Çaylak ile Filozof serisine çocuk kitabı demek, çocukça olur.. Okuduğum bir çok “yetişkin” kitabına tercih edilesi bir seridir. Serinin diğer kitaplarını merakla bekliyorum...
Özkan Öze’yi bir kez daha takdir ediyorum bu kitapla. Bazen bilmek anlatmak için yeterli değildir, özellikle de soyut algısı tam olarak gelişmemiş küçük çocuklara soyut bir şeyi nasıl anlatırsın ki?
Bu kitap öncelikle küçük çocuklar sonra da bu soruların muhatapları anne ve babalar için gibi gözükse de 4 yaş - 99+ yaş aralığına sahip, her okuyanı aydınlatacak nitelikte..
“Sınırların kadar özgürsün” sloganıyla kapakta yer alan özgürlük ifadesi aslında kişiliğinizi ortaya koymaktaki özgürlükten bahsediyor. Sınırlarımız, aslında kim olduğumuzu yansıtır diyerek bu sözü destekliyor.
Kitaba gelen olumsuz yorumları önceden okumuş olsaydım muhtemelen kitabı okumamış olurdum, ancak kitabı okuyunca anladım ki haksız yere eleştiriliyor.
Eleştirilerin başı gelenek ve göreneklerimiz ve toplum yapımız göze alınmadan yazılmış denilerek daha ketum bir insan olmamızı dikte ediyor sonucuna varsa da, aslında kitap bir çok kez her şeye ‘hayır’ demekten değil istemediğimiz halde dediğimiz ‘evet’ leri kendi sınırlarımızı korumak adına ‘hayır’ a çevirmenin faydalarını ve bunu nasıl kibarca yapabileceğimizi anlatırken, istemediğimiz halde ‘evet’ diyorsak bunun hayatımızdan neleri götüreceğinden de örneklerle bahsediyor. Farkındalık için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum..
Kitap, ara ara sürekli elimize alıp, ümmet bilinci ile çocuk yetiştirmek üzere çocuklarımıza olan tavrımıza çeki düzen vermek için okumamız gereken. Sadece kendi ebeveynliğimize değil, ümmetin tüm çocuklarının annelerine hediye edilmesi gereken bir kitap..
Kitabın içindeki bir alıntı ile kitabın özüne dokunmak istiyorum; “Rabbani alimlere göre oruç hem beden, hem akıl, hem de yürekle tutulur. Beden yeme içmeyi keserek; akıl yalana, isyana tuğyana mani olarak; gönül de masivadan maveraya kanatlanarak oruç tutar”