onlaronlaronlar

Mini Öyküsü 1
Öğleden sonraydı. Mutfak masasında oturuyordum. Sfenks kapının önünde. Gri tüyleri var. Kuyruğunu iki kez sağa, bir kez sola vurdu. Güneş perdelerin arasından sızıp masanın üzerindeki boş tabağa vuruyor. Sessizlik. Yerden bir sinek kalktı, kedinin kafası döndü. ‘Miyav’. ​Karşı kapıdan gürültüler yükseldi. Bekir yine bağırıyor. İniltisine babasının tok sesi karıştı. Kalkmadım. Kedi eğildi, ön patisini yaladı. Bir süre sonra kapı şiddetle kapandı; ses apartman boşluğuna çarptı ve bir gürültüye dönüştü. Çok sonradan dışarı çıktığımda koridorda bir polis duruyordu. Bekir'in arkası kırılmış ayakkabısının savruk hali gözüme çarptı. ​Bekir’in Annesi ile göz göze geldik. Kadın, ‘Hiç umurumda değil, ister gelsin ister gelmesin,’ dedi. ‘Evet,’ dedim. Sonradan kadının kendini tavana asmaya kalktığını, kocasının onu son anda kurtardığını anlattılar. Bekir de sakat haliyle anacığına bakıp inlemiş. Kedi koridorun karanlığına doğru yürüdü. Artık orada değildi.​ Mutfağa geri dönmüştüm. Tavayı ısıttım. Omleti yemeye koyuldum. Kargalar çatıya konuşlandı. Hava buz gibidir dışarda diye düşündüm.Omletin tadı güzeldi.”
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Camus'un Yabancısı Gerçekten Bir Hakikat Şehidi midir?
Albert Camus Yabancı Kitapla ilgili yaptığım çözümlemede vaad ettiğim şey "yeni bir okuma" olacağıdır. youtu.be/ip4m-MoHuKE
Felsefe-Düşünce
mokitasosyal.com Sonunda buraya alternatif bir site yapıldı buyrun bakın