Birkaç gün önce sevmediğim kimselere birer mektup göndererek onları hayatlarının sonuna kadar üzecek ya da üzeceğini sandığım sözler yazmayı düşündüm. Ne yazık ki insan ölmek üzere olduğu anda bile hayal gücünün eksikliğinden olacak yeteri kadar kötülük edemiyor. Bizi tutan bu garip engeli şimdi bile anlayamıyorum. Son fırsatı da kaçırdığım için biraz mahzunum. Belki, müthiş bir ümitsizlik anında yapabilirdim bunu. Fakat talihin garip cilvesi. Gücüm yok. Tam bu sırada kuvvetim tükendi. Bu adamlara hadlerini bildirmek gerekiyordu. Neyse, fazla üzülmemeliyim. Ölmenin nedeni bu değil. Beni odama kapanmış, kendimi duvardan duvara atarken düşünmeni istemiyorum. Böyle bir durum yok. Beni unutmanı istediğim halde bunu yapmayacaksın. Beni güzel bir durumda düşünmeni isterim. Onun için beni hiç görme. Ne demek istediğimi anlıyorsun herhalde. Senin için daima güzel ve bozulmamış bir bütünlük içinde kalmak istiyorum. Gereksiz ayrıntıların aklındaki resmi bozmasına razı değilim. Kötü hatıralar insanın aklından kelime olarak çıksalar bile görüntü olarak kalırlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsan, yorgunluğunu oturunca anlarmış. Benim de bütün yorgunluklarım gecekonduda oturmaya başladıktan sonra ortaya çıktı. Ne kadar dinlensem, yaşayışıma ne kadar özen göstersem, o kadar bitkinleşiyorum. Göründüğüm kadar rahat değilim albayım. Fakat kimseye dinletemiyorum. Beni ciddiye almıyorlar."