“Ruhumuzun gerçeği budur diye düşündü,balıklar gibi derin sularda barınan,karanlıklarda güçlükle ilerleyerek dev yosunların arasında yolunu bulan benliğimiz nasıl güneş ışığının titreştiği boşlukları aşarak gittikçe loşluğa,soğuk,derin,keskin bir loşluğa gömülür de sonra nasıl ansızın yüzeye çıkıverir,rüzgarın kırıştırdığı dalgalarda eğlenmeye başlar;alabora etmeden,parıldamadan,kısacası dedikodu yapmadan olamazsa.”
“Clarissa’ya göre gözle görülür özelliklerimiz,yani dış görünüşümüz,geniş bir çevreye yayılan öbür görülmeyen varlığımıza kıyasla ölümden sonra herhangi bir biçimde şu ya da bu kişiye bitişerek yaşamını sürdürebilir,bazı yerlere dadanabilirdi.Belki de - belki.”