Osman Bedir

Osman Bedir
@osmanbedir
Yüksel Türk
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mirgün Cabas'a Ait Sunuş Bölümü
Artık hiçbirimizin hayati konularda nesnel haberlere ihtiyacı yok. Hepimiz kendimize yetecek kadar doğruyu zaten biliyoruz ve öğrendiğimiz hiçbir yeni gerçek, bizim görüşümüzü ya da tarafımızı değiştirmemizi sağlayamaz. Çünkü tarafımızı seçtik, argümanlarımızı kuşandık ve tıpkı bizim gibi, “bilmesi gereken her şeyi öğrenmiş" hasımlarımızla karşılaşmaya hazırız. Yalanların gerçekler karşısındaki asimetrik üstünlüklerinden bir diğeri ise, gerçeklerle yarıştığı zemindir. Dijital ortamda yalanların geçmişle kıyaslanamayacak bir hızla yayılması. Bu, fanatizm nedeniyle ya da çıkar uğruna yalanlar üreten medya organları ile onların tamamlayıcısı sosyal medyanın etkileşiminin yol açtığı bir sonuçtur. Yalanların gerçeklere karşı saha üstünlüğü, dijital mecrada yayılan yalanları düzeltme işinin çoğunlukla geleneksel medyaya düşmesinden de kaynaklanıyor. Asimetrik durum burada bir kez daha karşımıza çıkıyor. İnternette üretilip sosyal medyada saman alevi gibi yayılan bir yalanı düzeltecek bir yer varsa, o da çoğunlukla ciddi gazeteler ve te-levizyon kanalları. Ya da verileri kontrol etmek için kurulmuş kısıtlı imkânlara sahip dijital platformlar. (Örneğin Türkiye'de teyit.org) Onlar, sorumluluk duygusuyla ve yetişebildikleri kadarıyla yalanlan ifşa etse de, dünün düzeltmiş yalanıyla bugün kimse ilgilenmivor Hem dünde kaldığı hem çoktan veri olarak sınıflandırıldığı için. Bir de bu gerçeklerin sıkıcılığı hadisesi var. Gerçekleri yalanlar karşısında yeniden üstün kılmak için bugün çok daha zeki ve donanımlı olmamız gerekiyor.
Sayfa 18 - Can Sanat Yayınları
Medya ve iletişim
Demek ki retoriğin görevi gerçekleri birçok farklı düşüncenin ışığında görmeyi ve uzun bir akıl yürütme sürecini izlemeyi başaramayacak nitelikteki dinleyiciler önünde, diğer bilimlerin ele almadığı, gündelik sohbetlerimizde tartıştıklarımıza benzer konularla uğraşmaktır. Tartışmaya iki farklı çözüme varma özelliğini taşıyan konular alınır. Geçmişte farklı olmayan, şimdi ya da gelecekte sahip olduklarından farklı bir şekle girebilme olanağı bulunmayan şeyler tartışma konusu olmazlar. Böyle bir tartışma hiç kimseye yarar sağlamaz.
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Konuşma yoluyla üretilen inandırma yöntemleri üç farklı türdendir: Birincisi hatibin karakterine, ikincisi sözlerinin dinleyicilerde uyandırdığı duygulara, sonuncusu da konuşma içindeki "gerçek" ya da "gerçeğe benzer" inandırma yollarına dayanır. Hatip sözlerine inanılacak biri olduğunu düşündürecek şekilde konuştuğunda, dürüst insanlara daha fazla ve daha kolay inanmaya yatkın olduğumuz için ona inanırız. Bu inanç tartışılan her konu için geçerli olduğu hâlde, iki tarafın tezlerinin de makul göründüğü, kararsız kaldığımız karmaşık konularda daha da kesindir. Ancak inandırma, hatip konuşmaya başlamadan önce dinleyicilerin onun hakkında düşündükleriyle değil, hatibin söyledikleriyle başarılmalıdır. Bazı retorik kitaplarında savunulduğu gibi, hatibin dürüstlüğünün söylevinin inandırma gücüne katkı sağlamadığı doğru değildir. Tam aksine, hatibin karakteri belki de en etkili inandırma öğesidir. Hatip inandırmayı dinleyicilerin duygularını harekete geçirme yoluyla da başarabilir, çünkü insanlar mutlu ya da mutsuzken, sevgi ya da nefret duygularının etkisi altındayken aynı kararları vermezler. Daha önce de söylediğimiz gibi, bütün retorik kitapları sadece bu konuyu ele alır. Duygulardan söz edeceğimiz bölümde buna daha ayrıntılı değineceğiz."Son olarak, hatip söylevin kendisiyle de bir şeyin "gerçek" ya da "gerçeğe benzer” olduğuna dinleyicileri inandırabilir. İnandırma bu yollarla sağlandığına göre, mantıklı düşünebilen, insanların karakterlerini, erdemlerini ve duygularını yani duyguların doğalarını, özelliklerini, neden ve hangi şartlar altında oluştuklarını iyi bilen biri bu konuda başarılı olabilir. Böylece retorik, diyalektiğin ve "politika" adıyla tanımlamamız gereken erdeme ilişkin bilimin bir koludur sonucuna varabiliriz. İşte bu yüzden retorik politika maskesine
Sayfa 8 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Felsefe
Ayrıca en kusursuz bilimsel bilgiye sahip olmak bile bazı dinleyicileri ikna etmemizi kolaylaştırmaz, çünkü bilimsel söylev dinleyicilerin eğitimli olmasını gerektirir ve bu her zaman mümkün değildir. Kalabalıklara hitap ederken(daha önce Topika'da yazdığımız gibi) konuşmalarımızda ve tanıtlamalarımızda herkesin bildiği kavramları kullanmalıyız. [30] Hatip aynı zamanda diyalektik akıl yürütmede yapıldığı gibi savunduğu şeylerin karşıtlarını da savunabilecek donanıma sahip olmalıdır. Bu donanım her ikisini aynı anda savunması için değil (çünkü insanları kötü şeyler yapmaya yönlendirmek doğru değildir), konuyu tam olarak kavrayabilmesi ve karşısındaki ha-tip dürüst olmayan bir şekilde tartışıyorsa iddialarını çürütebilmesi için gereklidir. [35] Diyalektik ve retorik dışında hiçbir sanat karşıtlar üzerinde fikir yürütmez, çünkü birbirlerine zıt şeylerle sadece bu iki sanat uğraşır. Yine de tartışmaya taraf olan olgular eşit değerde değildir, iyi ve doğru şeyler doğaları gereği daha kolay savunulur ve tanıtlanır. Buna ek olarak bir insanın bedensel gücünü kullanıp kendini savunamaması ayıplandığına göre, [1355b) aynısını insanoğlunu bedeninden daha iyi tanımlayan konuşmasıyla yapamaması da ayıplanmalıdır. Söylediklerimi çürütmek için "konuşmanın etkili gücü düşüncesizce kullanılırsa büyük zarar verir" denebilir. Ancak bu ifade "erdem" dışındaki bütün nimetler, özellikle güç, sağlık, zenginlik ve askerî önderlik yetisi gibi en yararlıları için de geçerlidir. Bu nimetler doğru kullanıldığında büyük yarar sağlanabileceği gibi, yanlış kullanıldığında da büyük zarar verebilir.
Sayfa 6 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Felsefe