Osman Karasu

Osman Karasu
@osman481
kendime notlar
"Bu şekilde saklanmış (obscurantur) olmaları öğrenmeye hevesli olanlara karşı kötü niyetten kaynaklanmaz, aksine bu şekilde daha bir öne çıkarlar ki, deyim yerindeyse, esirgenmeleri bunlara duyulan özlemi daha bir ateşlesin ve bulunduklarında duyulan sevinci daha da artırsın.”[44] Mecazi esvap kelamı erotikleştirir, onu bir arzu nesnesi düzeyine yükseltir. Kelam mecazi olarak giydirilip kuşandırıldığında baştan çıkarıcı etkisi artar. Saklılığın olumsuzluğu yorumbilgisini erotik hale getirir. Keşfetme ve çözme, haz dolu bir ifşa halini alır. Enformasyonsa çıplaktır. Çıplaklığı Kelamin bütün cazibesini yok eder. Onu düzleştirir. Sırdaki kapallık (die Hermetik) şeffaflık uğruna ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılması gereken bir şeytanlık (Diabolik) değil, bir simgecilik, hatta görünüşte bile olsa derinlik oluşturan özel bir kültür tekniğidir.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birinci meclis-23 nisan tbmm bileşenler
"Açılıştan önce Hacı Bayram Camii’nde yapılan törende (özellikle cumaya denk getirilmişti) Kuran’dan ayetler okunduktan sonra hatim indirilmiş, Hacı Bayram Veli’nin türbesi ziyaret edilmişti. Milli Mücadele’nin muhafazakâr liderlerinden Kâzım Karabekir bile töreni “gereğinden fazla aşırı”, “koyu dindar” ve “dervişane” bularak, “tarihimizde hiçbir meclis böyle açılmadı,” diye yakınmıştı. Halbuki 8 şeyh, 61 din adamının milletvekili olduğu bir meclis için bu tören doğal ve kaçınılmazdı. Şeyhlerden ikisi Nakşibendi, biri Bayrami, ikisi Halveti, biri Mevlevi, ikisi ise Bektaşi şeyhi idi. "
Sayfa 174·Kitabı okuyor
Mecliss
Birinci Meclis “çok renkli” miyidi? Bugün sık sık dile getirilen “renk”ten kasıt, Türk olmayan, Müslüman olmayan unsurların temsil edilmesiye, bu meclisin üyeleri arasında Türk olmayan üyeler vardı. Kürt, Laz, Çerkes, Arap vb. kökenli üyelerin sayısını bilmiyoruz ancak sayılarının hiç de az olmadığını söyleyebiliriz. İlk mecliste en az 72 Kürt mebusu olduğu tahmin ediliyor. Bunların ezici çoğunluğu, etnik anlamda Kürtlük bilincine sahipti elbette ama milliyetçi anlamda Kürtlük bilincine sahip değillerdi. Bir bölümü Türk milliyetçiliğinin örgütü İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde yer alacak kadar milliyetçi anlamda “Kürtlük bilinci”nden uzaktı. Bunlardan ilk aklıma gelenler, Erzurum Kongresi’ni örgütleyen Erzurumlu Süleyman Necati ve Hüseyin Avni, “Türkçülüğün Esasları”nı yazan Diyarbakırlı Ziya Gökalp, kendini “yedi ceddi katıksız bir Türk” olarak gören Diyarbakırlı Süleyman Nazif, 1915 Ermeni Soykırımı’nda rol alan Diyarbakırlı Pirinççioğlu Fevzi, Lozan Barış Görüşmeleri'ne "gözlemci " olarak götürülmüş ama Kürt yurdu Musul anlaşma dışında bırakılırken ağzını bile açmamış olan Diyarbakırlı Zülfü (Tigrel). Ayrıca 1877'den itibaren Osmanlı İmparatorluğu'nun meclislerinde gayri Müslimler geniş biçimde temsil edilirken Birinci Meclist'te tek gayri Müslim mebus yoktu!"
Sayfa 172·Kitabı okuyor
Malta sürgünleri bir kısmı
"Malta Sürgünleri arasında bulunan Yakup Şevki (Subaşı) Paşa, Cemal (Mersinli) Paşa, Cevad (Çobanlı) Paşa, Dr. Esat (Işık) Paşa, Ziya Gökalp, Hüseyin Cahit (Yalçın), Ali Fethi (Okyar), Hüseyin Rauf (Orbay), Ahmed Agayef (Ağaoğlu) gibi İttihat ve Terakki politikalarının oluşmasında ve yürütülmesinde önemli rolleri olan kişilerin Cumhuriyet döneminde milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık, generallik gibi görevlerle taltif edildiklerini unutmayalım. Elbette Malta’ya gönderilmemiş yüzlerce tehcir ve savaş suçlusu vardı. Onlar da yargılanmadılar ve Cumhuriyet döneminde önemli görevlere getirildiler. Böylece savaş ve Tehcir suçluları Cumhuriyeti’n harcına katıldılar. Zaman içinde bu kişilerin çocukları, torunları arasında da devletin önemli görevlerine gelenler oldu. Böylece İTC zihniyeti (bazı değişimler geçirmişse de en azından Ermeni Tehciri’ne yaklaşım açısından) günümüze kadar geldi."
Sayfa 158·Kitabı okuyor

Osman Karasu

, bir kitabı okumaya başladı
Ayşe Hür
8.2/10 · 14 okunma