Ömer Yüksel

Ömer Yüksel
@omeryuksel
Gastronomy and Culinary Arts Food and Beverage Services Teacher Geography
Teacher / Chef /☭
Master of Arts
Antalya - Ardahan - Ordu
Fatsa
265 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şiire başlama ve etkilenme üzerine
Orhan Veli olsun, çevresindekiler olsun, birer küçük burjuvaydılar. Hem de İstanbul burjuvası. Düşünce ve davranışları, kendilerine örnek seçtikleri Fransız şairlerinin paralelindeydi. Oysa ben Doğuluyum. "Az gelişmiş değil", sömürülmek için kasıtlı olarak geri bırakılmış bir ülkenin, aşiret töreleriyle yetişmiş bir çocuğuydum. Sömürgeci Fransız toplumunun, bohemi, serseriliği ve gerçekten kaçma çabalarını kutsayan şairleri, elbette beni ırgalamazdı. Halkımın duygularına ve çıkarlarına yabancı ve aykırı olan bu moda akımından başka bir şiir akımı yok muydu? Vardı kuşkusuz. Nazım diye bir okyanus vardı. Rıfat Ilgaz, A.Kadir, Suphi Taşhan ve Abdülkadir Demirkan gibi yürekli ağabeyler de vardı. Bunlar, hapiste ya da sürgündeydiler. Şiire yeni başlamış devrimci bir delikanlının karşısına Nazım'ı dilerseniz, çocuk ya paniğe kapılır ve ters akımların uydusu olur, yahut ezilir, kötü bir kopyacı kesilir. Hidrojen bombasına karşı Kürt hançeri ne yapabilir?
Sayfa 171 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
33 kurşun
Vurulmuşum Dağların kuytuluk bir boğazında Vakitlerden bir sabah namazında Yatarım Kanlı, upuzun... Vurulmuşum Düşüm, gecelerden kara Bir hayra yoranım çıkmaz Canım alırlar ecelsiz Sığdıramam kitaplara Şifre buyurmuş bir paşa Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler değil Domdom kurşunu Paramparça ağzımdaki... Ölüm buyruğunu uyguladılar, Mavi dağ dumanını Ve uyur - uyanık seher yelini Kanlara buladılar. Sonra oracıkta tüfek çattılar Koynumuzu usul usul yoklayıp Aradılar Didik didik ettiler Kirmanşah dokuması al kuşağımı Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Sayfa 112 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Adiloş Bebe
Doğdun Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem Hasta düşmeyesin diye Töremiz böyle diye Saldır şimdi memeye Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazılmış, Bu da sabır Ağıtlardan süzülmüş, Sarıl bunlara Sarıl da büyü...
Sayfa 89 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Hasretinden Prangalar Eskittim
Seni, anlatabilmek seni İyi çocuklara, kahramanlara Seni, anlatabilmek seni Namussuza, haldan bilmez Kahpe yalana Ard arda kaç zemheri Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarıda gürül gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım Kaç leylim bahar Hasretinden prangalar eskittim Saçlarına kan gülleri takayım Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni Dipsiz kuyulara Akan yıldıza Bir kibrit çöpüne varana Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin Yitirmiş öpücükleri Payı yok, apansız inen akşamdan Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene Seni, anlatabilsem seni... Yokluğun cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini...
Sayfa 88 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Leylım Leylım
İşte kan tutmuş korsanlar, Haramla beslenmiş azgın Düzmece peygamberler Ve cüceleri Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı İşte bir kez daha Bu can bedendeyken Delin, divanenim işte Uyyy gelin... Bu yasaklar Firavun kalıntısı Yoksun Akdan - karadan Gizline, canevine kurulu faklar Gün ola, umut kesip korkunç yetinden Murdar tutkusuna dünyasızlığın Gün ola, düşesin bekler Düşme! Ölürüm... Gözlerinden, gözlerinden olurum...
Sayfa 83 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam