Kübra

Kübra
@onereader
44 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Değişim Hakkında
Puan vermedi·248 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 12:30
Adam Philips “Değişmeyi İstemek Üzerine” kitabında değişimin aslında dönüşüm olduğunu söylemişti. Çünkü bir benlikten oluştan yeni bir şey değil ancak o varoluşun başka bir versiyonu ortaya çıkacağı için insanın ancak dönüşebileceği söyler.Bu kitapta Eddy nin içinde bitmek bilmeyen başka biri olma arzusunun peşinden gidişi hayatının bir panoramasını gördüm.Ama savaşı hiç bitmemiş gibiydi.Çünkü değişmek/dönüşmek için bence ilk aşama kabullenmek,kabullenmediğimizde kendi gerçeğimizi ve dünyanın gerçeğini, değişime yönelik atacağımız adımlar kendi benliğimizde uzaklaşıp başkalarının gerçeğine göre değişmek demektir.Biraz da sınırlarımızı bilebilmek gerekir gibi geliyor bana sistemi ,nedenleri ve sonuçları baştan değiştiremiyoruz. Onun için kendi var oluşumuzla doldurabilmek gerekiyor tüm bu dünyayı.Bunun için de kendi var oluşumuzu iyi ve kötü yanlarıyla ne kadarı çevreden ne kadarı kendi mizacımızdan geldiğini anladığımız davranışlarımızla hayatı yaşamak gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu davranışları tetikleyen düşünce kalıplarını tekrar tekrar baştan düşünmek anlamak gerekiyor.Kısacası kendi içimize arzularımıza, sevgimize, öfkemize,acılarımıza ve bazen merhametimize cesaretle bakmak gerekiyor aynı zamanda.
Edebiyat
DeğişmekÉdouard Louis · Can Yayınları · 2025357 okunma
Reklam
Kırılma
8/10
·448 syf.··
2025 1. kitabı
Tarih kitapları genellikle savaşları ve felaketleri uzak, toplumsal bir bakış açısıyla, olaylar zinciri ve neden-sonuç ilişkisi içinde sunar. Örneğin, İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japonya'ya atom bombası attığını ve bunun savaşın seyrini değiştirerek bitişini hızlandırdığını biliriz. Ancak bu atom bombasının yarattığı trajediden ve on binlerce insanın kişisel hikayelerinden haberdar olmayız. Andrés Neuman'ın Kırılma romanı ise tam da bu noktaya odaklanarak, felaketin ardında kalan insanların hayatlarına nasıl devam ettiğinin derinlikli bir portresini çizer. Roman, Watanabe'nin kişisel hayatı üzerinden ilerleyerek, Japon toplumunun hesabı sorulamayan veya sorulması büyük cesaret isteyen bir felaketle nasıl yüz yüze kaldığını gözler önüne seriyor. Bu süreçte, acının toplumsal hafızada nasıl yer ettiğini ve ülkenin bunu dünya barışı için bir dönüm noktası gibi algılama çabasını, büyük bir fedakarlık örneği olarak algıladığını net bir şekilde görüyoruz. Kitapta sadece atom bombası değil, birçok felaket ve toplumsal olaydan bahsediliyor. Bu olayların kolektif hafızadaki yeri ve ardından bireysel olarak insanların hayatını ne derece değiştirdiği çarpıcı bir şekilde ortaya konuluyor. Nitekim, Watanabe'nin yersiz ve yurtsuz, ordan oraya gidişleri, kalıcı bağlar kuramaması ve ülkesinin bu acıyla yüzleşememesi gibi kendi içinde bu acının yükünü daima taşıması, onun kişisel trajedisini görünür kılıyor. Atom bombasından sonra ülkesini terk eden Watanabe, belki de bu yüzden kitabın sonunda Fukuşima felaketinden sonra yaşadıkları yeri terk etmeyip orada kalan insanların hayatını görmek ve onlarla konuşmak istemiştir. Bu durum, onun içindeki yükü bir nebze olsun hafifletme ve sağaltma imkanı bulma umudunu taşıdığını gösterir. Kırılma, tarihi olayların birey üzerindeki yıkıcı
Edebiyat
KırılmaAndrés Neuman · Üç Nokta Yayınları · 2022262 okunma
Tatar Çölü’nün Düşündürdükleri
9/10
·232 syf.··
2023 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2023 23:43
Dino Buzzati Tatar Çölü Drogo ve arkadaşları Bastiani Kalesi’nde Tatar Çölü’nden düşman birliklerinin gelmesiyle birlikte ortaya çıkacak savaşı ve en nihayetinde kahraman olmayı bekleyerek günlerini geçirirler. Bu bekleyiş Drogo için ilk zamanlarda anlamsız olsa bile günler geçtikçe o da bu beklenti içinde kendini buluverir.Bu insanın her sabah uyanmasını ve o gün hayatında farklı bir şeyler olacak umudunu içinde taşıyarak işine gitmesine ve eve yorgun argın döndükten sonra hayatında farklı bir şey olup olmadığını düşünemeden yatıp uyuması çaresizliğini hatırlatıyor. Yarınlara yatıp dünlere uyanan milyonlarca insan var dünyada . Buradaki en büyük yanılgı bu büyük değişikliğin sadece dışarıdan gelecek olaylara bağlı olduğunun düşünülmesi oysa hayatımızdaki büyük değişiklikler çoğu zaman kendi çabalarımız sonucunda aniden değil adım adım ortaya çıkmaktadır. Nietzsche “Umut en büyük kötülüktür, çünkü işkenceyi uzatır.” demiş eğer insan umudumunu başkalarına değil kendine yöneltirse bu sözün oluşturduğu sınırlamadan kurtulur ve yaşamak istediği hayatı daha erişebilir bulur. Yaşanacak günleri düşünerek şu anı heba etmeden geleceğimizi oluşturacak fırsatlara cesaretle atılırsak Drogo’nun yaşamın kıyısından geçip giden talihsiz yazgısına ortak olmadan yaşamı en canlı noktasından yakalayabiliriz belki de.
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2022 11. kitabı
Hepimizin bildiği 1789 Fransız İhtilali'ni tüm iç yüzüyle gözler önüne seren bir roman. Devrimden önce yaşanan Fransa 'daki açlığı, sefaleti ve sınıf ayrımını devrimin ayak sesleri olarak nitelendirebiliriz. Bu durum"Halk için halka rağmen " sloganıyla Jakobenler tarafından devrimi başlatmıştır. Ancak halk adına başlayan devrim kendi içerisinde radikalleşerek acımasızlığın ve zalimliğin temsilcisi haline gelmiştir. Tüm bunlar birbiriyle geçmişteki günahlarla bağlanmış olan karakterler çevresinde ayrıntılı biçimde ele alınmış. Her karakterin hikayesi derin ve ilgi çekiciydi ancak Mr. Carton'ın hikayesi hüzün vericiydi. Hiçbir zaman gerçekten kendisi olarak yaşamaya cesareti olmayan ve birilerinin gölgesinde yaşamayı kendine şiar edinmiş bu karakter bize ölçüsüz fedakarlıkların benliğimizi silikleştirerek bizi yok ettiği gerçeğiyle yüz yüze bırakıyor.
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
Başka Bir Zaman
8/10
·150 syf.··
2022 4. kitabı
Kurgusu çok farklı bir kitap, birçok kitapta sayfalar ilerledikçe karakterler, olaylar, zaman ve mekan anlaşılmaya başlar. Ancak bu kitapta sayfalar ilerledikçe zaman ve mekan derinleşerek birbiri içine geçen katmanlar halini alıyor adeta. Bunu anladıktan sonra olayları ve zamanı sıraya koyma çabamızdan vazgeçersek zihniminizdeki çizgisel akan zaman kavramı dönüşerek sarmal bir akışa bürünüyor ve okuması daha kolay bir hale geliyor. Kitap ele adlığı konu itibariyle bizim coğrafyamızda da sıkça aşina olduğumuz bir hikaye aslında . Varlıklı toprak ağası ve onun hükümranlığında ezilen halkın para ve güç karşısında iradesini yitirerek onun kötülüklerine ortak olması ele alınmış. Tabi Güney Amerika'nın boğucu sıcaklıklarından, meyvelerinden ,coğrafyanın kendine has özelliklerden ve 1900'lerde yaşanan Meksika'daki devrim hareketlerine kadar birçok konuya kitapta değinilmiş. Aralara sıkıştırılmış şiirsel betimlemeler de kitaba ayrı bir güzellik katmış.
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,261 okunma
Reklam