“Üzgün uyandım o sabah.Çürümüş bir hurmanın istemeden dışarı taşmış çekirdeği gibi sarkıyordu kalbim göğüs kafesimden.Atıyordu yine de.Kanıma doldurduğum harfleri pompalıyordu,bedenimin sn ücra köşesine.Zamanın akıp gittiğini bilmemenin korkaklığıyla kaybettim kendimi.”
“Beklemek.Hayatta sevinç,öfke,hüzün ve yüz çeşit duygu içindeyiz ama bu duyguların tümü,vaktimizin ancak yüzde birini oluşturur.Yüzde doksan dokuzu ise beklemekle geçer.Ben de bekliyorum.”
“Yaşamı sürdürmek tamamen olanaksızmışcasına umutsuzluk veren bir duygu.Bir fırtına sonrasında gökyüzünde koşuşan beyaz bulutlar gibi acı veren dalgalar yüreğime çarpıyor.Müthiş bir heyecan -korku mu desem?- yüreğimi burkuyor ve soluğumu kesene kadar gitmiyor.Zaman zaman gözlerimin önündeki tüm görüntüler kararıyor ve puslanıyor ve bedenimdeki tüm gücün,parmaklarımın ucundan çıkıp gittiğini hissediyorum.”