Sanki çocukken hiç deneyimlemediğim duyguları Elena’da keşfediyordum ve bunun sebebi yaşım ya da daha önceleri neredeyse çocuk olmam değildi, çünkü bu duyguların var olduklarını bile bilmiyordum melankoli,sanatsal coşku,uyuşukluk ve belki de kısmen doğruydu, belki de bazı duygular gerçekten burjuva icadıydı (bu düşüncem burjuvazinin de bazı duygulardan -mesela öfke ve şefkat -yoksun olduğunu fark etmemden öncesine rastlıyor henüz bunu fark etmemiştim.)
Elena zamanın bir değişkeni haline gelmişti; varlığı zamanı hızlandırıyor, yokluğu yavaşlatıyordu-aşkın ve dostluğun tanımı tam da bu değil midir zaten?
Yirmi altı artı birkaç aydır hayattayım, birçoğuna göre önümde uzun bir ömür uzanıyor ve henüz hiçbir şey başlamadı, ama ben uzun zamandır gereğinden fazla şey yaşadığım izlenimiyle yaşıyorum; yazma ihtiyacımın bu kadar derin olmasının sebebi de bu sanırım, galiba geçmişi yazarak sabitlemeye çalışıyor ve bu sanırım, galiba ge geçmişi yazarak sabitlemeye çalışıyor ve bunu geçmişten kurtulmanın bir yöntemi olarak uyguluyorum; belki de tam tersine, geçmiş içimde o kadar derinlere kök salmış durumda ki,beni her an her fırsatta kendinden bahsetmeye zorluyor beni çoktan ele geçirdi ve ben ondan kurtulduğumu düşünerek sadece varlığını ve hayatım üzerindeki etkisini güçlendiriyorum,belki de çoktan kapana kısıldım -
bilmiyorum.