Ama o müzedeki en iyi şey,her şeyin yerli yerinde kalmasıydı.Hiç kimse kıpırdamazdı yerinden.Oraya yüz bin kez gidebilirdiniz,o Eskimo hala daha yeni iki balık tutmuş olur, kuşlar hala güneye uçar, geyikler o narin bacakları üstünde o pınardan su içer ve göğüsleri görünen o Kızılderili kadın battaniyesini dokurdu.Kimse değişmezdi. Değişen tek şey siz olurdunuz.
Hayat ne fazla gülmek,ne de yasa girmektir,
Mevzuatı çiğnemek,talihi devirmektir...
Dünyayı parmağının ucunda çevirmektir...
Yaşamak,yatağından seller gibi taşmaktır.
" Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgar!
Benim artık yalnız sana itimadım var.
Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden
Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.
Etrafımın sözlerine aklım ermedi,
Etrafım da bana asla kulak vermedi.
Senelerden beri hala anlaşamadık,
Ben de kestim anlaşmaktan ümidi artık.
Gözlerimde hakikati sezen bir nurla
Etrafımı süzüyorum biraz gururla.