yıldız güzeli,
sana satırlarca ne kadar güzel olduğunu anlatmak isterdim fakat ne buna benim kelimelerim yeter ne de senin sonsuz güzelliğin.
seninle aynı mahallede çocukluk geçirmek isterdim, aynı okulda okuyalım aynı sınıfa düştük diye sevinelim. çocukluk aşkım olsaydın.
biraz büyüseydik sonra ben sana olan sevgimin fazlalığını tatsaydım. şaşırsaydım, hislerimin güzelliğiyle senin güzelliğinin birleştiği noktada gözlerim kuruyana kadar ağlasaydım.
ellerini tutma fırsatım olurdu. dizlerine yatıp belki de en çok sevdiğim iki şeye aynı anda sahip olma fırsatım. kendi yıldızımla gökyüzünün yıldızlarını izleme fırsatım. ben seni izlerken sen gökyüzünü izleseydin, ben oturup sana ne kadar güzel olduğunu söyleyip seni kızdırsaydım.
ya da,
bir ağacın sırtında sen kitabını okusaydın ben güzelliğinle deli olmuş kalbimi susturmak ile meşgul olsaydım. arsızlığımla öpücüklere boğsaydım ellerini, yanaklarını, boynunu..
hissetmek isterdim seninle aynı sokaklardan geçmenin nasıl bir duygu olduğunu. senin gezdiğin yerleri gezip o da gezdi demeyi, o da buna dokundu ya da o da bunu beğendi mi demeyi. aynı sigarayı paylaşmayı. bankta yan yana otururken denizi izlemeyi. ellerinden tutup hiç bilmediğim sokaklara girip seni de peşime sürüklemeyi. yorulup herhangi bir evin merdivenine oturup soluklanmayı.
o kadar çok şey isterdim ki.
yıldız güzeli.
nerede ve nasıl olursa olsun; seni ilk gördüğüm an aşık olacağımı biliyorum. yerler, zamanlar, mekanlar, olaylar ya da nasıl olduğunun bir önemi yok.