ceren

5/10
·128 syf.··
2023 9. kitabı
Sonlara doğru spoiler içerir paragraf başında belirteceğim, ona göre okuyunuz. 2.5/5 İlk üç sayfa yazılmak için yazılmış zorlama sayfalar gibi hissettirdi. Kelimeler tıkanıp kalıyor gibiydi. Belki yazar bunu, bir insanın yazdığı günlük sayfaları olduğu için bilerek tercih etmiştir bilemiyorum ama giriş sayfaları okuyucuyu hikayeye davet etmeli diye düşünüyorum. Ve içimden evet galiba beni hiç mutlu etmeyecek bir hikayeye başlıyorum, umarım bitirmek için geçen vakitten pişman olmam diyerek devam ettim. Pişman olmadım ama tatmin de olmadım, bu benim romandan beklentilerimle bağlantılı yüksek ihtimalle. Yazarın sade bir anlatımı var, ilk sayfalarda vadettiklerinden çok fazla uzaklaşmıyor. Yer yer kişisel gelişim kitabı okuyor gibi hissettiriyor, hatta yer yer bak karakter böyle hissediyor ama anlamamışsındır iyice açıklayıp gözüne sokayım diyor. Yer yer altını çizdiğim katıldığım Erdem gibi bir miktar farkına varmış ve gerçeklikten kopuk hissettiğim de oldu. Yani evet bazı noktalarda yakaladı beni. Kitabı okurken Erdem’in psikolog olduğunu öğrendiğimde aklımdan ilk geçen umarım yazar psikologdur yoksa biliyorum ki kitap boyunca Erdem’in hiçbir tahlili bana geçmeyecek.. oldu. Yazar karakter psikolojisi farkındalık teknikleri üzerine çalışmış, yazar hakkında kısmına dönüp burayı okudum ve beni yine çok tatmin etmedi. Bu noktada değerlendirmemin kesinlikle kişisel talepler ve beklentiler üzerine kurulu olduğunu bir kere daha belirtmek isterim. Kendi halinde kitaplar okuyan ve geriye dönüp ne okumuş ne hissetmişim hatırlamak isteyen biriyim, bu yüzden bu yazı da daha çok kendim için bir inceleme. Spoiler içeren bölümdesin. Zaman zaman acaba Erdem, Yakup ve Adem aynı kişi olabilir mi diye düşünerek okudum. Hatta Yakup’un vurulduğu sahnede Erdem’in acı hissetmesini ya da
2023 Okuma Raporları
Kötü Bir GünGürgen Öz · Destek Yayınları · 2021543 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 01:53
Çok az miktarda spoiler içerebilir. Distopik kurguları okumaktan keyif alan okuyuculara kesinlikle tavsiye ederim. Akılda “nasıl olur ki bu?” sorularıyla okumaya başlanan, okudukça daha kötüsünün olmasını beklediğiniz ve daha kötüsü gerçekleşirken hayır bu kadarı da olmamalıydı diyerek insanlıktan bir parça ümitli olmaya çalıştığınız bir roman. Kitapta karakterlerin isimlerinin olmaması, karakterlerin kendilerini sıfatlarla isimlendirerek tanıtması ilgi çekici bir noktaydı. Aslında kitapta artık sıfatların da pek bir anlamı yoktu, hissedebilmek ve değer biçebilmek için hepsinin birbirlerine dokunması gerekiyordu. Bu bazen birbirlerine kurdukları bir cümleyle ve bazen de sıkıca el ele tutuşarak gerçekleşti. Okurken, doktorun karısının hissettiklerine yakın şeyler hissettim çünkü her bir sayfa gözlerimin önünde film sahnesi gibi canlandı. Yazar akıcı ve betimleyici anlatımıyla beni de o rahatsız edici dünyada görmeye zorladı. Çoğu zaman doktorun karısı gibi hissettim, “Neler görmek zorunda kaldığımı bir bilseydin, keşke kör olsaydım derdin.” Bir yandan da gerçekten kör kaldığımız, içtiğimiz suyun dahi bize öylece ulaşmadığının bilincine dahi varamadığımız bir körlüğün içinde yaşadığımızı ve yaşadığımız bu körlüğü tatmak için illa beyaz bir sütte yüzmemiz gerekmediğini de aslında tokat gibi çarptı yüzüme. Kitapla ilgili söylenecek ve sayfa sayfa inceleyip yazılacak çok şey olsa da incelememi kitabın yazımına da değinip burada bitirmek istiyorum. Yazar virgüller ve büyük harfler kullanarak diyalogları aktarmayı tercih etmiş, ilk başta garipseyip bir hata olduğunu sansam da birkaç sayfada hemen alıştım ve bu kullanımın gerilimi daha canlı tuttuğunu farkettim. Tabi bazı uzun konuşmalarda okuduklarım karıştı ve tekrar tekrar okudum, bu da okuduklarımı özümsememi sağladı.
2023 Okuma Raporları
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
4/10
·264 syf.··
2023 1. kitabı
Öncelikle kitap sosyal medyada çokça övüldü hatta altı çizili bir sürü postitli halini de gördüm ve dedim tamam herhalde bu kadar insanın bir bildiği vardır. Vardır sanmıştım ama üzülerek söylemeliyim ki benim için bu kitabı okumak neredeyse bir işkenceye dönüşecekti. Olayların sürekli tekrar etmesi, aradaki iletişim kopukluğu, bazı olayların kesinlikle bir nedeni olmayışı, betimlemelerin neredeyse hiç olmayışı.. bunlar beni fazlasıyla uzaklaştırdı kitaptan. Kitabı yarılayana kadar hep hadi asıl olaya gir artık diyip durdum ve yarısından sonra olayların hep tekrar edeceğini anlayıp kabullenerek okumaya devam ettim. Ana karakterlerimiz birbirlerine çok aşık olduğunu, birbirleri olmadan yapamadıklarını ve karşı koyamadıklarını hem sözle hem de hareketleriyle ne kadar ortaya koysalarda en ufak pürüzde birbirlerinin hayatlarından yokoluyorlar. İkisinin de aidiyet duygusu yok, birbirlerinin yanındayken olduğunu iddia etselerde bu duyguya alışık olmadıkları için her seferinde birbirlerini bir noktada yolda bırakıp farklı yönlere gidiyorlar. Uzun lafın kısası bunu anlatmak için bu aylar sonra yazılarıyla benzer olayların tekrarına gerek var mıydı? Bence yoktu. Normal bir hikayeyi, normal insanlar başlığı altında okumuş hissettim. Normal olmaya çalıştıklarını ifade eden iki ana karakter gerçekten hayatın içinde belki biraz daha derinlikli ve her insan gibi kendi içsel sorunları olan iki normal karakterdi.
İnsan ve Duygular
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma