“Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.
‘Eve geri dönmek’ gibisin…
Düştükten sonra tekrar kalkmak gibisin. Kitabın kapağını ilk kez açmak gibisin. Uykuya dalmak, bir anda dalıvermek gibisin.
Sonsuza kadar yerleşmek gibisin. Bir daha hiç dönmemek gibisin. İçimden hiç dışarı çıkmamak gibisin. Kulağımdan çıkmayan sesler, sözler gibisin.
Dümdüz bir yola alabildiğine koşmak gibisin. Yere boylu boyunca uzanmak gibisin. Düşünmeden mırıldanmak gibisin. Her mevsim tekrar dönmek gibisin. Her sabah yeniden kalkmak gibisin.
Yaşlanmadan ölmek gibisin. Gitmeden varmak gibisin.
Hiç aramadan bulmak gibisin. İçime doğmuş, orda kalmış gibisin.
Koşmak koşmak, hiç durmamak gibisin.
Dönmek dönmek, hiç bulmamak gibisin.
İçmek ama hiç kanmamak gibisin.
Sahile varıp gemileri yakmak gibisin. Susmak ama hep anlatmak gibisin.
Sebepsiz gözyaşı dökmek gibisin.
İçim dışım, dışım içim gibisin.
Ölmek ölmek, hep öldürmek gibisin.”