Geri dönmekten başka çarem yoktu. Ama geri, ayaklarımı görüremeyceğim tek yöndü. "Neye geri döneceğiz" diye soruyordu ayaklarım. "Bataklığa mı? Et parçasını aldığın adama mı? Sana ne yiyecek ne de koruma sağlayabilen annene mi: ileride, ilerisi ölüme giden yol bile olsa bir yol olmalı.
Çünkü geri, yol bile değil."
"Nasıl hayatta kalacağını hatta yaşayacağını bile söyleyemem, Ingram," dedi. "Sadece yaşa ve gidebildiğince git, gidebildiğin şekilde git, diyebilirim."
Yaşam her şeyi tecrübe ederek öğrenmek için çok
kısa. Onun için mutlaka bizden öncekilerin tecrübelerine kulak vermeliyiz. Etrafımızda varsa benzer örnekler onlardan bilgi almalıyız. Unutmayalım, bu hayatın tekranı yok. Bu hayattan bir kez geçiyoruz.
Bazen başkası bize ayna olur.
Bazen ona bakıp neyi yapıp yapmamamız gerektiğini öğreniriz...
Bazen de biz ayna görevi üstlenir bir başkasının kendini
bulmasına sebep oluruz.
"Herkes gökyüzünü maviye boyar. Ben o mavinin içindeki turuncuyu bile görürüm. Yağmurdan sonra yaprağın ucundaki tek damlayı, toprağın koyulaşan rengini.."