opatar

tanrı gönderir iyi zamanları da kötü zamanları da, ama kötü zamanlarda yanıp yakılalım istemez, erkekçe göğüs gerelim ister.
Sayfa 74
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
her ne olmuşsa olmuş, şimdi önemli olan şu ki küçük kadınlar memnun görünüyor hayatlarından: şarkıları duyuluyor sabahları.
Sayfa 93
insan ağaçlar ve taşlar arasında günlerce yürür. göz nadiren takılır bir şeye. yalnızca, onu, bir şeyin işareti olarak tanıdığı zaman: kumdaki iz kaplanın geçmişini anlatır; sazlık, bir su damarını haber verir; japongülü kışın bittiğini muştular. bunlar dışında her şey dilsiz, her şey aynıdır; ağaçlar ve taşlar sadece ağaç, sadece taştır.
Sayfa 64
“önce Kelime vardı,” diye başlıyor Yohanna’ya göre incil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık. Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelime, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
Sayfa 151