi"ni yayımladı. XVI. Louis'yi savunup Robespierre'i eleştirme cüretinde bulunduğu için 1793'te idam edildi. (Kaynakça: L. Lacour, "Les Origines du féminisme contemporain", 1900)
"Fransız Devrimi sırasında kadın hakları için en çok uğraşanlardan biri de Olympe de Gouges'du. 1791'de, yani Devrim'den iki yıl sonra bir Kadın Hakları Beyannamesi yayımladı. Yurttaş Hakları Beyannamesi'nde kadınların doğal haklarına çok fazla yer verilmiş değildi. Olympe de Gouges kadınlar için erkeklerle tamı tamına aynı hakları istiyordu."
–"Ne oldu sonuç?"
–"1793'te idam edildi. Ve kadınlara her türlü politik faaliyet yasaklandı."
Kadınlar, daha en başından, "insan ve yurttaşlık hakları" deyiminin kendilerini kapsamadığının farkına vardılar. Olympe de Gouges işte bı yüzden 1791 'de "Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi" ni ilan etti ve o nedenle, "kadın cinsine yakışmayacak biçimde politika yapmaya kalkıştığı için" devrimci mahkeme tarafından giyotine gönderildi.
Fransız Devrimi'nin sembolleri dişidir: mermerden ya da bronzdan kadınlar, kudretli çıplak memeler, Frigya başlıkları, rüzgarda dalgalanan bayraklar.
Ama Devrim, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni ilan etti ve devrimci militan Olympe de Gouges, Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni teklif edince hapse atıldı, Devrim Mahkemesi onu yargılayıp hakkında hüküm verdi ve giyotin kafasını kesti.
İdam sehpasının dibinde Olympe sordu:
"Eğer biz kadınlar giyotin sehpasına çıkma kapasitesine sahipsek, neden halka hitap edilen kürsülere çıkamıyoruz?" Çıkamıyorlardı. Konuşamıyorlardı, oy kullanamıyorlardı.
Konvansiyon, yani Devrimci Parlamento, bütün politik kadın derneklerini kapatmış ve kadınların erkeklerle eşit biçimde tartışmalarını yasaklamıştı.
Olympe de Gouges'un yoldaşları akıl hastanesine kapatıldılar.
Ve onun infazının hemen ardından sıra Manon Roland'a geldi.
Manon, İçişleri Bakaru'nın karısıydı, ama bu bile onu kurtaramadı. Onu doğaya aykırı bir biçimde politik etkinliklerin içinde olma eğilimi gerekçesiyle mahkum ettiler. O, ev işlerini yapmak ve cesur evlatlar yetiştirmek için yaratılmış olan kadın doğasına ihanet etmiş ve burnunu erkeklere ait olan devlet işlerine sokarak ölümcül bir küstahlık sergilemişti. Ve giyotin bir kez daha indi.