Kişilik ancak geleceğe ilerleyen izin üzerinde görülebilirse anlaşılabilir; bir insan kendini ancak bir şekilde geleceğe doğru uzatabildiğinde anlayabilir.
Adam Philips “Değişmeyi İstemek Üzerine” kitabında değişimin aslında dönüşüm olduğunu söylemişti. Çünkü bir benlikten oluştan yeni bir şey değil ancak o varoluşun başka bir versiyonu ortaya çıkacağı için insanın ancak dönüşebileceği söyler.Bu kitapta Eddy nin içinde bitmek bilmeyen başka biri olma arzusunun peşinden gidişi hayatının bir panoramasını gördüm.Ama savaşı hiç bitmemiş gibiydi.Çünkü değişmek/dönüşmek için bence ilk aşama kabullenmek,kabullenmediğimizde kendi gerçeğimizi ve dünyanın gerçeğini, değişime yönelik atacağımız adımlar kendi benliğimizde uzaklaşıp başkalarının gerçeğine göre değişmek demektir.Biraz da sınırlarımızı bilebilmek gerekir gibi geliyor bana sistemi ,nedenleri ve sonuçları baştan değiştiremiyoruz. Onun için kendi var oluşumuzla doldurabilmek gerekiyor tüm bu dünyayı.Bunun için de kendi var oluşumuzu iyi ve kötü yanlarıyla ne kadarı çevreden ne kadarı kendi mizacımızdan geldiğini anladığımız davranışlarımızla hayatı yaşamak gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu davranışları tetikleyen düşünce kalıplarını tekrar tekrar baştan düşünmek anlamak gerekiyor.Kısacası kendi içimize arzularımıza, sevgimize, öfkemize,acılarımıza ve bazen merhametimize cesaretle bakmak gerekiyor aynı zamanda.
Değişerek başkalarına artık onlara benzemediğimi mi göstermeye çalışıyordum, değişmenin sadece başka biri olmak değil, aynı zamanda artık başkaları gibi olmamak anlamına geldiğini, bu yüzden insanları reddetmek, onları terk etmek, kendinden aşağı koymak gerektiğini mi anlamıştım? Nefret edilesi bir insan mı olmuştum?