Daha da önemlisi hiç alıngan olmayan Tanrı, onu tanımamız için gerekli olanakları bizlere sağlamayı reddeden kendisi olduğu halde, onu tanımayı bilemiyoruz diye üstümüze mi çullanacaktı? Ama küçük hayvancığın, sizin kanaatinize göre Tanrı inancı bizim için o kadar çok gerekli olsaydı, sonuçta eğer bizlere ebediyet getirecek olsaydı, Tanrı, kendisi bizleri, kimseye gizlenmeyen güneşinkiler kadar parlak ışıklara gark etmez miydi? Zira insanlar arasında 'işte, işte sen sen' yaparak saklambaç oynamak istediği yani bazen saklandığını bazen saklanmadığı, kimilerine gizlenirken ötekilere kendini gösterdiği yalanını söylemek, kendine ya ilgisiz ya da kötü niyetli bir Tanrı hayali yaratmak demektir. Ayrıca da, eğer bunu dehamın gücüyle anladıysam, hak eden ben değil Tanrı olur, bana pekâlâ kendisini yanlış tanıyacak aptal bir ruh ve organlar vermiş olabilirdi. Ve eğer tam aksine, bana, onu anlamama yetersiz kalan bir zekâ vermiş olsaydı, bu benim değil onun suçu sayılacaktı, çünkü pekâlâ onu idrak edebileceğim parlak bir akıl da verebilirdi.
Ayrıca da, eğer bunu dehamın gücüyle anladıysam, hak eden ben değil Tanrı olur, bana pekâlâ kendisini yanlış tanıyacak aptal bir ruh ve organlar vermiş olabilirdi. Ve eğer tam aksine, bana, onu anlamama yetersiz kalan bir zekâ vermiş olsaydı, bu benim değil onun suçu sayılacaktı, çünkü pekâlâ onu idrak edebileceğim parlak bir akıl da verebilirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bakın, iki dünya vardır: Sözü edilmeden var olan dünyaya gerçek dünya denir; çünkü bu dünyayı görmek için sözünü etmeye hiç gerek yoktur. Öteki ise sanat dünyasıdır, bu dünyadan söz etmek gerekir; çünkü ancak sözü edildiğinde var olur.
Neden Evrim Batı'da bu kadar olumlu gelişti de, Müslüman dünyasında bu kadar düş kırıcı oldu? Evet, vurguluyor ve ısrar ediyorum: uzun bir hoşgörüsüzlük geleneği olan, "Öteki" yle yan yana yaşamaktan her zaman rahatsızlık duymuş olan Hıristiyan Batı ifade özgürlüğüne saygılı toplumlar ortaya
çıkarabilmişken, uzun zaman yan yana birlikteliği uygulamış olan Müslüman dünyası neden artık fanatizmin kalesi olarak
görülüyor?