Bir ressam düşünün ki maddi araçları kullanarak (boya, fırça, kâğıt, kanvas, kumaş, ahşap) en soyut fikirleri ifade ediyor, özgürlüğü, hüznü, adaleti, savaşı anlatıyor. Bunu en basit maddi şeylerle yapıyor. Dolayısıyla, maddeyi kendi hakikatinin üstünde bir mertebeye taşıyor. Nitekim madde ancak o mana ile birleştiği zaman asıl yerini buluyor. Maddeye sadece madde muamelesi yaptığımızda ona haksızlık yapıyoruz. Madde ancak suretle, mahiyetle birlikte ele alındığı zaman anlamlı hale geliyor. O yüzden önümüzde duran ahşaba, masa mahiyetini taşıdığı için herhangi bir odun parçası muamelesi yapmıyoruz.