10/10
·168 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 22:40
Ömer faruk korkmaz hocanın kaleme almış olduğu ilim talebelerine hatırlatmalar içeren bir eser. Kendimi ömrümün sonuna kadar ilim talebesi gördüğüm için zaman zaman bazı şeyleri unutabiliyoruz bu kitabı unuttuklarımı tekrar tazelemek adına almıştım. İlim sahiplerinin ne kadar şerefli olduğu ayeti kerimede beyan ediliyor. Sıradan insanlar ya da siyasiler vb değil de اولوا العلم ilim sahipleri ifadesiyle rabbimiz ilim erbabını şehadette zikrediyor, bu sebepten ilim sahibi bizzat Rasullah aleyhisselatu vesselam efendimizin de yolunun yolcusu. Bu bakımdan eser oldukça doyurucuydu tam ihtiyacım olduğu zaman diliminde okuduğumu düşünüyorum belkide bu yüzden fazla etkilenmiş de olabilirim.
İlim Talebesinin Yol RehberiÖmer Faruk Korkmaz · Dirayet Yayınları · 20257 okunma
Bir Düğün Sorunsalı
9/10
·380 syf.··
2026 5. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 16:09
Kitabı okumadan önceki ve sonraki kişi olmadigim nadir kitaplardan. Bir düğün ortamı bu kadar mı gerçek yansıtılır. Şimdiye kadar düğünlerde bir şeyler beni hep rahatsız ederdi. Yapmacık haller, gösteriş, birbirlerini suzmeler, dedikodu ortamları vb. bunların hepsi vardı ama bu kadar farkına vararak bu ortamların resmini çıkarabilmek, her karakterin bu kadar güzel iç çözümlemesini yapmak işte inanılmaz bir yetenek bu, kalemine sağlık Adalet Ağaoğlu. Kitabın icerigine gelince düğünde bu sefer ilk kitaba damgasıni vuran Aysel yok. Daha çok Ömer ve Tezel odaklı ilerliyor. Ayselin 30 larin sonlarında başlayan hikayesi bu kitapta 70 döneminin siyasal fotografini da olabildiğince ortaya koyuyor.Diger kitapta karakterleri ve görüşleri az çok belli olan İlhan ve Aysel artık birbirine tamamen tahammül edemez durumdalar bu sebeple Aysel düğüne gelmeyi reddetse de Ömer ve Tezelin İlhanın kızı Ayşen'in hatırına geldikleri düğünde onlar için her şey o kadar çekilmez ki biz de onlarla beraber bu sahte ortamda buruk bir surat ifadesi ile geziyoruz. BiraZ Ömer, biraz Tezel, biraZ Ayşen ve diğerleri oluyoruz. Biraz da Aysel olmak isterdim açıkçası. Ömer'in gözünden bakınca Aysele biraz kızmış olabilirim. Ömer'e karşı bu kadar duyarsız olmasinin sebebini çözemedim onun gözünden bunun cevabını merak ediyorum, üçlemenin son kitabı çok begenilmese de gözümde Ayseli haklı çıkarmaya da çok ihtiyacım olduğu için okuyabilirim gibi geliyor. Sonuç olarak bayıldım. Hızlı okunan bir kitap değil okumasi biraz zaman alabiliyor, zaten almalı ki kitapta yabana atılacak bir sözün olmadığı anlaşılsın.
Bir Düğün GecesiAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,902 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim fav fantastik türk yazarlarımda ilk ikiye rahat girer
8/10
·320 syf.··
2025 65. kitabı
Bu kitaba inceleme yazmayı bayadır aksatıyordum hazır bu yıl okuduğum kitaplar listesi yapıyorum madem öyleyse bunun da incelemesini yazayım. Aslında normalde incelemeleri listede verecektim ancak bu kitap için uzun bir inceleme gerekliydi. Biraz da bu yüzden şimdi yazıyorum. Baştan diyeyim ben bu kitabı beğendim güzeldi. Ancak beğenmediğim, geliştirilebilir yerleri de fazla bu yüzden bu kitap için bence en ideal yer 8 puandı zaten sekiz benim için iyi ancak daha iyi olabilirdi kısmı burada ise nelerden rahatsız oldum neler daha iyi olabilirdi onlardan bahsedeceğim. İlk olarak konudan girmek istiyorum şimdi konu kısmı benim için tatmin eden ancak yer yer hayal kırıklığına uğratan bir ikilemde bıraktı. Biliyoruz ki bu kitabın bir ana hikayesi ve o ana hikaye etrafında şekillenen hikayeler var. Ben açıkçası ana hikayemizin konusuna ve özgünlüğüne bayıldım hatta ozan olayı aklıma Dedekorkut'u getirdi. (Pek bir alakası yok belkide ama onunda diyar diyar dolaşıp isim verip efsanelere falan konu olması, sonra bazı rivayetlere göre kapuzunu çalmayı bıraktığı an ecelin gelip onun canını alacağı inancı falan var ya aklıma direk onu getirdi.) Kısaca ben konuyu gördüğüm gibi dedim ki ben bu kitabı okumalıyım ve hakikaten de kitabın başlarında peri kraliçesi hikayeleri anlatmadan önceki kısımlarda inanılmaz eğlendim. Ki bence baştaki ozan kısımları da gayet yeterliydi. Ve benim kitapta en beğendiğim kısımlardan biri oldu. Peki geliyorum hikayelere konusu bakımından çok özgün bulduğum bazılarında ise ben bunu daha önce başka bir yerde gördüm hissine kapıldığım bazılarına da keşke devamı olsa dediğim çok başarılı olanlar da vardı.Yani burdan bir artımız. Sadece bana bazıları konu bakımımdan özgün bir biçimde gidecekken harcanmış gibi geldi o kadar. Gelelim işleyişe işleyiş
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025628 okunma
6/10
·304 syf.··
2025 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 20:57
Maud Ankaoua’nın Fransa’da bestseller olan ‘Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü’ kitabı, kendini bulma yolculuğuna çıkan bir kadının hem kendisini hem de hayatının aşkını bulması gibi klişe bir konudan yola çıkıyor. Beğenildiğini görünce farklı beklentilerim olmuştu ama ‘Bir Çift Yürek’ kitabının neredeyse aynısıydı. Orada Kızılderililer ile Avustralya’ya yolculuğa çıkarken, burada Nepal’e gidiyor. Karşılaştığı her kişinin Kurtlar Vadisi’ndeki Ömer Baba gibi olması, uzun ve didaktik konuşmaları beni biraz sıktı açıkçası. ‘Zihnini özgür bırak, anda kal, öfkeni yen, egonu kır’ gibi cümleler ve her konuya uygun hikayeleri okurken nirvanaya ulaşamadım aksine tamamen uzaklaştım ve bazı yerlerde kafamda ooo nambır nambır çalıyordu. Ben kendini bulma yolculuğunun biraz da coğrafyaya bağlı olduğunu düşünüyorum. Biz ülke olarak bireysellikten ziyade toplum bazlı yaşadığımız için ülke gündemiyle o kadar doluyuz ki eve sağ salim vardığımız her güne şükredip, sabah bir felaket ve acı ile uyanmadıysak oh be diyoruz. Bu yüzden içsel yolculuk olayları bize biraz uzak kalıyor sanırım. Sonuç olarak kitabı yanlış zamanda ve yanlış yaşta da okumuş olabilirim çünkü şuan kendimce içsel yolculuğumu ve dönüşümümü de tamamladığımı düşündüğüm yaştayım o yüzden bana geçmemiş olabilir.
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma
Dile getiremediğim çoğu şeyin kitaplaştırılmış hali...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 18:36
Dile getiremediğim her şeyi her sayfasında haykırıyordu sanki Hamza. Dile getiremediğim, yazıya dökünce de kendimi açıklayamıyormuş gibi hissettiğim her şeyi... O yüzden bu kadar uzun sürede bitirmiş olmama rağmen çok sevdiğim bir kitap oldu. Bu kadar uzun sürede bitirmemin nedeni de bu süre zarfında doğru düzgün kitabın başına oturamıyor olmamdı. Neyse. Kitabın içeriğinden kısaca bahsedecek olursam: Yazar kendi döneminde ülkede olan sorunları bazen üstü kapalı bazen de direk dile getirerek bahsetmiş, ama o zamanın sorunları olmasına rağmen bence o sorunlar hiçbir zaman o zamanda yani geçmişte kalmamış hâlâ daha günümüzde de devam ettiğini düşünüyorum ben. Modernizm, kapitalizm ve bunu gibi şeylerin topluma etkilerinden bahsetmiş yazar, toplumu nasıl değiştirdinden ve Müslümanlıktan nasıl uzaklaştırdığından... Ve bunu mizahi bir dille aktarmış. O yüzden bazı yerleri okurken resmen sırıtarak okumuş olabilirim, eheheheh. Burada hepsini paylaşamadım ve ne zaman paylaşırım bilmiyorum ama o kadar çok yeri işaretledim ki kitapta anlatılmaz, yaşanır. Bölümlerin sonundaki masalsı, hikayemsi yazılarda çok güzeldi. Yazarın sözlük kısmı diyeyim ben. Kitapta yazar bize, okuyucuya birçok mesaj veriyordu alttan alta ve bazen de göndermeler yapıyor, bazen de üstü kapalı çok güzel bir şekilde eleştiriyordu. Anlayan anlar :) ama bazıları anlamayabilir ya da bilerek görmezden gelebilir :) Bu kitap bazılarının düşüncelerine, algılarına ters olabilir ve kişi o yüzden kitabı hiç beğenmeyebilir hatta bazılarımız kitap için, ne anlatıyor ya bu? Da diyebilir ama anlayana ve bilene çok güzel dersler veriyordu yazar. O açıdan ben çok beğendim. Ve bu yüzden de kitabı kendi düşüncelerimizi bir kalıp yargı gibi düşünerek okumak yerine yazarın bakış açısıyla ya da bahsettiği şeylerin tarafından
HamzaÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 20213,240 okunma
10/10
·440 syf.··
2025 28. kitabı
#pandadiyorki Zamanın Unuttuğu Kadın: Leyla//Kitap yorumu . İki farklı yüzyıl, iki farklı Leyla. 1900lü yıllara, II. Abdülhamid zamanına götürüyor ilk Leyla bizi. Saray hekimi olan babasının destekleri ile iyi eğitim almış, Fransızca konuşabilen, zamanının hatırı sayılır ressamlarından biri olan Fausto Zonaro'dan resim dersleri almış mükemmel bir kadın o. İdealleri ve hayalleriyle son derece naif bir karakter olan Leyla, babasının vefatından sonra üvey annesinin de ısrarıyla Rıza ile evlendiriliyor. Fakat Leyla'nın içinde öyle bir cesaret öyle bir ateş var ki bu onu çok tehlikeli bir dilemmaya sürüklüyor. Şimdi önünde iki seçenek var. Leyla, sürgünden dönen kardeşi Fuat'ın teklif ettiği son derece tehlikeli görevi kabul edip saraya sızacak mı yoksa babasının ölene kadar bağlı olduğu Padişah'a ihanet etmeyi kabul etmeyip kardeşine sırt mı çevirecek ? Ve 2000li yıllara gidiyoruz. Bir diğer Leyla ailesinin baskısından kaçmak için evlendiği Ömer ile mutsuz bir evliliğin içinde sıkışmış durumda. Kendi hisleri ile boğuşurken şans eseri tanıştığı Hakan'ın bulduğu bir mektup belki de hayatını değiştiriyor. II. Abdülhamid dönemine ait mektup her adımda onları birbirine bağlarken buldukları ipuçları, 1900lerin Leyla'sı ile kesiştiriyor yollarını. Leyla'nın mezar taşında gördükleri sembol ile işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Bu macerada Leyla başka bir Leyla'nın adımlarını takip ederken kendine doğru da bir yolculuğa çıkıyor. . Kitabımız iki farklı zaman çizgisinde ilerliyor ve siz tarihi bir roman okumayı beklerken Da Vinci'nin Şifresi ayarında bir macera beklemekte sizi köşe başında. Her bölüm puzzle'ın kayıp bir parçası. Siz ilerledikçe onlar da zihninizdeki yerlerine oturuyorlar. Ve önünüzde kocaman bir resim beliriyor. Bu yolculukta yanlız da değilsiniz.
Zamanın Unuttuğu Kadın: LeylaGülsüm Kınıkoğlu Başer · Destek Yayınları · 2025111 okunma