m

m
@otogardakiveda
Olur böyle şeyler çiçeğim, dünyadayız.
Babaya Mektup
10/10
·72 syf.·
2021 68. kitabı
Bir Kafka aşığı olarak çok uzun zamandır kitaplığımda duran, muhtemelen isminden ötürü yüzleşmekten kaçtığım, görmezden geldiğim bu kitabı bugün doğumgünüm de okumaya karar verdim. (Pek iç açıcı olmayan bugüne tuz biber oldu diyebiliriz.) Öncelikle Kafka okumaya bu kitaptan başlamamış olmak beni biraz üzdü, çünkü bu kitabı okuduktan sonra Kafka'nın birçok kitabında anlatmak istedikleri, tam olarak zihnimde oturdu. Bana kalırsa yaşadıklarını, duygularını, babasıyla iletişim eksikliğini birçok kitapta (bkz. Dönüşüm) bize hissettirmiş. Çoğu olayı çocukluğunda yaşamış olduğundan dolayı olayları olmasa bile duygularını bu kadar net anlatması etkileyiciydi, bana "bi insanın sana neler yaptığını unutabilirsin, ama neler hissettirdiğini asla unutamazsın" sözünü anımsattı. Çok kısa olsa da okuduklarınızı sindirmenin zor olduğu bir kitap. Ama beni en çok şaşırtan noktalardan biri benimle tamamen farklı bi dönemde, farklı bi ülkede yaşamış, farklı bi kültüre, inanca sahip birisiyle -ki bu koskoca Kafka- neredeyse aynı duyguları hissetmiş olmak. Hatta biraz daha ileri gitmek gerekirse zihnimden geçen, söylemeye dilimin varmadığı çoğu şeyi onun yazıya dökmüş olması. Babasını tanıma fırsatı bulmuş herkes, bence bu kitapta kendi babasından bir parça bulacaktır. Fakat biz yinede istisnalar kaideyi bozmaz diyelim. Diğer incelemelere göz atarken; "Otoriter, koşulsuz sevemeyen, baskıcı, sevimsiz, psikopat, lanet babalar. Gidin tedavi olun" yazmış birini gördüm ve bu yazıyı bununla bitirmek istedim. Buraya kadar okuduysanız teşekkürler. İyiki doğmuşum.
1000k
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Reklam
10/10
İnceleme yapmayı pek seven biri değilim, ama bi kitabı altı kere okuduysanız ve biri size en sevdiğiniz kitabı sorduğunda, hiç düşünmeden Kürk Mantolu Madonna diyorsanız, artık bunu yazmanın vakti gelmiştir. Bundan iki sene önce biri bana en sevdiğin kitap ne dese, bunun fazla iddialı bi soru olduğunu söylerdim. Çünkü daha kendini tanımayan biri en sevdiği kitabı tanıyamazdı. Sonra uzun zamandır kütüphanemde bekleyen bu kitaba şöyle bi bakayım dedim, ve ilk sayfalardan itibaren zaman benim için durdu. Kendimi ve hislerimi en sevdiğim kitapla tanıdım. Duygusal açıdan çok sarsıntılı olduğum bir dönemde, her açıdan bana destek olan bir dost etkisi yarattı Raif Efendi'nin ruhu hayatımda. Hiçbir detayını atlamadan okudum, okudum... Bitirmeme son iki sayfa kala her cümlenin altını çizmek istedim. Duygular o kadar mükkemmel bir dille kaleme alınmıştı ki, ağlamaktan içim dışıma çıktı desem yeridir. Kendim yaşasam bu kadar hissederdim. Sanırım bu birazda kitabı okuduğunuz zamanki siz ve tecrübeleriniz ile alakalı. İlk okuyuşumda bana hiçbir şey hissettirmeyen bir cümle, ikinci okuyuşumda beni dakikalarca ağlatmıştı. Ne zaman kendimi kötü, yorulmuş hissetsem açıp hoşuma giden ve artık neredeyse ezberlediğim sayfalarını okurum. Her ortamda kendim yazmışım gibi anlatır, savunurum. Ne zaman Kürk Mantolu Madonna adı geçse "aa o mekselina'nın kitabı" derler :D İlham kaynağım ve kalbime işlemiş bi kitap. Buraya kadar okuyan varsa teşekkür ederim, herkesin kendi kitabını bulması dileğiyle♡
1000k
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Varlık Yayınları · 1966376,3bin okunma
Elim koptu yazarken, okuyup paylaşırsanız sevinirimm
10/10
·400 syf.·
2021 157. kitabı
Hepimizin okuduğu, izlediği, en azından repliklerine hakim olduğu eser... Bihterin babası yaşında ki Adnan ile evlenmesi, fakat Adnan'ı oğlum dediği Behlül ile aldatması... Peki gerçekten böyle mi? Benim gözümde her zaman Behlül daha fazla suçluydu, ama böyle derin işlenmiş bir romanda suçu tek bir kişiye yüklemek saçmalık olur. Adnan, kızı yaşındaki bir kadınla evlendi. Bihter'i hiç aileden biriymiş gibi hissettirmedi. Ki final bölümüne dikkat ederseniz, ”Sen benim oğlumdun” dedi Behlül'e, dönüp yerde kanlar içinde ki Bihter'e bakmadı bile. Nihal, Kardeş gibi büyüdükleri Behlül'e aşık oldu "gerçek kuzen değiliz" bahanesinin arkasına sığındı. Firdevs, Hırsı ve para gözlülüğü ile herkesle oynayabileceğini zannetti, ama elinde sandığı ipler boynuna dolandı. Bihter ve Behlül.... Bihter aslında Adnan'ı babasının eksikliğini tamamlamak için sevdi. Yani ikisi de babası gibi sevdikleri birine ihanet ettiler. Behlül de kardeşi gibi gördüğü Nihal ile, sırf amcasının imkanlarından yararlanabilmek için birlikte oldu. Eh bu karmaşa da ne mi oldu? Bu hikayede yanan Bihter oldu. Her acısında "Sen Bihter Ziyagil'sin" diyip güçlü kalmak zorunda bırakılan Bihter'in mezar taşında Bihter Yöreoğlu yazdı... Aslında herkesin hayatından geçen bencil, cesaretsiz bir Behlül vardır. Bizi öldüren kendi yaşayan. Ve, Bihter aşkından kendisini öldürecek cesur, Behlül mezarının başında seni seviyorum diyemeyecek kadar korkaktı... Bihter ölür, Behlül kaçar...
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Alter Yayınları · 201622,8bin okunma
15 YAŞINDA YAZMIŞ
1/10
·384 syf.·
2021 19. kitabı
Beyza Alkoç un tüm kitaplarını okudum ve kalemine aşık olduğum sayılı yazarlardan bir tanesi. Fakat bu kitabı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Böyle güzel kitapları olan birinin neden bu kitabında bu kadar kötü bir dil kullandığını, yazdığını araştırdım ve bu kitabı 15 yaşında yazdığını öğrendim. Kabul edersiniz ki 15 yaşında gençliğe ilk adımlarını atan birinden bundan daha iyisi gelemezdi... Sadece bu kitabı okuyanlar ön yargılı yaklaşmayın ve diğer kitaplarına da bir şans verin. Okumayanlarda mümkünse sakın okumasın tavsiye etmem .d
AsansörBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20177,7bin okunma
Gece Yolu
10/10
·500 syf.·
2020 3. kitabı
Hayatım boyunca yaptığım en mükemmel şey kesinlikle bu kitabı okumaktı. Krıstın Hannah ın tüm kitaplarını okumuş biri olarak söylüyorum, bu kitaptaki duygu ve hissiyatı başka hiçbir kitapta bulamadım. Aşkı, arkadaşlığı, ailevi ilişkileri mükemmel bir şekilde ele alan Hannah bu kitapta da kalemini konuşturmuş. Çok fazla söze gerek yok, ölmeden önce mutlaka okunması gereken kitaplardan biri...
1000Kitap
Gece YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20154,718 okunma