Özlemekle ilgili çok konuştum, yazdım, düşündüm. Nasıl olur da bir his, bir insanı aynı zamanda hem ağlatıp hem gülümsetip, hem içinde aptal toynaklı yaratıklar koşturup hem de uçsuz bucaksız siyah bir denizin ortasında zavallı bir yaprakmış gibi titretir diye çok kafa patlattım. Ama düşüncelerimin sonunu hiçbir zaman getiremedim.
Sonra özlüyorsun işte...Onunla çok şey de yaşamış olsan, henüz neredeyse hiç bir şey yaşamamış da olsan, bir gün önce de görsen, hiç görmemiş de olsan, çörekleniyor içine o melun his...
Birbirinden harika kısa öyküler...Hem de kalbinize dokunacak farklı yazarlardan romantik öyküler... Bozcaada'da hiç bulunmadım, ancak her bir öyküde yokuşlar, meyhaneler, sahiller, yel değirmenleri gözümün önünde uçuştular. O halde valizler hazırlansın, rota oluşturuldu. İlkbaharda Bozcaada'ya gidiyoruz :)