Roman, mühendis Turgut Özben’in, yakın arkadaşı Selim Işık’ın intihar ettiğini bir gazete haberinden öğrenmesiyle başlar. Bu ölüm Turgut’u derin bir şoka sokar; çünkü Selim, onun gözünde sıradanlığa teslim olmamış, parıltılı ve farklı bir zihindir.Roman, modern şehir hayatı içinde insanın kendine ve topluma yabancılaşmasını temel alır. Selim de Turgut da kalabalıklar içinde yapayalnızdır. İletişimsizlik, kitabın en büyük feryadıdır; insanlar konuşur ama birbirini asla gerçekten duymaz.
Kitaba göre tutunamamak bir beceriksizlik değil, bir ahlaki tercihtir. Yalan söyleyemeyen, çıkarcı ilişkiler kuramayan, maske takamayan ve dünyanın kötülüğüne göz yumamayan insanlar tutunamazlar. Dolayısıyla "tutunamamak" onurlu bir başarısızlıktır.
Anlatım teknikleri olarak Oğuz Atay, Tutunamayanlar'da klasik kronolojik anlatımı tamamen yıkar. Kitap, Türk edebiyatında o güne kadar görülmemiş teknik denemeler barındırır.
Genel olarak; Tutunamayanlar, okunması ve sindirilmesi kolay bir kitap değildir. Okuyucudan sabır, dikkat ve entelektüel bir ortaklık talep eder. Oğuz Atay, kendi döneminde anlaşılamamış ve adeta kitabının kaderini yaşayarak sessizce aramızdan ayrılmıştır. Ancak bugün, modern bireyin ruhsal boşluğunu ve toplumsal riyakarlığı bu denli çıplaklıkla anlatan daha güçlü bir Türk romanı bulmak zordur. Karamsar görünümünün altında, insana dair muazzam bir şefkat ve "anlaşılma" arzusu barındırır.