Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makûl değil miydi?
-Demek yöneten, şehirde birinin yalanını yakalarsa, Homeros'un dediği gibi: "İster bir sanat adamı olsun, ister falcı, ister hekim, ister doğramacı" onu cezalandıracak. Yalan, devlet gemisini batıracak bir fırtınadır.