“Ölümü anlayabilmekteyim.”
Gerçekten de anlıyorum. Onunla dans ediyorum. Kokusunu ezberliyor, belini okşuyorum.
Dudaklarına dudaklarımı değdiriyorum...
Şarkı bitiyor. Martin Gore susuyor. Başka şarkılar geliyor. Yavaş. Hızlı. Ama benim kalbim
hep aynı ritimde atıyor. Ölümün ritminde. Çevremizdeki havalara sıçrayan bütün kadın ve
erkeklerin aksine biz hâlâ “I want somebody” için dans ediyoruz... Kayra’nın nerede olduğunu
bilmiyorum. Gözlerim kapalı. Kendimi ölümüme sunmaya hazırlıyorum. İsmini sormadığım,
hiçbir soru sormadığım kadın duruyor birden. Ve elimden tutup masaya götürüyor beni. Çok sıkı
tutuyorum elinden. Bırakmasın beni! Çok aramış olmalı Kinyas’ı...
Nihat:
-Ne istediğini bilsen canın sıkılmaz. dedi.
Ömer, yalvarır gibi cevap verdi:
-Bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım.