Birçok meseleyi askıda bırakıp gittin. Beni bıraktın bu makinenin çarkları arasında. Ben de dişlilere ceketimi kaptırdım. Eteğim ucundan bağladım bu düzene. Ceketi çıkarmadan olmaz. Çıkar üstündekileri, kurtul bu düzenden. Olmaz. Çırılçıplak kalırım sonra. Tutunacak bir yer bulamam sonra. Düşünceler göklere yükseliyor, fakat vücut toprağa bağlı. Tek tek koparılması kolay olan milyonlarca ipliklere bağlı.
" 'Konuşmaktan başka neyimiz var ki?' dedi. Eleştiri, özeleştiri, yergi, savunma, başkaldırma, ola ki bencil bir mutluluk, her şey vardı bu sözlerde. Söylenişindeki bütün sadeliğe, vurgusuzluğa karşı çarpıcı acılık, bu çelişkili karışımdan geliyordu: Konuşmaktan başka nemiz var ki?.. Ya ondan da yoksunsak?.."