Eğer gerçek bir şekilde Allah'a tevekkül etseydin, gelecekte ne olacağı endişesi çekmezdin. Tam bir güvenle rahmetine güvenseydin, sıkıntıların dağılması hususunda umutsuzluğa düşmezdin. Tam bir şekilde hikmetine inansaydın, kaza ve kaderinde O' na sitem etmezdin. Adaletli olduğuna son derece müsterih olsaydın zalimlerin akibetinden şüphe etmezdin.
Kötü mizaçlar bunalımlarda, asaletli görüşler kargaşa ortamında, bozuk ahlaklar hüküm ve idarede, takvalık iddiası mal-mülk sahibi olunduğunda, asıl(soy) temizliği mevki-makam sahibi olunduğunda, dostluğun samimi olup olmadığı da sıkıntılı günlerde belli olur.
Nefsi arzulara sabretmek, savaş meydanında sabretmekten daha zor, ecri, sevabı da daha büyüktür. Çünkü, cesaretli kişi savaşa girip zaferin lezzetini ağzında çiğner. Savaş kızışınca da gönlü neşelenir, şen şaduman olur, nara atar. Mü'min ise, nefsiyle mücadele ederek mahrumiyet acılarını yudumlar. Sabırda kararlı davranınca da nefsi ağlar, sızlar döneklik yapar. Cesaretli kişi gösteriş yapmak, adını duyurmak, çıkar sağlamak ve irkî duygulardan dolayı düşmanlarıyla savaşır. Mü'min ise, nefsiyle yalnız Allah'ın rızası ve uhrevî duygularla savaşır.