Nasipten Öteye Köy Yok.
Puan vermedi·184 syf.··
2026 20. kitabı
Aslında kitabın mottosu kapağında yazılıdır. "Ne kadar koşarsan koş yetiştiğin sadece nasibindir". Tasuvvufun külliyatı eser bakımından çok geniştir. Peki bu kitaba vakit ayrılmalı bence öncelikler arasında olmamalı. Ama yazarın kendi hayatındaki değişim ve dönüşümü ayetler ve Risale-i Nur dan örneklerle açıklaması kitabı sürükleyici kılmış.
Üç Oda Bir SalonOnur Kaplan · Hayy Kitap · 2023106 okunma
1/10
·416 syf.··
2026 3. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 23:42
Okurken hem kendimi hem de inancımı sorguladığım bir kitaptı. İçinde geçen bazı ifadeler beni yakınlaştırmak yerine uzaklaştırdı. Sanki Peygamber Efendimizle ilgili yazılan her kitabın otomatik olarak beğenilmesi gerekiyormuş gibi bir algı var; ama üzgünüm, bu kitap bende beklenen huzuru oluşturmadı. Aksine, içimi daraltan bir etki bıraktı.
O'nu (s.a.v.) Kalbinle Dinle (Mekke Günleri)Onur Kaplan · Aile Yayınları · 202467 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·50 syf.··
2026 14. kitabı
Mecburiyet, savaşın vahşetini anlatan bir hikâye olmaktan çok, ahlakın kime ait olduğu sorusunu kurcalayan sarsıcı bir metindir. Zweig’in kahramanı savaşa gitmek istemez; korktuğu için değil, insanların öldürülmesine ortak olmak istemediği için. Sanatçı, hümanist ve savaş karşıtı bir duruşu vardır. Buna rağmen, kimse onu zorla götürmediği hâlde, kendi ayaklarıyla hızla yola çıkar. Asıl trajedi burada başlar. Kahraman gitmemeyi düşünmeyi bile ahlaksızlık olarak içselleştirmiştir. “Çağrıldım” kelimesi zihninde “gitmeliyim”e dönüşür. İtaat, onun için erdemle; tereddüt ise ihanetle eşdeğerdir. Bu yüzden hızlanır, düşünmeden hareket eder. Çünkü yavaşlarsa, kendi vicdanının sesini duyacaktır. Zweig’in ustalığı, bu sürüklenişi dış baskılarla değil, kişinin kendi içindeki bastırılmış ahlakla anlatmasındadır. Kahraman kötü biri değildir; tam tersine fazlasıyla “iyi”dir. Ama iyiliğini yanlış yere teslim etmiştir. Finalde yaşanan kırılma bu yüzden güçlüdür. Savaşın insanları ne hâle getirdiğiyle yüzleştiğinde, şunu fark eder: İtaat her zaman onur değildir. Bazen onurlu olan, geri dönmektir. Bazen ahlak, “emre uymamak”tan geçer. Mecburiyet, bize şunu sorar: Bir insan ne zaman ahlaklıdır? Emre uyduğunda mı, yoksa kendi vicdanını geri aldığında mı? Zweig’in cevabı nettir ama rahatlatıcı değildir. Çünkü bu hikâye, kötülerle değil, iyi insanların yanlış yerde itaat etmesiyle ilgilidir.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 00:00
Nefis mücadelesini konu almış.Elfidanın anlamı da feda etmek demekmiş. Gençlerin bakış açısını anlamamıza faydalı olabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabımızda bir gencin üniversite için farklı bir şehre gitmesi üzerine orada yaşadıklarını okuyoruz. Bence hepimiz bu yaşananlardan kendimize pay çıkarıp üzerine düşünebiliriz.Karakterimiz çeşitli hatalar yapıyor kendiyle mücadele etmeye kendini sorgulamaya başlıyor sonra nefsiyle mücadelesi başlayınca orada bazı şeyler değişmeye başlıyor. Nefisle konuşmalarına eşlik ediyoruz. Samimi bir dille yazılmış okudukça içinizi ısıtıyor. Bence bu kitaba şans vermelisiniz.
1000Kitap
ElfidaOnur Kaplan · Hayy Kitap · 2022682 okunma
10/10
·102 syf.··
2025 44. kitabı
Gelenekler, bireyin vicdanından daha güçlü olduğunda ortaya çıkan “doğru”, gerçekten doğru mudur? Toplum tarafından onaylanan bir davranış, ahlaki açıdan da meşru sayılabilir mi? Masumiyet zaten başkalarının elinde midir? Sessiz kalmak da bir eylem midir; yoksa yalnızca suçun dolaylı bir biçimi mi? Bir toplum, bireyi “koruduğunu” söylerken aslında onu yok ediyor olabilir mi? İnsan ne zaman gerçekten “suçlu” olur: Eylemi yaptığında mı, eylemi yapmaya zorlandığında mı? Bir insanın hayatı, başkalarının onur anlayışı uğruna feda edilebilir mi? Toplumsal baskı altında yapılan bir tercih, tercih olmaktan çıkar mı? Gelenekler değişmez kabul edildiğinde, insanın ahlaki gelişimi mümkün müdür? Bir toplumda “iyilik” ve “kötülük” kavramlarını kim belirler?
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
Uzun Lafın Kısası: Hayırlısı
Puan vermedi·160 syf.··
2025 16. kitabı
“Uzun Lafın Kısası: Hayırlısı” içten bir anlatım diliyle yazılmış olsa da beni derinden etkileyen bir eser olmadı. Bazı cümlelerde durup düşündüğüm oldu elbette ama genel olarak aynı duygunun etrafında dönen bir tekrar hissi vardı. Yazar, hayata ve imana dair samimi mesajlar veriyor, fakat yer yer bu samimiyet anlatımın gücünü gölgeliyor. Beklentim biraz daha derinlik, biraz daha edebî tat bırakmasıydı. Yine de bazı satırları insanın içini ısıtıyor, bazı satırları da ‘belki de gerçekten her şeyin hayırlısı budur’ dedirtiyor.
1000Kitap
HayırlısıOnur Kaplan · Hayy Kitap · 20171,071 okunma