📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışıklar söner, her şey darmadağın olur.
Öyle bir kitap okudum ki, 500 sayfa daha okusam verdiği hazza doyar mıydım bilmiyorum. Tarihi romanlara ilgim üst düzeydedir, bazıları ise geçmişi anlatmakla kalmaz, zaman makinesiyle yolculuk yapıp o döneme gitmiş gibi hissettirir.
İşte Fedailerin Kalesi Alamut da böyle bir kitap.
Alamut, "kartal yuvası" demek. Sarp kayalıkların tepesinde bulunan, ele geçirilmesi zor, muhkem bir kale. Hasan ibni Sabbah, bu kalede Şiiliğin İsmaili koluna mensup bir örgüt kurar. Bu örgütte üst düzey askerler, yöneticiler ve müderrisler bulunur. Askerler sıkı bir disiplinle ilmî, dinî ve askerî eğitim alır.
İsmaili öğretiye göre Peygamber soyundan İsmail, yedinci imamdır. Ahir zamanda zuhur edecek olan Mehdi, İsmail soyundan gelecektir. İsmaililer, Sünnileri topyekûn kâfir ilân ettikleri gibi diğer Şii akideleri de hak yolda olmadıklarını düşünerek tenkit ederler. Vladimir Bartol, Şiiliğin bütün bilgi ve hissiyatını ayrıntılarıyla romanında işlemesine rağmen romanda Sünni inancı ve Sünnilerin ehli beyte bakışını yansıtan bilgiler bulunmamaktadır. Konuyu on yıl araştıran ve İran'da yaşıyormuşca tarihe, kültüre ve dine hakim olan yazarın bu konuyu görmezden gelmesine anlam veremedim. Ayrıca Türklerden, "Türkistan'dan gelen at hırsızları" şeklinde bahsedilmesi, Alamut'u alamayacağını fark eden Türklerin korktuklarının ve savaşmamak için bahaneler ürettiklerinin vurgulanması, Türklerden sadece sayısal üstünlükleriyle başarılar elde eden bir millet algısının yaratılması tarihsel gerçekliğe aykırı, subjektif bir tutumdur. Bu bakımdan romanın tek yönlü olduğu düşüncesindeyim.
Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk üç samimi arkadaştır. Hasan'ın onlara açıkladığı yüce bir amacı vardır. Selçuklu'yı yıkmak ve Türkleri İran'dan kovmak. Üç arkadaş, bu amacı gerçekleştirmek için çalışacaklarına