Kitapla ilgili ilginç bir anımı anlatacağım ona göre okuyun.
Ah veronika ne zorluklarla okudum seni bi bilsen :))
Muthiş bir istekle başlamıştım bu kitabı okumaya, kahvemi de yanıma alarak harika bir ortam oluşturmuştum kendime. Hatta itiraf etmeliyim kitaba sarılarak selfie çekip ablama bile attım :) Fotoğrafın tarihi 30 Ekim Saat ise 14:31 yani depremden 20 dakika önce.. Sonrası zaten mâlum derinden sarsıldığımız bu deprem sonrası şehri geçici olarak terk ettik ve giderken kitabı yanıma aldım. 1 gün sonra yakınımın ölüm haberi gelince(deprem sebebiyle değil) kitapla bakışmam bir oldu. Tamam dedim bu kitapta bir şey var. Tabi bu süreçte bir arkadaşımında yıllar önce bu kitabı okurken deprem olduğunu söylemesi yok artık dedirtti bana. Neyse sonra cenaze için yine şehir değiştireceğiz giderken kitabı komşuya verdim o kadar değer veriyorum ki kitaba atamadım. İzmire döndüğümde dayanamayıp tekrar sipariş verdim ve tam bir ay sonra 30 Kasımda tekrar buluştum Veronikayla.
Kitap ile ilgili düşüncelerime gelince kesinlikle okunmaya değerdi. İnsanın bastırılmış olan tüm isteklerinin anormal olmaktan, yargılanmaktan geldiğini gösteriyor. Öleceğini bilen ve deli olduğu düşünülen bir insanın mükemmel olmasına gerek yoktur ve o zaman gerçekten istediği şeyleri kısıtlamadan ortaya çıkarabilir. Bence buradaki soru şu olmalı ; Bugün ölseniz kimin umrunda olurdu? Ve neyi yapmadığınız için üzülürdünüz?
Okurken çok etkilendiğim bir kitap oldu, hayatıma girecek kadına mutlaka okutacağım :))
Doya doya yaşamak dileğiyle, sağlıcakla kalın.