Çaça

Çaça
@ouroboross
Ölmek ile olmak arasında, hep ile hiç yollarında, çook eski zamanlardan kalma yıldızların tozu.
9/10
·84 syf.·
2021 6. kitabı
Bir kadını öldürmeye nereden başlamalı? Beş yıldır kadın cinayetleri üzerinde çalışıyorum. Son onüç yıldır işlenen ve gazete yer alan her kadın cinayetini tek tek inceledim, hem de üç kez. Söylemek istediğim çok şey var. Fakat seksen sayfalık kitaba sekiz sayfa inceleme yazmak istemiyorum. Bıraksam kendimi, yazarım. Ama yazmayacağım. 2008-2020 yılları arasında, basına yansıyan kadın cinayeti sayısı 3347. Anıt sayaç verisi bu, bundan çok daha fazla olduğunu internette biraz dolanarak bulabilirsiniz. Üç bin üç yüz kırk yedi, diyelim. Gözünüzde canlandırabilir misiniz bi’? Karşınızda 3347 kadın var, duruyorlar. Benim büyüdüğüm ilçenin nüfusu 3000’di. Ben ürküyorum gözümde canlandırırken. Bir ilçe yok olmuş diyorum. Binlerce çocuğun dünyası paramparça olmuş. Binlerce anne baba, ölene dek kalbinde bir ağrıyla yaşayacak. Binlerce seveni… Yok. Yok, düşünmeyin bunları. Neyi düşünün biliyor musunuz? Neden böyleyiz, onu düşünün. Neden öldürüyoruz? Nasıl oluyor da öldürmeye karar veriyoruz? Anlık kararlar bile olsa, nasıl oluyor da hemen uygulamaya geçebiliyoruz? Evet, yazar Hatice hanımın yaptığı da tam olarak bu. Size dramatize edilmiş kadın cinayetlerinden, geride kalanlardan, olan bitenlerden bahsetmiyor. On öykü var kitapta, on farklı hikaye, on farklı katil. Ve bu katiller ne oluyor da öldürüyor? Nasıl karar veriyor öldürmeye? Karar veriyorlar mı yoksa direkt eyleme mi geçiyorlar? Peki neden? Neden yapıyorlar bunu? İlk öyküyü bitirdikten sonra damağımda kekremsi bir tat hissettim. Yazarın üslubu farklıydı, üstelik kime sesleniyordu böyle, ne demek istiyordu, bu öyküler hep böyle mi olacaktı, ne yapmaya çalışıyordu şeklinde düşünceler bastı zihnimi. Neyse dedim ikinci öyküye geçtim. Birkaç sayfa zaten öyküler. İkinci öykünün sonuna geldiğimde, o son kelimeyi okuduğumda
Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?Hatice Meryem · İletişim Yayınevi · 2019572 okunma
Reklam
İş bu değerlendirme hem kitap hem film bazındadır. Uzundur.
Puan vermedi·308 syf.·
2018 12. kitabı
Sevgili Saramago sevenler, sevmeyenler, sevmeye çalışanlar ve yalnızca okuyanlar. Yeni bir Saramago kitabı ile karşınızdayım. Uzun ve detaylı bir yazı olacak. Aslında bu yazıyı kendim için yazdım; okuyup da sevdiğim bir kitabı unutmamak için, detaylarını hatırlayabilmek için. Anladığımı kendime anlatabilmek için. Epey de gevezelik ettim, uzun yazdım. Baştan söyleyeyim de sonra ş'oolmasın. İnceleme iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısmında kitabın değerlendirmesi, ikinci kısmında ise kitaptan uyarlanan filmin değerlendirmesi yer almaktadır. İsteyen istediği kısmı okusun. Bu yazı elbette ki spoiler içermektedir. Kitabın içeriğinden bahsetmeden onun incelemesi yapılmaz arkadaşlar. Bunu en fazla “Çok güzel kitaptı, çok beğendim, çok güzel yazmış” şeklinde yapabiliriz ki bu da inceleme değildir. Hemfikirsek incelemeye geçelim. Değilsek, siz kalın burada ben devam ediyorum. Saramago deyince benim aklıma gelen ilk kavram kaos. Zaten bu kitabına da “Kaos, çözülmesi gereken bir düzendir.” Diyerek başlıyor. Saramago, romanlarında genellikle tek bir değişkeni değiştirerek bu değişim ile meydana gelen olayları izler ve anlatır. Misal ölümü ortadan kaldırır ya da bir anda herkesi kör eder. Bu romanında da bir karakteri, kendisinin bir kopyası ile karşılaştırır. Yani bize der ki; Bir gün tıpatıp sana benzeyen bir insan görsen ne yaparsın? Ne hissedersin? Ne düşünürsün?” Sevinir misin? Şaşırır mısın? Üzülür müsün? Kıskanır mısın? Öfkelenir misin? Korkar mısın? Merak mı edersin? Görmezden mi gelirsin? Ne yaparsın sevgili okur? Bizim kahramanımız önce şaşırıyor, sonra meraklanıyor. Kendi halinde, sıradan, dümdüz bir insan olan kahramanımız Tertuliano Maximo Afonso bir lisede tarih öğretmenidir. Bir gün bir öğretmen arkadaşı ona bir film tavsiye eder ve o günün akşamında kahramanımızın
Edebiyat
Kopyalanmış AdamJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20143,718 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2020 3. kitabı
İncelemeyi birkaç başlık altında yapacağım. • Kitabın içeriği nasıl? Kitap, mitoloji okuması yapmak isteyenler için bir giriş niteliğindedir. Mitoloji hakkında hiçbir şey bilmiyor olabilirsiniz veyahut bir şeyler biliyorsunuzdur da tam olarak nedir nasıldır belli değildir. İşte bu eserle birlikte kendinize bir yol haritası hazırlayabilirsiniz. Çünkü bu kitap tam olarak öyle bir kitap. Yunan ve kısmen Roma mitolojisine dair temel olan kişi ve karakterleri, olay ve örgüleri, hikayeleri kısa kısa anlatmaktadır. Ve bir güzellik yapıp, söylencelerin başına “Y”ve “R” harfleri koymuşlardır, böylece söylencenin kökeninin Yunan mı Roma mı olduğu belli olmaktadır. Söylencelere geçmeden önce hem Yunan hem Roma ozanlarına dair bilgiler verilmiştir. Ozanların üsluplarına, yazdıkları eserlere ve eserlerinin konularına değinilmiştir. Bu kısımdan, merakınız doğrultusunda kendinize yeni bir okuma listesi oluşturabilirsiniz :) Daha sonra kaos, evrenin ve insanın yaratılması ile başlayıp, sıra ile bütün tanrıların ve kahramanların hikayelerine yer verilmiştir. Her tanrıya bir bölüm ayrılmış, her öyküye ayrı bir başlık atılmış. Böylece karışık olan mitoloji dünyasına giriş bir nebze olsun kolaylaştırılmıştır. Tanrılar, devler, titanlar, savaşlar, kıskançlıklar ve yasak aşklardan hariç; “Edebiyatta söylenceler”, “Sinema ve Popüler Kültürde Söylenceler” ve “Günümüzde Söylenceler” isimli bölümleri de bulunur. Bu bölümler sizi bilgisayar başına oturtup araştırmaya başlatabilir. Adı verilen eserleri araştırıp not almak, adı geçen filmleri izlemek, oyunları oynamak isteyebilirsiniz. “Edebiyatta Söylenceler” kısmında Ortaçağ döneminden itibaren mitolojiden esinlenmiş, mitolojiyi konu almış eserleri; ismi, yazarı, yılı ve konusu ile birlikte sıralayarak anlatmıştır. “Sinema ve Popüler
Felsefe
Mitoloji 101Kathleen Sears · Say Yayınları · 20213,415 okunma
Bu, kendine karşı beyaz bayrak çekmektir.
10/10
·368 syf.·
2019 114. kitabı
İncelemeyi iki farklı kısım olarak yapacağım. İlk kısımda, kitap hakkında objektif bilgilere yer vereceğim. Bunlardan ilki kitabın konusu, ikincisi kitabın yöntemi, üçüncüsü de dili. Yani ilk kısımda kitabın tanıtımını yapacağım. İkinci kısımda ise kitap hakkındaki kişisel değerlendirmelerime yer vereceğim. Yani “Ben yalnızca kitap hakkında bilgi edinmek istiyorum” diyenler yalnızca ilk kısmı okusunlar diye de bunu en baştan belirtmek istedim. Genel çerçeve çizilip, uyarı yapıldığına göre başlayabiliriz. 1. Kısım Kitabın konusu: Kitap, alt başlığından da anlaşıldığı üzere “Depresyonun gerçek nedenleri ve beklenmedik çözüm önerileri” konusu etrafında şekillenmiştir. Depresyonun tarihçesinden bahsedilmiş; bu hastalığa hangi yıllarda nasıl teşhis konduğundan, hastalığın sebeplerinin ve semptomlarının yıllar içerisinde nasıl bir değişim gösterdiğinden ve çözüm olarak sunulan tedavilerin de yine yıllar içerisinde nasıl ve neden değiştiğinden bahsetmiş. Kitabı temelde üç bölüme ayırmış, ilk bölüm giriş niteliğinde. Depresyonun, tıp literatürüne nasıl girdiğinden, doktorlar tarafından nasıl ele alındığından, ilaç sektörlerinden, toplumun ve kültürün buna nasıl yaklaştığından bahsediyor. Plasebo etkisinden, ters aydınlanmadan, depresyonun tiplerinden ve tüm bu konularda yapılmış onlarca bilimsel deneylerden bahsedilmekte. İkinci bölüm depresyonun nedenlerine ayrılmış. Yazar burada depresyonun nedenlerini biyolojik, psikolojik ve toplumsal olmak üzere üç ana başlığa ayırarak incelemiştir. Ve bu bölüm boyunca vurguladığı şey; depresyonun toplumsal ve psikolojik nedenlerinin, bilinenin aksine biyolojik nedenlerden çok daha etkili olduğudur. Biyolojik nedenlerin de toplumsal ve psikolojik nedenlerle tetiklendiği vakit ortaya çıktığını söylemiştir.Bu düşüncesini sayısız
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,915 okunma
Kafka severler ! Toplanın.
Puan vermedi·175 syf.·
2019 109. kitabı
Biyografik bir manga! İş bu inceleme 2 farklı başlıkta yapılacaktır. 1. Biyografi eseri olarak kitap, 2. Manga türü olarak kitap. Gerçi kendileri "Grafik roman" demişler, o da olur. Kitabı ilk önce biyografik bir eser olarak ele alalım; doğumundan ölümüne, Kafka'nın hayatında olan ve onu Kafka kılan her detaya yer verilmiş. Babası ile olan ilişkisi, sevdiği kadınlar, arkadaşları, yaşadığı şehir, tarihsel arka plan, dönemin sosyal ve siyasal şartları, Kafka'nın iç savaşları, davranışlarını besleyen sebeplere varana kadar! Gayet detaylı ve özenli bir anlatı olmuş. Eserleri ele alınmış, kısa öykülerinin bir çoğunun ismi anılmış. Hakkını yemeyelim, ismini anmakla kalmamışlar; bir güzel anlatmışlar. Bu da yetmemiş, yarattığı karakterler ile Kafka arasında bağlantılar kurmuşlar. Anlatım iki farklı sesten oluşuyor. Kitabı açıyorsunuz ve yazarlar size Kafka'yı anlatmaya başlıyor. "Bütün yaşamı boyunca, Franz Kafka, incelikle tasarlanmış düzinelerce biçimde yok edildiğini hayal etti. Günlüklerinde olağan kabızlık ve migren gibi şikayetlerinin yanı sıra, en dikkat çekici olanlardan biri şöyleydi: " diyorlar veee ikinci ses devreye giriyor: Kafka! "Bir binanın zemin katındaki bir pencereden çıkan bir ip tarafından boynumdan yakalanıp, sanki hoyrat ve özensiz biri tarafından yukarı doğru, kanlar içinde, tavanların, mobilyaların, duvarların ve çatı katının içinden, son parçam da kırıp çıktığım kiremitlerin üzerine dağılıncaya dek, çekilip parçalara ayrılıyorum." Kafka'nın ağzından dökülen her söz, çizimlerin içerisinde. Pekala, karışık olduysa şayet şöyle bir fotoğraf bırakayım: eksiup.com/p/ft1733778pt7 İşte böyle sevgili okurlar. Fotoğrafı da gördüğünüze göre; kitabın bir manga olduğu konusunda artık hepimiz eminizdir, öyle değil mi? Ya da grafik roman, her
Edebiyat
KafkaRobert Crumb · Flaneur Book's · 201941 okunma
Reklam