Avrupalılar bir din olarak İslam'ı, bir kültür ve medeniyet olarak İslam'dan kesin olarak ayırmış; birincisine şiddetle karşı çıkarken ikincisine hayranlıkla bakmış ve ondan etkilenmiştir.
Umutsuzluğu doğuran sistem ve yapılar, ebediymiş gibi, hiç yıkılmayacaklarmış gibi görünürler. Ama bu aldatıcıdır. Onlar, bakımsız bir evi saran örümcek ağları gibidirler. Umutsuz kişi, ilkin bu ağları, kendini koruyan bir zırh sanır. Bu sanı onun gözlerini bağlar ve gün gelince, bu ağların içinde boğulur gider. Onları, demir zincirler gibi güçlü görür. Oysa, bilmez ki, bir süpürge ucu, o ince ince dokunmuş ağları, bir el gezdirme süresinde toplar.
Umutsuzluğu doğuran sistem ve yapılar, ebediymiş gibi, hiç yıkılmayacaklarmış gibi görünürler. Ama bu aldatıcıdır. Onlar, bakımsız bir evi saran örümcek ağları gibidirler. Umutsuz kişi, ilkin bu ağları, kendini koruyan bir zırh sanır. Bu sanı onun gözlerini bağlar ve gün gelince, bu ağların içinde boğulur gider. Onları, demir zincirler gibi güçlü görür. Oysa, bilmez ki, bir süpürge ucu, o ince ince dokunmuş ağları, bir el gezdirme süresinde toplar.
Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları...