Osman sevimli

Aklı şeytanlığa çalışan birisinin kalbi doğru yerde olmaz. Kalbi yanlış yerde olduğu için aklı aslında doğru çalışmıyordur. Çok zeki olabilir ama kötülüğün peşinde olduğu için onun ne aklı ne de kalbi doğru yerdedir.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Reklam
bir şey iyi ise doğru olmak zorundadır; doğru ise güzel, güzel ise iyidir. Bir şey doğruysa hem iyidir hem de güzeldir. Hikmet bu ba-kış açısını yeniden kuşanmaktır. Aynı anda bir şeyin "iyi, doğru ve güzel" olduğunu bilmektir. Akl-ı selim, kalb-i selim ve zevk-i selim, bu üç kavramı yerli yerine oturtur. Biz akl-ı selim ile doğrunun, kalb-i selim ile iyinin, zevk-i selim ile güzelin ne olduğunu biliriz.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Sadece dilsel yahut mantıksal bir kavram olmanın ötesinde insanın eşyaya bakış açısını şekillendiren bir temel umde halini almıştır. Burada da akl-ı selim ile düşünmek, kalb-i selim ile hissetmek, zevk-i selim ile inşa etmek kastediliyor. Bütün bunlar bir araya geldiği zaman insandan, varlığa hikmet nazarıyla baka-bilen bir varlıktan söz edebiliyoruz.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Unutmak bazen bir nimettir. Yaşadığımız acıları hiç unutmadığımızı, o acının en yoğun hâlinin sürekli devam ettiğini düşü-nün. Bu manada unutmak bir nimettir ama asli olanı asla unutmamalıyız: Bizi var eden değerleri, hakikati, sevgiyi, dostluğu, sadakati... Onları unutursak insan olma vasfını da yitirir, beşer oluruz. Mertebe olarak aşağı düşeriz.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Bir ressam düşünün ki maddi araçları kullanarak (boya, fırça, kâğıt, kanvas, kumaş, ahşap) en soyut fikirleri ifade ediyor, özgürlüğü, hüznü, adaleti, savaşı anlatıyor. Bunu en basit maddi şeylerle yapıyor. Dolayısıyla, maddeyi kendi hakikatinin üstünde bir mertebeye taşıyor. Nitekim madde ancak o mana ile birleştiği zaman asıl yerini buluyor. Maddeye sadece madde muamelesi yaptığımızda ona haksızlık yapıyoruz. Madde ancak suretle, mahiyetle birlikte ele alındığı zaman anlamlı hale geliyor. O yüzden önümüzde duran ahşaba, masa mahiyetini taşıdığı için herhangi bir odun parçası muamelesi yapmıyoruz.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam