Ömer Faruk ÖZMEN

Ömer Faruk ÖZMEN
@omrfarukozmen
Mekatronik Mühendisi & Yazılım Uzmanı
Yüksek Lisans
İstanbul
44 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·382 syf.··
2020 88. kitabı
Şiir tadında bir Âdem ile Havva hikayesi, Habil ile Kabil manzumesi... Damağımda ve hafızamda kalan leziz tadı ile #okudumbitti diyorum. Adem’in dünyaya inişi ve merakı, heyecanı,telâşı... En nihayetinde yalnızlığı ve yalnızlığının son noktası Havva ile karşılaşması... Ona bakışı... Yasak elma sonrası Allah’a yakarışları... Şeytanın sırrı... İçine hasetlik çöken Kabil’in elindeki taş, Habil’in gözünde yaş, içinde masumluk... Cennet de cehennem de bizim içimizde , okudukça ve sevdikçe var olalım her iki cihanda, illâ... Ve; “Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için: Bir: Kelimeler İki: Aşk Üç: Annelik duygusu Kelimeleri Âdem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı ikisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısını Âdem sırtlandı, aşkın yarısı Havva’ya kaldı.” Onlar gibi aşklarını sırtlananlardan olalım her daim... Bütün insanlığın hikayesinin Adem’de özetlediğini hissettiren ve fark ettiren etkileyici bir eser. Huzur arayanlara şiddetle tavsiye 
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·392 syf.··
2020 87. kitabı
Aşkın bilgisi olmaz, hakikati olur. Aşkın hakikatini de insan kalbinde keşfeder. Akleden kalpler keşfedicidir,’’ diyen yazar, seni sana hatırlayan ve hatırlatan kitabı ile kalplerinizi gerçek olan manaya açacaktır. Öyle bir açacaktır ki; gönülden gözlere yol olacaktır gözyaşları bu sevda hikâyesinde. Asıl sevdanın ‘’bir’’ olana olduğunu hatırlatarak! O zamanlar korkunun diğer adıdır Mekke. Taşında, toprağında nice işitilmedik çığlıkları toplayan bir çöldür. Her şeyin adı töre, cehalettir. O döneme o yüzden Cahiliye denmiştir. Kız çocukları ya bir kuyuya canlı canlı atılır ya da bir çukura diri diri gömülürdü. Hz. Muhammed o dönemlerde cahil toplumun bu vicdansız, insanlık dışı töresini nasıl yıkacağını düşünür, kız çocukları için içli içli ağlardı. Takdir-i İlahi bu ya üç kızı olmuştu Peygamberin. Mekke halkının dilindeydi, dalga geçip hor görüyorlardı ve dördüncü kızı da olmuştu. Eşi Hz. Hatice’ye danışarak son kızına ismini vermişti. Kâbe’de ilk doğum yapan ve yetim kaldığında Hatice’ye annelik yapan kadının adını vermişlerdi: Fatma. Mekke’de ki sıkıntı, kuraklık Hz. Muhammed’in amcası Ebu Talip’in durumunu çok etkilemişti. Onun yükünü hafifletmek için diğer amcaları ile bir karar verdiler. Her biri Ebu Talip’in bir oğlunun bakımını üstlenecekti ve Ali, ismini verene, Hz. Muhammed’e verilmişti. Peygamber Efendimizin yaşları gelen kızları, bir bir yuvadan uçmuştu ve evde iki çocuk kalmıştı. Fatma ve Ali. Ergenliğe yeni girdiği dönemlerde, Ali bir akşam su içmeye kalktığında ışık görür. Varıp baktığında kapının aralığından kadınların ilk Müslümanı Hatice’yi ve biraz önünde duran amcası Muhammed’i görür. Kısa süre sonra kendi de fark edilir. Ne yaptıklarına akıl erdiremeyen Ali’ye şefkat içinde namazı ve neden kıldıklarını anlatır amcası. Kurtuluşa erenlerden olması
Aşkın Meali 3 - Hz. Ali ve FatmaSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 20161,713 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2020 86. kitabı
Bir kitabı okumaya başladığımızda bir çok niyetimiz olabilir; Belki bir dostun tavsiyesi, belki bir merak sonrası alınan yahut okumak için okunan bir kitap olabilir.Kitaba başladığımız an , (doğal olarak) okuyup bitirmek amacımız. Ama değerli eserleri okurken yaşadığımız çoğunlukla, her sayfayı okuyarak ilerlerken bitmesini istememek.Sizi bilmem ama ben bunu çok yaşıyorum.Heyecanla okuyor,sonunu merak ediyor ama kalan sayfaların azaldığını görünce ara vermek isteyip bitmesini istemiyorum.İşte bu duyguları yaşatan bir kitap da ''Katre-i Matem'' oldu benim için.Kitap hakkında çok fazla yorum yapmıcam sadece; İlk başlangıçta (konuyu bilmediğimiz için) sıkıcı gelen dizelerle karşılaşıyoruz. İskender Pala'nın usta kalemini bilmesem kesinlikle başlangıçtaki sıkıcılıktan dolayı okumayı bırakırdım.Tam bir sabır isteyen kitap (Başlangıçta) .Bu demek değil ki ustanın kalemi kötü.Aksine müthiş...Kitap gerçekten çok iyi kurgulanmış. Aşk, intikam, ihanet, sır gibi birçok kavramı bir araya getirip bir de bunu tarihle harmanlayabilmek gerçekten büyük maharet gerektirir ki bunu yazarımız fazlasıyla da başarmış. Kısacası mutlaka okunası kitaplarından biri.Ne kadar konusunu anlatsam okumadan anlaşılmayacaktır ki hiç bir söz O ustanın dizlerini anlatmaya kâfi değil.Okuyan arkadaşları tebrik eder, okumayanlara şiddetle tavsiye eder ve iyi ki okumuşum derim.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2020 85. kitabı
Bir zamanların sanat ve eğlence merkezi Beyoğlu, önceleri büyük burjuvazi kesimine hitap ederken, o eski nostaljilerin bittiği, erkek egemenliğin hakimiyet kazandığı, mafya, uyuşturucu çeteleri, fuhuş ve bir çok kötülüğün kol gezdiği bir yer haline gelen, rant peşinde koşan aç köpeklerin talan etmesiyle yok olan, zamanında her kesimden insanın bir parça nefes aldığı ama şimdi betonların arasında kalan yine de her kolu bir yere ulaşan Beyoğlu. Ahmet Ümit Beyoğlu’nun En Güzel Abisi eserinde İNCE İNCE işlemiş olanları, kurgu değil yaşanan gerçekler, ne eksik ne fazla. Sinsi sinsi insanları ele geçiren bir sistem. Oradan oraya savrulan hayatlar, hayatta kalma mücadelesi veren kadınlar, Namus ve şeref kavramının racon kesme ile eş değerde görüldüğü, para dışında hiçbir şeyin mantıkla düşünülmediği ve neyin iyi neyin kötü olduğu düşünülmeden sadece menfi çıkarlar uğruna yapılan onca yanlışlar silsilesi. Doğru olan her şeyi bilen ama uygulama da sisteme yenik düşen Talus’un ırmağındaki suyu kana kana içen zavallı insanlar. Karşıdaki insanın duygularının ne olduğuna bakmadan kaybederek kazanılan aşklar, et parçası uğruna feda edilen onca değerler. Aşk adı altında kadınlık gururunu ayaklar altına alan insan kadınlar. Aşk aşk aşk…. Uğruna cinayetler işlenen kötülüğün efendisi, aynı zamanda insana en güzel duyguları yaşatan mutluluğun da efendisi. Eşi ve kızını kaybeden bir komiser, onların gölgesinden kurtulamayan ama yaşamında devam ettiği gerçeğini bilen, kokuşmuş sistemde değerlerini yitirmeden ayakta kalma mücadelesi veren bir insan adam. Tarlabaşı’nda yılbaşı akşamı işlenen bir cinayetle gelişen ve bir düzine insanın öldüğü Beyoğlu’nun arka sokaklarından yaşayan her kesit insanın yaşantısından örnekler verilen sürükleyici, kolay anlaşılır dilde yazılmış ve okurken insanı
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,5bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2020 84. kitabı
Bir Dan Brown kitabı daha bitti, geç oldu ama bitti. Her zaman ki merak uyandırıcı satırlar,mekanlar,tarihten günümüze gelen gizemler ve bunların harmanlandığı bilimsel gerçekler. Adamın her kitabı mı sürükleyici olur? Yani kurguyu düşündükçe üstün zekanın sınırları ile deliliğin sınırlarını harmanladığını düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Yine başrolde sanat prof. Robert London ve yine yanında güzel bir kadın Sienna Brooks. Hikaye London'ın gözlerini bir hastane odasında ,kafasında kurşun yarası,dikişler ve 2 günlük hafıza kaybıyla açıyor ve soluksuz macera başlıyor.Kitabın tamamı 2 günde geçiyor,farklı mekanlar ve farklı karakterlerin dilini anlayana kadar kitabı yarılıyorsunuz ki zaten kitap 103 bölümden oluşuyor yani uzun uzun sayfalar okunmadan bölüm atlayıp bir sonraki bölümde farklı bir bakış açısı görebiliyorsunuz. Kitabın son 150 sayfasına hiçbirşey diyemiyorum. Tamam adam her daim sağ gösterip sol vururda , üst üste 3 kez de yanılmaz ya insan,bir bölümde olayların kurgusunu öyle bir değiştiriyor ve açıklamalar yapıyor ki "yuhhh" diyorsunuz Dante bu kitabın kalbi daha doğrusu "İlahi Komedya"sı.Bu sefer "Melekler ve Şeytanlar" daki gibi kanlı sahneler yok, bu sefer hiç aklımıza gelmeyecek ama durup düşününce ,özellikle kitabın sonunu okuduktan sonra bi durup "ya gerçektende böyle bir felaket kapımızda,naparız" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu sefer sorun insan nüfusunun artış oranı,bir kaç nesil sonra tüm kaynaklarımızın son bulup kendi kıyametimizi hazırladığımızı öne süren bir düşünce ve uygulamaya konulan fikirler. Ben çok beğendim,bu adamın tüm kitaplarını çok severek okudum,film uyarlamaları da çok güzel oluyor ve bu kitabın uyarlaması yapılacağını duymak çok güzel.
CehennemDan Brown · Altın Kitaplar · 201329,8bin okunma