“ Çoğu kez o uzun geçmişte aşk uğruna bana ya şu an ve onur ,mevki ve iktidar verilmiştir.Erkek kadından farklıdır. Kadın şimdiki zamana bağlıdır ve bir tek anlık,gereksinimleri bilir. Biz onun onurunun üstündeki onuru,onun en çılgın gurur tasavvurunun ötesindeki gururu biliriz. Bizim gözlerimiz yıldızları gözetleyelim diye uzak görüşlüyken ,onun gözleri, ayağını bastığı sert topraktan ,göğsünün üstündeki aşığının göğsünden,kollarının arasında ki gürbüz bebekten ötesini görmez. Ama yine de çağlar boyunca kimyamız böyle oluştuğundan, kadın düşlerimizde ve damarlarımızda sihir yaratır ,bu yüzdendir ki Aşıkların doğru biçimde söylediği gibi dünyanın tamamını bedel kadın,bizim için düşerken ,uzak görüntülerden ve yaşamın öz suyundan daha fazladır. Yine de yalnızca budur, yoksa erkek erkek olmazdı, tüm öteki ve aşağı yaşamı ayakları altına alıp kendi kızıl yolunu çizen savaşcı ve Fatih olmazdı ;erkek aşık, soylu bir aşık olmasaydı asla soylu bir savaşçı da olmazdı. Sevdiğimiz için en iyi biçimde savaşır ,en iyi biçimde ölür ve en iyi biçimde de yaşarız.”