Osman Bedir

Osman Bedir
@osmanbedir
Yüksel Türk
- Büyük bir korkuya düşmüş olanlarda ortaya çıkan felçlilik hali gibi garip bir maraz içindeyiz. Evet, millet bu garip hal içindedir. Görüyor, hissediyor, düşünüyor, anlıyor da bir harekete muktedir olamıyor. Sürgünler burada hürriyet fikri saçıyor diyorsunuz. Bu fikrin burada saçılmasından ne fayda? Buradaki hürriyet fikirleri İstanbul'un bütün memleketi pençesine alan o istibdat belasını yıkmaya muktedir olabilir mi? Kuvvet orada. Biz selametimizi Allah'tan beklemeye mahkûm kalmışız elimizden bir şey gelmiyor. - Kim bilir, uyuyan sudan kork derler. Hürriyet fikri daima akar, coşkun bir nehir gibidir. Onun karşısına geçilemez. Set çekmek, akmasına engel olmak istersen kabarır, yükselir, gerçi gürültüsü işitilmez fakat kuvveti artar, tazyiki artar. Nihayet bir an gelir ki o müthiş seti korkunç bir gümbürtüyle koparır, yıkar, etrafı bir tufan gibi istila eder. Canlar heder olur, mamur yerler harabeliğe döner fakat sonra yerinde yeni bir yerleşim, bereketli bir hayat başlar. Hükümetimizin istibdadı günden güne artıyor, tazyik artış gösteriyor. Emin olunuz baskı arttıkça mutlaka direnç kuvveti de artar. Hayattaki elastikiyetin bir derecesi vardır. Sıkışır, sıkışır sonra bir dinamit gibi patlar. - Sıkışıyor, eziliyor, mahvoluyoruz da ben hiçbir mukavemet kabiliyeti ve taşkın görmüyorum. Her şey mahvolduktan sonra!.. - Korkma bir milletin hayatı bir şahsın hayatına benzemez, o başkadır. Yücedir. İhtiyarlar hastalığa uğrar, bitap kalır, ümitler kesilir, ölecek zannedilir fakat ölmez. Bir millet ebedi mahvolmaz. Uyanır, yeniden bir çocukluk hayatıyla gençliğe, olgunluğa doğru koşar. Tarih bize bunun pek çok örneklerini gösterir.
Sayfa 121 - İş Bankası Kültür Yayınları
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mirgün Cabas'a Ait Sunuş Bölümü
Artık hiçbirimizin hayati konularda nesnel haberlere ihtiyacı yok. Hepimiz kendimize yetecek kadar doğruyu zaten biliyoruz ve öğrendiğimiz hiçbir yeni gerçek, bizim görüşümüzü ya da tarafımızı değiştirmemizi sağlayamaz. Çünkü tarafımızı seçtik, argümanlarımızı kuşandık ve tıpkı bizim gibi, “bilmesi gereken her şeyi öğrenmiş" hasımlarımızla karşılaşmaya hazırız. Yalanların gerçekler karşısındaki asimetrik üstünlüklerinden bir diğeri ise, gerçeklerle yarıştığı zemindir. Dijital ortamda yalanların geçmişle kıyaslanamayacak bir hızla yayılması. Bu, fanatizm nedeniyle ya da çıkar uğruna yalanlar üreten medya organları ile onların tamamlayıcısı sosyal medyanın etkileşiminin yol açtığı bir sonuçtur. Yalanların gerçeklere karşı saha üstünlüğü, dijital mecrada yayılan yalanları düzeltme işinin çoğunlukla geleneksel medyaya düşmesinden de kaynaklanıyor. Asimetrik durum burada bir kez daha karşımıza çıkıyor. İnternette üretilip sosyal medyada saman alevi gibi yayılan bir yalanı düzeltecek bir yer varsa, o da çoğunlukla ciddi gazeteler ve te-levizyon kanalları. Ya da verileri kontrol etmek için kurulmuş kısıtlı imkânlara sahip dijital platformlar. (Örneğin Türkiye'de teyit.org) Onlar, sorumluluk duygusuyla ve yetişebildikleri kadarıyla yalanlan ifşa etse de, dünün düzeltmiş yalanıyla bugün kimse ilgilenmivor Hem dünde kaldığı hem çoktan veri olarak sınıflandırıldığı için. Bir de bu gerçeklerin sıkıcılığı hadisesi var. Gerçekleri yalanlar karşısında yeniden üstün kılmak için bugün çok daha zeki ve donanımlı olmamız gerekiyor.
Sayfa 18 - Can Sanat Yayınları
Medya ve iletişim
Demek ki retoriğin görevi gerçekleri birçok farklı düşüncenin ışığında görmeyi ve uzun bir akıl yürütme sürecini izlemeyi başaramayacak nitelikteki dinleyiciler önünde, diğer bilimlerin ele almadığı, gündelik sohbetlerimizde tartıştıklarımıza benzer konularla uğraşmaktır. Tartışmaya iki farklı çözüme varma özelliğini taşıyan konular alınır. Geçmişte farklı olmayan, şimdi ya da gelecekte sahip olduklarından farklı bir şekle girebilme olanağı bulunmayan şeyler tartışma konusu olmazlar. Böyle bir tartışma hiç kimseye yarar sağlamaz.
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı