Sevinç Pastanesi’nin yanından daldım Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne. Eğlencenin, cümbüşün, kahkahanın başkenti olan bir caddeyi şehadete bağlamak nasıl uçuk bir aklın işiydi, hayret etmemek mümkün değildi…
Palaz’da zaman boldu ve çevrede iş aramaktan başka yapacak bir şey yoktu. Bu yüzden de sabahtan akşama kadar herkesin gözü herkesin üstünde bir yılan gibi gezinirdi.