Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/C9P9uR2N_DA
HEY SEN! İşte bu incelemeyle şu an senin dikkatini çaldım. Eğer bu incelemeyi sonuna kadar okursan neden sık sık odaklanma sorunu yaşadığını da detaylarıyla anlatacağım.
6 yıldır sosyal medyada çalışan biri olarak bu kitabın anlattıklarını iliklerime kadar hissettim diyebilirim. Çünkü hayatımın büyük bir bölümü sosyal medyayla ve sosyal medya kullanan insanların beğenileriyle geçiyor. İtiraf etmek gerekirse, ben de sizin dikkatinizi çalmakla görevli bir içerik üreticisiyim.
Farkında mısınız, sosyal medyaya her girdiğinizde inanılmaz bir görsel şelaleye maruz kalıyorsunuz. Her taraftan fışkıran renkler, sizin tercihiniz dışında size gösterilen videolar ve çok daha fazlası... Bütün bunlar arasında sizin dikkatiniz özgür bir iradeyle nasıl baş başa kalabilir ki?
Kitabın ismi bile dikkatimizin biz farkında olmadan çalınmasını çağrıştırıyor. Bu yüzden dikkatimiz kelimenin tam anlamıyla bizden bir hırsızın yaptığı gibi "çalınıyor." Çünkü genelde iş işten geçtikten sonra farkında oluyoruz dikkat dağınıklığımızın.
Çağımızın yaşayan filozoflarından biri olan Byung-Chul Han da Johann Hari'nin çizgisine yakın bu konularda. Çünkü o da bu çağda bir tür eylem fetişizmi ve aktiflik diktesi içerisinde bulunduğumuzu söylüyor. Yavaşlamadığımız ve hatta durmadığımız sürece kendi içimizdeki esas benliği bulmamıza da imkan yok gibi görünüyor.
Sosyal medyadan uzaklaşmak ve telefonu bir kenara bırakmak gibi çözümler bana oldukça geçici çözümlermiş gibi geliyor. Çünkü bu icatların faydalı yönlerini bulup dengeli bir şekilde kullanmayı öğrenirsek kendi kimliğimizi ve hayat görüşlerimizi de inanılmaz şekilde geliştirebiliyoruz.
O yüzden yazarın yaptığı sosyal medya
Garibiz; her yerde, her şeyin içinde ve herkesin ortasında garibiz... Vatanımız burası sanmayın!.. Ve bu gurbet Allah hasretinden başka hiçbir şey değil... Her şeye ve herkese uzaklığında aks-i davası o Allah... Yakın olan o, ama biz farkında değiliz.