Gardiyan
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 23:02
Psikolojik derinliği çok yüksek olan bu eser, babasından kalma oteli devralan Zebercet'in yalnızlığının öyküsüdür. ​Zebercet içine kapanık, çocukluğundan beri dışlanmış bir karakterdir. Bu hallerinin, geçmişinde yaşadıklarının bugünkü karakterinde etkisi vardır. Oteli işletmeye başlaması, kendi hapishanesinde kendisinin gardiyanı olarak yaşamaya başlamasıdır. Günden güne deliliğin tohumları kök salmaya başlar. ​Sosyal beceriden yoksun olan Zebercet'in, bana göre otel işletmesi de bir ironidir. Otel neticede insana hizmet sunan bir işletmedir; insanlar ile konuşmak, onları hoş tutmak gerekir. İnsan ilişkilerinde başarısız olduğu için oteli sadece kurallar ve prosedürler üzerinden yönetmeye çalışır. Ancak insan faktörü, yani otelde konaklayanlar, onun bu soğuk ve donuk düzenini sürekli bozar. Her gelen çift ona tek olduğunu hatırlatır. ​Zebercet otele gelen bir kadına aşık olur. Kaldığı odayı, tekrar geldiğinde onun için hazır olması için kimseye vermez. O kadını kendi halinden kurtulmak için bir çıkış noktası olarak görür. Saplantı haline gelen bu süreç onu ruhsal olarak çökertir.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 38. kitabı
Listeden seçtiğim ikinci kitap Anayurt Oteli oldu. Öncelikle söylemek isterim ki Zebercet karakterini Freud değerlendirsin çok isterdim. Kitabı okurken hep psiko analitik kuramı ile bağlantı kurmaya çalıştım. Sanırım o yüzden beni diğer okurlar kadar rahatsız etmedi. Romanda en çok beğendiğim nokta ise Yusuf Atılgan'ın anlatım biçimlerini ustalıkla kullanması. Bu kitaba başlamadan önce bilmeniz gereken şey ise kitabın yoğun müstehcenlik içerdiği ve Zebercet karakterinin edebiyat dünyamızın en rahatsız edici karakterlerinden oluşu. Kısa bir eser olmasına rağmen yoğun felsefi ve psikolojik detaylar içermesi, alt metinde anlatılmak istenenin yoğunluğu, bakış açıları arasında gidip gelmeler ve bilinç akışı tekniğinden de kaynaklanan bir zihin yorgunluğu oluşuyor. Anayurt Oteli kitabında Atılgan varoluş sancıları çeken Zebercet'i anlatıyor bizlere. Çok yalnız bir karakter. Otele gelip gidenler, özellikle emekli subayın otelde olduğu dönemde bu yalnızlığın, sıkışmışlığının farkında bile değil. Gecikmeli Ankara treniyle gelen kadını beklemekle meşgul. Oldukça kalabalık bir karakter kadrosu var aslında. Yani Zebercet'in çevresinde bir hayli insan var. O ise hepsine yabancı. Belki kendine bile... Doğumuyla başlamıştı belki de onun buhranı. Annesi bile sadece 7 ay sabredebilmişti, onu karnında taşımaya. Onun sıkıntılarını dinlerken, o buhranına şahit olurken sıkılıyorsunuz aslında ama insanoğlunun karanlık köşelerinden, hepimizden bir parça taşıdığını anlayınca kızamıyorsunuz.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2026 19. kitabı
Kenan Hulusi Koray’ın "Bir Otelde Yedi Kişi" adlı eseri, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en özgün ve ne yazık ki hak ettiği popülerliğe tam anlamıyla ulaşamamış cevherlerinden biridir. Yedi Meşaleciler topluluğunun tek hikaye yazarı olan Koray, döneminin diğer yazarları gibi sadece toplumsal gerçekliğe odaklanmak yerine; Türk öykücülüğünde pek alışılmamış olan gizemli, tekinsiz ve fantastik unsurları başarıyla işlemiştir. Kitaba adını veren kült öykü başta olmak üzere, metinlerdeki kapalı alan tasvirleri, kasvetli atmosferler ve insan psikolojisinin karanlık labirentleri okuyucuya adeta bir sinema filmi etkisi yaratır. Bu kitap, özellikle olay örgüsünden ziyade psikolojik derinliğe, mekânın ruhuna ve insan ruhunun yalnızlığı ile yabancılaşmasına değer veren okurlar için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Yazarın yarattığı merak unsuru ve karakterlerin birbirine karşı beslediği şüphe duygusu, modern insanın içsel huzursuzluğunu zamansız bir dille yansıtır. Kapra Yayınları'nın bu baskısı, edebiyatımızın erken döneminde filizlenen korku, gizem ve psikolojik gerilim türünün öncü adımlarını keşfetmek veya öğrencilere edebiyatımızın farklı bir yüzünü tanıtmak adına oldukça kıymetli bir tercihtir.
Bir Otelde Yedi KişiKenan Hulusi Koray · Kapra Yayıncılık · 202094 okunma
SPOİLERSİZ
10/10
·576 syf.·
2026 41. kitabı
Bu aralar yeni yazarların kitaplarını okumak, onları keşfetmek isteği var bende. O yüzden Zeynep İzem'in kaleminden olan "Örümceğin ağıdı" kitabını okumak istedim. Okuduğumda bir daha doğru karar verdiğimi anladım. Kitap o kadar sizi içine çekiyor ki, asla bırakmak istemiyorsunuz. Okuduğumda hem eğlendiğim, hem üzüldüğüm, hem utandığım(imalar yüzünden), hem onlar kadar mutlu olduğum anlar yaşattı bana. Bir kere çok akıcı bir kitap. Karakterleri, yazarın yazım tarzını çok sevdim, kitabın sayfa sayısı 500+ olmasına rağmen asla yormuyor sizi, fazlasıyla sıkıcı betimlemeler yok, yani çok akıcı ve sürükleyici bir kitap. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz. O yüzden de kitaba 10 puan verdim, çünkü bayıldım. Şimdi konusunu da anlatayım. Konusu: Kitabın esas konusu anlaşmalı evlilik. Ana karakterler Dünya Saygun ve Eymir Ümit Valen. Dünya 25 yaşında, 8 yıldır İngilterede yaşayan, model ve aynı zamanda oyuncu bir kız. Üç abisi var, hepsi yeraltının tehlükeli adamları olduğundan Dünya'nı düşmanlarından korumak için İngiltereye yollamışlar ve asla Türkiye'ye gelmeğine izin vermemişler. Dünya ise büyük abisi Kayahan'ın düğünde iştirak etmek için gizlice Türkiyeye kılık değiştirerek gelmiş. Peki abisinin korumaları peşindeyken hangi otelde kalmağı tercih etmiş sizce? Tabii ki abilerinin en yakın düşmanı Eymir Valen'in otelinde. Eymir 32 yaşında dünyaca ünlü tasarımcı, aynı zamanda mafya. Abileri kızın yerini bulduğunda gelip onu ordan alıyorlar. Bir kaç gün sonra Kayahan'ın düğünü oluyor ve maalesef kötü bir olay yaşanıyor. Dünya suçlu olmamasına rağmen suçlu duruma düşüyor ve büyük abisi onu cezalandırıyor. Zorla ellili yaşlarında bir mafyaya veriyor ve arkasına bakmadan gidiyor. Dünya'nı o durumdan Eymir Valen kurtarıyor ve intikam almak için onunla anlaşma yapıyor. 6 ay
Örümceğin AğıdıZeynep İzem · Martı Yayınları · 202637 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 41. kitabı
İlk kitabın yorumuna baktıysanız ortaya çıkan bir üvey kız kardeş ve sessiz adamımız Isaiah var demiştim. Kitap bu ikisinin kitabı ama tabi ilk kitaptaki karakterlerde var, çünkü çözülmemiş bir olay var. Genevieve'in annesi bir otelde ölü bulunuyor ve katili de eski motor kulübü başkanı, ilk kitaptaki Dash'in babası Draven sanılıyordu. Daha bunu tam anlamıyla kanıtlayamazlarken de Bryce ve Genevieve'in kaçırılmasıyla işlerin boyutu değişiyordu. Kaçırıldıkları ormana onları kurtarmaya gittiklerinde bişiler oldu. Dash Bryce'ı kurtarırken, kulübeye kaçan Genevieve'i de Isaiah kurtardı ama ne kurtarma adam öldürmeli, sonra da kulübeyi yakmalı. Kulübede nerdeyse tecavüze uğrayacak olan Genevieve'i kurtaran Isaiah zaten geçmişte hapis yattığı ve tekrar içeri girmekten korktuğu için yasalar karşısında güçlü olabilmeleri adına Genevieve'in teklifiyle pat diye evlenirler. Ee tabi bu habere herkes şok. O gün ormanda olanları da kimseye anlatmadıkları için herkes doğal olarak şaşkın. Tamirhane üzerindeki küçücük dairede yaşamaya başladıkları zamanda hayatlarında her şey değişmeye başlar. Genevieve; annesinin ölümünü hala atlatamazken, hiç tanımadığı bir babası ortaya çıkmışken üstüne bir de Dash'ın ona olan ters davranışlarıyla mücadele ederken bir yandan da hala ne annesinin katili ne de onları kaçıran kişi bulunmuştur, yani hala tehlikededirler ve yavaş yavaşta kocasına aşık oluyodur. İnanın Genevieve çok cesur özellikle Isaiah'a göre. İçten konuşmalariyla beni bitirdi ve bana göre çok pasif kaldı. Onun da geçmişinde yaşadığı acı bir olay kendini suçlamasına sebep olmuş bunu anlatana kadar zaten kitabın sonuna geldik gerçekten dhhfhdhd. Ama o da kendine olan inançsızlığını, güvensizliğini Genevieve ile kırdı çünkü o da karısına aşık oldu artık. Tam aralarında her şey
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20267 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Çok merak ettiğim yazar Eric-Emmanuel Schmitt ile tanışma kitabım sevgili Pınar'ın Epia Reng tavsiyesi ile Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu oldu. İyi ki okudum ve kesinlikle yazardan okumaya devam edeceğim. İncecik kitabın neredeyse her sayfasını çizdim. Eric-Emmanuel Schmitt; Fransız romancı, oyun yazarı ve sinema yönetmeni. 1960 yılında Lyon'da doğdu. 1980-85 yılları arasında Ecole Normale Superieure'de felsefe eğitimi aldı. Eserlerinde, Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt'in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50'den fazla ülkede sahnelendi. Kitaptan bahsedecek olursam; Çin’deki katı 'tek çocuk' yasasına rağmen hayal gücüyle bu otoriteye başkaldıran bilge bir tuvalet görevlisinin hikâyesidir. Roman, anneliği, hayal gücünün özgürleştirici gücünü ve gerçeğin algılanış biçimini sorgular. Çin'in Yunhai kasabasındaki bir otelde çalışan yaşlı ve bilge Bayan Ming, tesadüfen oraya giden Fransız bir iş insanıyla arkadaş olur. Ona büyük bir gururla birbirinden farklı karaktere sahip on çocuğunun hikâyesini anlatır. Çin'de yasal olarak tek çocuk sınırı varken, Bayan Ming'in on çocuk sahibi olması dikkat çekicidir. Ancak zamanla olayların gizemi çözülür. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Bayan Ming’in aslında sadece tek bir çocuğu olduğu ortaya çıkar. Çocuklarına yazdığı mektuplar başkaları tarafından yazılmış hayal ürünüdür. Yaşadığı derin yalnızlığa ve Çin'in kısıtlayıcı gerçekliğine karşı bir savunma mekanizması olarak zihninde kusursuz bir dünya kurmuş, asla sahip olamadığı on çocuğuna ayrı ayrı karakterler ve gelecekler bahşetmiştir. Kitabın sonunda yazar, gerçek ile hayal arasındaki ince çizgiyi sorgularken, zihnin sınırlarının insanı nasıl özgürleştirebileceğini vurgular. Bayan
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma