Onur Karakoç

Onur Karakoç
@onur_karakoc
Sociology
Master
İstanbul
15 Ekim
60 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2021 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2021 00:22
Daha önceki yazılarımda da ara ara bahsettiğim, kitapları sadece düz metin, edebiyat, hayal, malayani olarak görmek en büyük gaflet ve cahilliktir. Her kitap okumasını bilen okura, birden fazla konuda bilgi sahibi yapar ve okur fikir sahibi olur. Böylelikle okurların bakış açısı, fikir dünyası gelişir. Kısa bir girizgahtan sonra konumuza dönelim. Rusya'da bir akıl hastanesinde geçen ve aslına baktığımızda ise dönemin yönetiminin içerisinde bulunduğu buhranlı, sıkıntılı durumlarını anlatan bu eser bizlerin, " kim akıllı ?" " kim akılsız" sorularının cevabını bizlere veriyor. Altıncı koğuş, üç tane karaktere sahiplik etmektedir. Her karakter üzerinden verdiği mesajla, yazarın yaşadığı dönemin Rusya'daki ekonomik sıkıntılarını, hırsızlığı, yolsuzluğu çok sert bir şekilde eleştirdiğini, baş kaldırdığını görüyoruz. Çehov, aydın, düşünen ve sorgulayan insanların susmadıkları için, Altıncı koğuşa kapatıldığını, söz söyleme hakkını elinden aldıklarını ve insanoğlunun çıkarı için yapamayacağı olmadığını bizlere usta kalemiyle anlatıyor. Aradan yıllar, yüzyıllar geçmesine rağmen Altıncı koğuşlar hiç boş kalmadı...
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 17:18
Okurların yazarlardan beklediği en dikkat çeken yönü ise geleceğe ışık tutuyor mu ? Yani konuları evrensel olarak mı ele alıyor, yoksa dönemsel mi ? İşte Turgengev'in, Babalar ve Oğulları eserinde o günden günümüze halen tartışılan, konuşulan, çözüm yolları aranan "kuşak çatışmasını" ele alması benim çok dikkatimi çekti. Sade ve akıcı üslubu ile gerçekten büyük bir şaheseri kitap severlere bırakması ise beni çok mutlu etti. Kitap sever dostlar, Turgengev'in eserlerini okuyalım, sadece kitabı değil, o dönemin tarihini, coğrafyasını, sosyolojisiyle birlikte değerlendirelim.
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2021 15:11
Her yazarın bir derdi vardır. Kimi ailesiyle, kimi parayla, kimi makamla, kimi yönetimle, kimi ekonomi ile, kimi de kendiyle... Ben "Heba" kitabında yazarın derdinin kendiyle olduğu ve hep bir arayış içinde olduğunu okudum. Ziya karakterinin yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen insanı ve vicdani yönünün güçlü olması Anadolu insanın portresini yansıtıyor. Ziya karakteri üzerinden Hasan Ali Toptaş, aynı zamanda yöntemi açık açık eleştirip, gençlere en verimli çağlarında yaşatılan psikolojik travmalarını okurların adeta gözlerinin içine sokuyor. Toptaş, gerçekten bir insanın hayatı nasıl heba edilir sorusunun cevabını vermekle kalmadı. Sanki bende Ziya ile aynı kaderin bir yolcusu gibi yanında oldum. Onunla birlikte kiracı oldum, askere gittim, nöbet tuttum, haksız yere dayak yedim, arkadaşımı kendi yerime yatırıp çatışmaya girdim, onunla köyü, doğayı ve tabiatı gezdim ve Ziya ile fâni hayata elveda dedim. Bir okur olarak her kitap beni başka dünyalara, şehirlere, hayatlara ve toplumlara götürür. Hasan Ali Toptaş ile güzel bir gezintiye çıktım. Kitap severlerin okuması gereken bir eserdir. Okumak tutkuların en soylusu ve asilidir.
Edebiyat
HebaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20165bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 14:43
Çocukluğunu yitirmiş çocuklar! Kıymetli okurlar, bu seferki tanıyacağımız kitap ile Afganistan’a, başkenti Kabil'e, Pakistan'a , Hazaracat'a ve ABD'ye, California'ya doğru hayatın gerçekleriyle birlikte bir yolculuk yapacağız. Sadece şehirleri tanımayacağız, aynı zamanda Afganistan’daki halkı , kültürü, siyasi dengeleri ve kurulan örgütleri de tanıyacağız... Uçurtma Avcısı özgün adı ile The Kite Runner, Afganistan doğumlu Amerikalı yazar Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) ilk romanıdır. Kitap adını Afganistan'da düzenlenen meşhur uçurtma şenliklerinden alır. Emir iyi uçurtma uçuran çocukken, Hasan, Kabil'in en iyi uçurtma avcısıdır. 2003 yılında İngilizce olarak yazılmış ve yayımlanmıştır. Oldukça ilgi gören bu roman New York Times'ın en çok satanlar listesinde bir numaraya kadar yükselmeyi başarmıştır. 2007 yılında Marc Forster'ın yönettiği ABD yapımı bir film olarak da çekilmiş, birçok ödüllere de aday gösterilmiştir. Roman, Emir ve Hasan diye iki süt kardeşin hikayesiyle başlıyor. Halit Hüseyini, aslında okurları çocukların dünyasına sokup onlar üzerinden dünyayı, hayatı, yaşamı, sevinci, acıyı ve pek çok durumu bizlere aktarırken, çocukların büyürken yaşadıklarının çok etkili olduğunu adeta gözlerimizin içine sokuyor. Ve kitabında şöyle ifade ediyor; " Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları sevdiğin renklere boyayamazsın." Kitabı üç bölüme ayırmak gerekirse ; birinci bölüm Afganistan’ın monarşi yönetimi daha sonra yapılan darbe ve Sovyet Rusya'nın işgalini, ikinci bölümde Taliban örgütünün işgale karşı çıkması ve yönetim ele geçirmesi ,üçüncü bölümde ise yapılan ırkçı katliamların sonunda öldürülen milyonlarca insanlar, öksüz ve yetim kalan çocuklar, vatanından ayrılan dünyanın çeşitli yerlerine mülteci olarak giden Afganistan vatandaşları olarak
Edebiyat
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,5bin okunma
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 21:58
Afrikalı Leo İnsan oturduğu yerden neler yapabilir sorusunun en güzel cevaplarından biriside kitap okuyarak ; bilmediği ülkelerin, şehirlerin, kentlerin tarihini, kültürünü, geleneklerini ve coğrafyasını bilmek, öğrenmek gerçekten çok güzel bir duygu. Bir de bu tarihi yolculuğa sizi çıkaran Amin Maalouf ise burada biraz durup kendinizi şanslı hissetmeniz gerektiğini düşünmelisiniz. Amin Maalouf ‘un okuduğum ilk kitabı Semerkant ile 1090'li yıllarındaki İran'a yolculuk yaptım. Bu yolculukta yaşadığı dönemde iz bırakan şahsiyetleri tanırken, onların mücadelelerini ve davalarını da gördüm. Melikşah'dan, Nizamulmülk'e, Ömer Hayyam'dan, Gazali'ye ve Hasan Sabbah gibi birçok tarihi şahsiyeti tanıma fırsatını buldum. Kitapta, o dönemde yaşanan olayların yanısıra inançların toplumlar üzerindeki etkisini ve büyük bir güç olduğunu da bir kez daha gördüm. Afrikalı leo'yu tanıyalım “Ben Hasan, tartıcıbaşı Muhammed'in oğlu, Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papazın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorum ama Afrikalı değilim. Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı." Hasan kendini bu şekilde tanıtarak başlıyor. Ben yolların oğluyum.. Granada ‘da doğan hasan ile 1488’den 1527 yılları arasında güzel bir yolculuğa çıkıyoruz. Granada'yı, El-Hamra sarayını Hasan ile geziyor, tabiri yerindeyse o eşsiz yapıtlara elinizi sürüyor, bir nefes alıp geçiyorsunuz. Granada'yı işgal eden Kastilyalı'lar tarafından Fas'a göç etmek zorunda kalan Müslümanların yıllarca yaşadıkları şehirlerini terk etmek zorunda kaldıkları psikolojiyi ile yolculuğa devam ediyoruz.. Fas'a başlayan yolculuk
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma