Türk modernleşmesi, Tanzimat, I. & II. Meşrutiyet dönemleri, 1. D. S. Türk Kurtuluş Savaşı, Atatürk'ün Cumhuriyeti ile ilgilenir(1839- 1938)Kendi halinde yazar.
1461 Sonbaharında portre ressamı Matteo dei Pasti'nin İstanbul'a çağrılması söz konusu olmuştur. Matteo dei Pasti, İstanbul'a giderken Roberto Valturio'nun yazmış olduğu De re Militari adlı eseri pâdişaha takdim edecekti. Venedik buna engel oldu. Girit'te yakalanıp eser ve Adriyatik memleketlerinin haritasıyla birlikte mahkemeye sevk edildi. Babinger bir notunda ( s.78, not 132) Fâtih'in hizmetinde birçok İtalyan sanatkârın bulunduğunu belirtmektedir.
Otman Baba menâkıbnâmesi, Eflâkî'nin Menâkıbu'l Ârifin veya Menâkıb-i Gülşenî gibi tarihî bir kaynak niteliği taşımakta olup folklorik nitelikli öteki menâkıbnâmeler(mesela Saltuknâme) çeşidinden farklıdır. Tabii, bu menâkıbnâmede de dervişler hakkında alışılmış basmakalıp olağanüstü kerâmet hikâyeleri vardı; bunlar bir yana bırakılır ve eser tenkitli bir biçimde kullanılırsa, onun değerli bir tarih kaynağı olduğu ortaya çıkar
Tursun Beg'in belirttiği ikinci önemli nokta, "şükür" , yani Tanrı'ya karşı hükümdarın ödevidir. Tursun Beg daima pendnâme literatürünü takip ederek Tanrı'nın bu "ulu nimeti" karşılığında hükümdarın da ahlâk ve minnet borcu olduğunu belirtir.
Tursun Beg belirtir ki, herhangi bir toplumda huzur, sükûn ve barış bir otorite sahibinin, pâdişahın varlığına bağlıdır. Tanrı insanlar arasında birini yüksektir ve ona bu yüksek otoriteyi bağışlar. Ona büyük küçük herkes baş eğmek zorundadır. İtaatsizlik, Tanrı'nın iradesine karşı gelmektir. İlâveten, bilfiil padişahımız II. Bâyezid, Tanrı'nın "inâyeti ve teyîdî ile" hükümdar olmuştur ve "bu genel gözleme" hükmüyle herkesin kendisine itaat etmesi "farz-ı ayın"dır. Mutlak yerine getirilmesi gereken bir ödevdir.