Ama gene de,
Gene de güzel günler geçirebilirim,
Geçirebilirim bu mavilikte,
Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız,
Ağacın gökyüzüne vuran aksinden,
Buğudan, sisten, ışıktan, kokudan...
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti...
''Bizim kelimelerimiz vardı senle. Söylüyorum duymuyorsun, çiziyorum görmüyorsun. Kelimelerimiz aynı anlamlara gelmiyor artık belli ki. Belki de çoktan uğurladın içinden beni.
“Durma kendini hatırlat” diyor ya en sevdiğin şair...Ben her şeyi yaptım beni hatırlaman için...
Bir şiir derledim de bir yaşamın ardından,
Ne yazdıranını ne yazanını sordular.
Kalanın gidenine, gidenin kalanından
Ödeyenini değil, kazananı sordular...